headlong - Türkçe İngilizce Sözlük

headlong

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

headlong — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dizginlenemezce, baş aşağı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɛdˌlɔːŋ/ – BrE /ˈhɛdˌlɒŋ/)
Terim Türü:
Zarf; Sıfat
Kontrolsüz hızla yapılan hareketleri anlatan sözcüktür; düşüncesizlik ve ivme vurgusu taşır. Orta İngilizce birleşimi, başın önde gitmesi mecazıyla aceleciliği betimler.
Eş Anlamlılar:
recklessly
Zıt Anlamlılar:
cautiously

"headlong" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
headlong zf. paldır küldür
He ran headlong into a police car.
Bir polis arabasına doğru paldır küldür koştu.

More Sentences
headlong zf. balıklama
She dived headlong into the sea.
Denize balıklama daldı.

More Sentences
headlong zf. baş aşağı
The Athenians killed him by throwing him headlong into a pit.
Atinalılar onu baş aşağı bir çukura atarak öldürdüler.

More Sentences
headlong f. yağmak
headlong f. yere düşmek
headlong s. aceleci
headlong s. düşüncesiz
headlong s. tepeüstü
headlong s. balıklama dalan
headlong s. kontrolsüz hız ve kuvvetle hareket eden
headlong zf. düşüncesizce
headlong zf. apar topar
headlong zf. sakınmadan
headlong zf. pervasızca
headlong zf. burnunun dikine
headlong zf. patavatsız
headlong zf. başı önde olarak
headlong zf. başı önde
headlong zf. acele ile
headlong zf. aceleyle
headlong zf. bodoslama
headlong zf. yüzükoyun
headlong zf. düşüncesizce
headlong zf. alelacele
headlong zf. aniden
headlong zf. dolu dizgin
headlong zf. dizginlenemezce
Eski Kullanım
headlong s. çok dik
headlong s. sarp

"headlong" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fall headlong f. kafa üstü düşmek
Deyim
rush headlong into something f. bir işe düşünmeden girişmek,bir işe aceleyle girişmek