alelacele - Türkçe İngilizce Sözlük

alelacele

"alelacele" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
alelacele in haste zf.
As it was printed in haste, the book has many misprints.
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.

More Sentences
alelacele hastily zf.
Fadil hastily married.
Fadıl alelacele evlendi.

More Sentences
alelacele in a hurry zf.
alelacele tantivy zf.
alelacele hurriedly zf.
alelacele posthaste zf.
alelacele precipitately zf.
alelacele helter-skelter zf.
alelacele post-haste zf.
alelacele ramstam zf.
alelacele headlong zf.
alelacele pell-mell zf.
alelacele snatching zf.
Konuşma Dili
alelacele like blue murder expr.
alelacele flat out expr.
alelacele in a mad rush expr.
Deyim
alelacele in a rush zf.
alelacele post haste zf.
alelacele like a bat out off hell expr.

"alelacele" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bir yeri alelacele terketmek hightail f.
alelacele koşturmak fly off f.
alelacele karar vermek jump f.
alelacele göndermek hasten [obsolete] f.
alelacele inşa etmek paper f.
düşüncesizce alelacele bir araya getirmek paper f.
alelacele gitmek skive [dialect] f.
(kıyafeti) alelacele üzerine geçirmek slip f.
son dakika misafir gelmek üzereyken alelacele ortalığı toparlamak scurryfunge f.
alelacele yapılan hasty s.
Öbek Fiiller
alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak fling something on oneself f.
alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak fling something on f.
alelacele inşa etmek throw up f.
alelacele elden çıkarmak shuffle off f.
iki şeyi alelacele çatmak cram together f.
(bir şeyi, kanunu, mevzuatı) alelacele geçirmeye çalışmak fight (something) through f.
bir şeyin alelacele üstünden geçmek gallop through something f.
bir şeyi alelacele yapmak gallop through something f.
-in içine alelacele dalmak/atlamak jump in f.
alelacele yola çıkmak jet off f.
alelacele geçirmeye çalışmak fight through f.
alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak fling on oneself f.
alelacele/çabucak giyinmek/üstüne bir şey almak fling on f.
alelacele inşa etmek lash up f.
Konuşma Dili
alelacele gitmek be off f.
alelacele bir şeyi bitirmek crank out f.
Deyim
alelacele fikir beyan etmek leap to conclusions f.
alelacele fikir beyan etmek jump to conclusions f.
alelacele icabına bakmak make short shrift of f.
alelacele razı olarak on the nod expr.
alelacele hazırlanmış on the back of an envelope expr.
Hukuk
alelacele geçirilmeye çalışılan hüküm sleeper i.
Silah/Atıcılık
alelacele yapılan atış potshot i.
Spor
(takım) alelacele kurulmuş scratch s.
Eski Kullanım
alelacele verilmiş karar predetermination i.
Argo
alelacele üretilmiş bir çözüm kluge i.
alelacele üretilmiş bir çözüm kludge i.
alelacele genellikle ayakta yapılan seks knee-trembler i.
alelacele yapmak hack out f.
alelacele yapmak shit out f.
İngiliz Argosu
alelacele genellikle ayakta yapılan seks knee trembler i.
Star Wars
alelacele operasyonu operation mad rush i.