humour - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

humour

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"humour" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
humour i. mizah
General
humour f. ayak uydurmak
humour f. eğlendirmek
humour f. gönlünü yapmak
humour f. huyuna suyuna gitmek
humour f. suyuna gitmek
humour f. hoşuna gitmek
humour f. huyuna gitmek
humour f. memnun etmek
humour f. güldürmek
humour f. kaprisine boyun eğmek
humour i. espri anlayışı
humour i. şaka
humour i. gülmece
humour i. keyif
humour i. mizah
humour i. komiklik
humour i. espri
humour i. salgı
humour i. neşe
humour i. ruh hali
humour i. güldürü
humour i. huy
humour i. mizaç
humour i. halet-i ruhiye
humour i. gülünçlük
humour i. tabiat
humour i. nüktedanlık
humour i. kapris
Idioms
humour f. alttan almak
Computer
humour i. mizah
Medical
humour i. hümor

"humour" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
General
pass over (a matter) with humour f. espriye vurmak
have a good sense of humour f. iyi bir espri anlayışına sahip olmak
have a good sense of humour f. iyi bir espri yeteneğine sahip olmak
sense of humour i. mizah anlayışı
humour magazine i. mizah dergisi
black humour i. kara mizah
sense of humour i. espri anlayışı
good humour i. güleryüzlü mizaç
good humour i. güleryüzlülük
sense of humour i. mizah gücü
toilet humour i. tuvalet ile ilgili yapılan belden aşağı şakalar
bathroom humour i. tuvalet ile ilgili yapılan belden aşağı şakalar
outhouse humour i. tuvalet ile ilgili yapılan belden aşağı şakalar
scatological humour i. insanın tuvalet ihtiyacı ile ilgili yapılan şakalar
bathroom humour i. insanın tuvalet ihtiyacı ile ilgili yapılan şakalar
scatological humour i. tuvalet ile ilgili yapılan belden aşağı şakalar
outhouse humour i. insanın tuvalet ihtiyacı ile ilgili yapılan şakalar
toilet humour i. insanın tuvalet ihtiyacı ile ilgili yapılan şakalar
toilet humour i. belden aşağı tuvalet şakaları
outhouse humour i. belden aşağı tuvalet şakaları
scatological humour i. belden aşağı tuvalet şakaları
bathroom humour i. belden aşağı tuvalet şakaları
good-humour i. güleryüzlülük
gross-out humour i. tuvalet ile ilgili yapılan belden aşağı şakalar
good-humour i. güleryüzlü mizaç
gross-out humour i. insanın tuvalet ihtiyacı ile ilgili yapılan şakalar
ill-humour i. huysuz mizaç
good-humour i. hoş mizaç
ill-humour i. somurtgan mizaç
gross-out humour i. belden aşağı tuvalet şakaları
dry humour i. ince düşündürücü mizah tarzı
dry humour i. nüktecilik
a good sense of humour i. iyi bir espri anlayışı
ill-humour i. ters huy
wry humour i. kötü bir durum karşısında espri/mizah yapabilme
out of humour s. mizahtan yoksun
out of humour s. keyifsiz
out of humour s. canı sıkkın
out of humour s. sinirli
out of humour s. espri anlayışı kıt
out of humour s. huysuz
devoid of humour s. şakadan/espriden anlamaz
Idioms
be out of humour f. canı sıkkın olmak
be out of humour f. hiddetli almak
be out of humour f. öfkesi burnunda olmak
be out of humour f. sinirli olmak
be out of humour f. tepesinin tası atmış olmak
feel out of humour [uk] f. hiç havasında olmamak
feel out of humour [uk] f. canı sıkkın olmak
feel out of humour [uk] f. keyifsiz hissetmek
feel out of humour [uk] f. yüzü gülmemek
feel out of humour [uk] f. mutsuz hissetmek
feel out of humour [uk] f. huysuz olmak
feel out of humour [uk] f. suratsız olmak
feel out of humour [uk] f. asabi olmak
feel out of humour [uk] f. alıngan olmak
feel out of humour [uk] f. çabuk sinirlenmek
feel out of humour [uk] f. ufacık şeylere sinirlenmek
feel out of humour [uk] f. kötü hissetmek
feel out of humour [uk] f. modu düşük olmak
be put out of humour [uk] f. canı sıkılmak
be put out of humour [uk] f. sinirlendirilmek
be put out of humour [uk] f. keyfi kaçmak
be put out of humour [uk] f. neşesi kaçmak
be put out of humour [uk] f. morali bozulmak
put (one) out of humour [uk] f. (birinin) neşesini almak
put (one) out of humour [uk] f. (birini) mutsuz etmek
put (one) out of humour [uk] f. (birini) asabi yapmak
put (one) out of humour [uk] f. (birini) kötü hissettirmek
put (one) out of humour [uk] f. (birinin) neşesini kaçırmak
put (one) out of humour [uk] f. (birinin) canını sıkmak
put (one) out of humour [uk] f. (birinin) huzurunu kaçırmak
schoolboy humour i. çocukça espri
gallows humour i. darağacı mizahı
schoolboy humour i. eşek/çocuk şakası
schoolboy humour (brit) i. ilkokul şakası
gallows humour i. kara mizah
schoolboy humour i. liseli şakası/esprisi
Technical
vitreous humour i. (gözde) camsı cisim
Medical
aqueous humour i. göz sıvısı
Anatomy
vitreous humour i. (gözde) camsı cisim