buhar - Türkçe İngilizce Sözlük

buhar

"buhar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
buhar steam i.
The steam engine is one of the greatest inventions in history.
Buhar makinesi tarihteki en büyük icatlardan biridir.

More Sentences
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
Genel
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
buhar steam i.
The steam engine is one of the greatest inventions in history.
Buhar makinesi tarihteki en büyük icatlardan biridir.

More Sentences
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
Teknik
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
buhar steam i.
The steam engine is one of the greatest inventions in history.
Buhar makinesi tarihteki en büyük icatlardan biridir.

More Sentences
Tekstil
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
Otomotiv
buhar steam i.
The steam engine is one of the greatest inventions in history.
Buhar makinesi tarihteki en büyük icatlardan biridir.

More Sentences
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
Kimya
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
Meteoroloji
buhar vapour i.
What you see is water vapour above the coffee.
Gördüğünüz şey, kahvenin üzerindeki su buharıdır.

More Sentences
buhar steam i.
The steam engine is one of the greatest inventions in history.
Buhar makinesi tarihteki en büyük icatlardan biridir.

More Sentences
buhar vapor i.
Below we will take a look at the general components of a vapor device.
Aşağıda bir buhar cihazının genel bileşenlerine bir göz atacağız.

More Sentences
Genel
buhar aura i.
buhar exhalation i.
buhar mist i.
buhar fume i.
buhar breath i.
buhar humor [obsolete] i.
buhar humour [obsolete] i.
buhar roke [dialect] [uk] i.
buhar rouk i.
buhar suffumigation i.
Teknik
buhar fume i.
buhar steamer i.
buhar evaporation i.
buhar port i.
buhar reek i.
buhar fumes i.
Otomotiv
buhar fume i.

"buhar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
buhar çıkarmak vapor f.
buhar çıkarmak vapour f.
Genel
buhar yoğunluğu vapour density i.
buhar yolu port i.
sık aralıklarla çıkan duman veya buhar kümelerinden biri puff i.
sıcak buhar livesteam i.
buhar banyosu steam bath i.
buhar haznesi dom i.
buhar dumanı arctic sea smoke i.
buhar makinesi steam engine i.
yoğunlaşmış buhar precipitate i.
buhar ısısı steam heat i.
buhar deliği port i.
buhar deliği porthole i.
buhar kazanı boiler i.
alçak basınçlı buhar low pressure steam i.
buhar yoğunluğu vapor density i.
buhar makinesi vapour engine i.
buhar tahliyesi vapor discharge i.
buhar kabı incensory i.
buhar odası vapour bath i.
buhar banyosu vapour bath i.
buhar odası finnish steam bath i.
buhar odası steam bath i.
buhar odası sweat room i.
buhar banyosu vapor bath i.
buhar odası steam room i.
buhar enjeksiyonu steam injection i.
buhar-petrol oranı steam-oil ratio i.
(buhar halindeki ilacı) içine çekme inhalation i.
kızgın buhar superheated steam i.
birinci yüzyılda icat edilmiş buhar türbini aeolipile i.
mö 200'lerde icat edilmiş küçük buhar kazanı aeolipile i.
mö 200'lerde icat edilmiş küçük buhar kazanı aeolipyle i.
buhar bulutu vapor cloud i.
yardımcı buhar makinesi donkey pump i.
buhar kulübesi sweat i.
buhar kulübesi purification ceremony i.
buhar kulübesi sweat house i.
buhar kulübesi sweat lodge i.
buhar kulübesi ceremonial sauna i.
buhar içeriği steam content i.
rus buhar banyosu banya i.
buhar kaynaklı buğu vapourousness i.
buhar kaynaklı buğu vaporousness i.
hava, buhar veya gazın baskıyla çıkmasından kaynaklı ses blowing i.
buhar püskürtmeye yarayan cihaz mister i.
buhar banyosundan sonra bedeni ovma rubdown i.
buhar banyosu russian bath i.
iki buhar silindiri olan buhar motoru duplex pumping engine i.
vücut boşluğundan toz, gaz veya buhar geçirmek insufflation i.
buhar deliği kordonu outside lap i.
(lokomotif) buhar kazanı borusu petticoat i.
buhar makinesinde geri tepme basıncını en aza indiren açıklık prerelease i.
düzenli gaz veya buhar salınımı ile titreşimler üreten bir cihaz pulsator i.
buhar körüklü kompansatör pulser i.
buhar kazanında biriken tortu tabakası sludge i.
buhar veya sis içinden parlayan güneşin oluşturduğu gökkuşağını andıran kemer sunbow i.
buhar çılgınlığı (bilimkurgu alt türü) steampunk i.
buhar kulübesi hothouse i.
buhar odası stove [obsolete] i.
buhar gücüyle çalışan araç steam vessel i.
kızılderili ritüellerinde kullanılan bir çeşit buhar mağarası sweating house i.
buhar kulübesinde yapılan arınma ritüeli sweat lodge i.
buhar odası sweating house i.
buhar odası sweating bath i.
buhar odası sweating room i.
buhar üretme fumidity i.
buhar makinesi fumigator i.
zarar veren buhar fume i.
yapraklarından buhar halinde nem vermek (bitki) transpire f.
buhar çıkarmak reek f.
buhar çıkarmak steam f.
buhar halinde çıkmak (bir şeyden) steam f.
buhar çıkmak (bir şeyden) steam f.
buhar çıkarmak exhale f.
(buhar gücü ile çalışan gemi) bir yere girmek steam into f.
(buhar gücü ile çalışan gemi) bir yere girmek steam in f.
buhar vermek raise steam f.
ısı veya buhar oluşumunu azaltmak için (fırındaki ateşi) nemli kömür, kül veya cüruf ile kapatmak damp f.
buhar çıkarmak roke [dialect] f.
buhar, gaz veya tütsüyle dezenfekte etmek perfume [obsolete] f.
buhar çıkarmak puff f.
düdüklü tencerede buhar basıncı ile pişirmek pressure cook f.
buhar yaymak smeech [uk] f.
(buhar makinesinde) slayt valf çubuğu uzunluğunu ayarlamak square a valve f.
buhar çıkararak girmek steam f.
buhar olup uçmak evaporate f.
buhar çıkarmak steam f.
(sıvıyı) açık buhar yöntemi ile ısıtmak sparge f.
(kumaşa) buhar işlemi uygulamak steam f.
buhar uygulamak fumigate f.
(buhar, duman) yaymak fuff f.
buhar yaymak fumify f.
buhar vermek sweat f.
buhar çıkartan exhalent s.
buhar haline gelmiş evaporated s.
buhar halinde vaporish s.
buhar olup uçmuş evaporated s.
buhar çıkartan exhalant s.
buhar halinde vapourish s.
buhar dolu vaporish s.
buhar dolu vapourish s.
buhar formunda olan vaporiform s.
buhar taşıyan vaporiferous s.
buhar dolu vapourish s.
buhar üreten vaporiferous s.
buhar dolu vaporish s.
buhar ile ilgili halitous s.
buhar çıkaran halituous s.
buhar geçirgen breatheable s.
zehirli (gaz, buhar) damp [obsolete] s.
buhar ile ısınan steam-heat s.
buhar ile çalışan steam s.
buhar ile ısıtılan steam-heat s.
buhar kullanan steam s.
buhar içeren steam s.
buhar üreten steam s.
buhar ile işlenen steam s.
buhar halinde fumy s.
buhar çıkaran fumid [obsolete] s.
buhar çıkaran fumiferous s.
buhar yapısında olan fumy s.
buhar çıkaran fumous s.
buhar çıkararak fumily zf.
gaz veya buhar anlamına gelen bir ön ek mano- ök.
buhar anlamı veren ön ek pneumato- ök.
buhar anlamı veren ön ek pneumat- ök.
buhar üretici aygıt steamer N.
Öbek Fiiller
bir şeyi bir yerden buhar tutarak çıkarmak steam something out of something f.
bir şeyi bir yerden buhar tutarak çıkarmak steam something off (of) something f.
buhar ile kaplamak steam something up f.
bir şeyi bir yerden buhar tutarak çıkarmak steam something f.
bir şeyi bir yerden buhar tutarak çıkarmak steam something out f.
(buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak steam out (of some place) f.
buhar kazanından (buhar, su, tortu, vb.) püskürtmek blow off f.
(buhar) çıkıp gitmek run over f.
buhar çıkarmak blow off f.
buhar olup uçmak vanish from (something) f.
buhar olup uçmak vanish from something f.
buhar motoruyla gitmek steam off f.
buhar motorlu bir araçla gitmek steam off f.
buhar yardımıyla sökmek steam off f.
Konuşma Dili
belirli çam ağaçlarının buhar ile damıtılması ile elde edilen uçucu yağ turps [brit] i.
buhar odası sweatbox i.
buhar olup uçmak melt in the air f.
buhar olup uçmak vanish in the air f.
buhar olup uçmak disappear in the air f.
Deyim
bir kova buhar bucket of steam i.
buhar olmak vanish into the blue f.