ingredient - Türkçe İngilizce Sözlük

ingredient

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ingredient — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bileşen, içerik
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈɡriːdiənt/ – BrE /ɪnˈɡriːdɪənt/)
Terim Türü:
İsim: ingredient (ingredients)
Bir bütünün oluşmasında rol oynayan unsuru ifade eder. Latince ingredior, içeri girmek ile ilgilidir; modern kullanımda somut ve soyut bağlamlıdır.
Eş Anlamlılar:
component, element
Zıt Anlamlılar:
product, outcome

"ingredient" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ingredient i. unsur
Improved cooperation with the OSCE will be a vital ingredient in this.
AGİT ile geliştirilmiş iş birliği bu konuda hayati bir unsur olacaktır.

More Sentences
ingredient i. madde (karışımdaki)
These are the raw ingredients that we have to work with.
Bunlar üzerinde çalışmamız gereken ham maddeler.

More Sentences
ingredient i. bileşen
We all want to significantly reduce the quantities used and the toxicity of the various ingredients in detergents.
Hepimiz deterjanlarda kullanılan çeşitli bileşenlerin miktarını ve toksisitesini önemli ölçüde azaltmak istiyoruz.

More Sentences
ingredient i. bileşenler
The great majority of these orphan medicinal products contain new innovative ingredients.
Bu yetim tıbbi ürünlerin büyük çoğunluğu yeni ve yenilikçi bileşenler içermektedir.

More Sentences
ingredient i. içerik
What is the ingredient of effective cosmetics and the basis of care treatments?
Etkili kozmetiklerin içeriği ve bakım tedavilerinin temeli nedir?

More Sentences
ingredient i. malzemeler
We have all the ingredients for that recipe.
Bu tarif için gerekli tüm malzemeler bizde mevcut.

More Sentences
ingredient i. özellik
Determination is the essential ingredient of all athletes.
Kararlılık tüm sporcuların temel özelliğidir.

More Sentences
Teknik
ingredient i. bileşen
We all want to significantly reduce the quantities used and the toxicity of the various ingredients in detergents.
Hepimiz deterjanlarda kullanılan çeşitli bileşenlerin miktarını ve toksisitesini önemli ölçüde azaltmak istiyoruz.

More Sentences
Bilgisayar
ingredient i. malzeme
Flour is the main ingredient in cakes.
Un pastada ana malzemedir.

More Sentences
İnşaat
ingredient i. içerik
What is the ingredient of effective cosmetics and the basis of care treatments?
Etkili kozmetiklerin içeriği ve bakım tedavilerinin temeli nedir?

More Sentences
Gıda
ingredient i. bileşen
We all want to significantly reduce the quantities used and the toxicity of the various ingredients in detergents.
Hepimiz deterjanlarda kullanılan çeşitli bileşenlerin miktarını ve toksisitesini önemli ölçüde azaltmak istiyoruz.

More Sentences
ingredient i. içerik
What is the ingredient of effective cosmetics and the basis of care treatments?
Etkili kozmetiklerin içeriği ve bakım tedavilerinin temeli nedir?

More Sentences
Genel
ingredient i. bileşim maddesi
ingredient i. cüz
ingredient i. katkı maddesi
ingredient i. bir şeyin terkibine giren madde
ingredient i. karışımı oluşturan madde
ingredient i. muhteva
ingredient s. içinde olan
ingredient s. oluşturan
ingredient s. içeriğinde bulunan
ingredient s. içindeki
ingredient s. tamamlayıcı
ingredient s. bileşimde bulunan
Teknik
ingredient i. içindeki
ingredient i. karışımı oluşturan madde
İnşaat
ingredient i. karışımdaki malzeme
Medikal
ingredient i. ingradyant
ingredient i. içerik maddesi

"ingredient" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the missing ingredient i. eksik malzeme
international nomenclature cosmetic ingredient (inci) i. uluslararası kozmetik bileşenler adlandırması
international nomenclature cosmetic ingredient (inci) i. uluslararası kozmetik maddeler adlandırması
international nomenclature cosmetic ingredient (inci) i. uluslararası kozmetik bileşenler sözlüğü
key ingredient i. anahtar bileşen
ingredient [obsolete] i. içe işleyen şey
ingredient [obsolete] i. nüfuz maddesi
ingredient [obsolete] i. giren şey
ingredient [obsolete] i. içerik malzemesi
ingredient [obsolete] i. içteki madde
ingredient [obsolete] s. içine işleyen
ingredient [obsolete] s. giren
ingredient [obsolete] s. nüfuz eden
Ticaret/Ekonomi
ingredient branding i. içerik markalama
Hukuk
ingredient specifications i. bileşenlere ait şartnameler
Teknik
rubber compounding ingredient i. kauçuk hamuru bileşen katkı maddesi
rubber compounding ingredient i. lastik hamuru katkı maddesi
principal ingredient i. asıl bileşen
Medikal
active ingredient i. etken madde
inactive ingredient i. yardımcı madde
non-reactive ingredient i. reaktif olmayan içerik
active pharmaceutical ingredient i. ilaç etkin maddesi
Eczacılık
active pharmaceutical ingredient (api) i. etken madde
active pharmaceutical ingredient i. etken madde
Gıda
food ingredient i. gıda bileşeni
nutritional ingredient i. besin öğesi
Mutfak
filling ingredient i. iç malzeme
Kimya
active ingredient i. aktif bileşen
Jeoloji
active ingredient i. etkin bileşen