| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | inherit f. | miras olarak almak | ||
|
John inherited a large fortune. John, büyük bir serveti miras olarak aldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | inherit f. | miras almak | ||
|
We have to address a situation we have inherited and that is not of our making. Miras aldığımız ve bizim yaratmadığımız bir durumu ele almak zorundayız. More Sentences |
||||
| Genel | inherit f. | miras olarak almak | ||
|
John inherited a large fortune. John, büyük bir serveti miras olarak aldı. More Sentences |
||||
| Genel | inherit f. | almak | ||
|
He inherited his blue eyes from his grandfather. Mavi gözlerini büyükbabasından almış. More Sentences |
||||
| Genel | inherit f. | miras kalmak | ||
|
We call inherited property what in fact is an elective administration. Miras kalan mülk dediğimiz şey aslında seçimli bir yönetimdir. More Sentences |
||||
| Genel | inherit f. | devralmak | ||
|
He inherited a number of problems from his predecessor. Selefinden bir dizi sorun devralmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | inherit f. | miras almak | ||
|
We have to address a situation we have inherited and that is not of our making. Miras aldığımız ve bizim yaratmadığımız bir durumu ele almak zorundayız. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | inherit f. | miras olarak almak | ||
|
John inherited a large fortune. John, büyük bir serveti miras olarak aldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | inherit f. | kalıtımla kazanmak | ||
| Genel | inherit f. | mirasa konmak | ||
| Genel | inherit f. | varis olmak | ||
| Genel | inherit f. | mirasla almak | ||
| Genel | inherit f. | kalıt almak | ||
| Genel | inherit f. | kalıtım yoluyla almak | ||
| Genel | inherit f. | sahip olmak | ||
| Genel | inherit f. | teslim almak | ||
| Genel | inherit f. | mülkiyetini almak | ||
| Genel | inherit f. | sahip olmak | ||
| Genel | inherit f. | hakkı olarak almak | ||
| Genel | inherit f. | payına düşeni almak | ||
| Genel | inherit f. | pay almak | ||
| Genel | inherit f. | (kalıtım yoluyla) almak | ||
| Genel | inherit f. | yadigar olarak almak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | inherit f. | miras yoluyla devralmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | inherit f. | tevarüs etmek | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | inherit f. | mirasla iktisap etmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | inherit f. | (var olan işlevselliği) üst sınıftan elde etmek | ||
| Bilgisayar | inherit expr. | devral | ||