| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | injure f. | sakatlamak | ||
|
I injured myself playing basketball. Basketbol oynarken kendimi sakatladım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | injure f. | incitmek | ||
|
He seriously injured his back in the crash. Kazada sırtını ağır incitmiş. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | injure f. | yaralamak | ||
|
Trying to pull out those bones can seriously injure the dog. Bu kemikleri çıkarmaya çalışmak köpeği ciddi şekilde yaralayabilir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | injure f. | yaralamak | ||
|
Trying to pull out those bones can seriously injure the dog. Bu kemikleri çıkarmaya çalışmak köpeği ciddi şekilde yaralayabilir. More Sentences |
||||
| Genel | injure f. | incitmek | ||
|
He seriously injured his back in the crash. Kazada sırtını ağır incitmiş. More Sentences |
||||
| Genel | injure f. | zarar vermek | ||
|
Excessive smoking will injure your health. Aşırı sigara içmek sağlığınıza zarar verir. More Sentences |
||||
| Genel | injure f. | zarar vermek (bir uzva) | ||
|
It may also injure the surrounding tissues. Ayrıca çevre dokulara da zarar verebilir. More Sentences |
||||
| Genel | injure f. | incitmek | ||
|
He seriously injured his back in the crash. Kazada sırtını ağır incitmiş. More Sentences |
||||
| Genel | injure f. | yaralamak (bir uzvu) | ||
| Genel | injure f. | ziyan vermek | ||
| Genel | injure f. | zedelemek (bir uzvu) | ||
| Genel | injure f. | bozmak | ||
| Genel | injure f. | incitmek (bir uzvu) | ||
| Genel | injure f. | zedelemek | ||
| Genel | injure f. | halel getirmek | ||
| Genel | injure f. | fena yapmak | ||
| Genel | injure f. | zarara sokmak | ||
| Genel | injure f. | bir uzva zarar vermek | ||
| Genel | injure f. | haksızlık yapmak | ||
| Genel | injure f. | hata yapmak | ||
| Genel | injure f. | gocundurmak | ||
| Genel | injure f. | kırmak | ||
| Genel | injure f. | zarara uğratmak | ||
| Genel | injure f. | kayba yol açmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | injure i. | hasar verme | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | injure one's health f. | birinin sağlığını bozmak |
| Genel | injure one's foot f. | ayağını sakatlamak |
| Genel | injure one's leg f. | bacağını sakatlamak |
| Genel | injure oneself f. | kendini yaralamak |
| Futbol | ||
| Futbol | injure one's cruciate ligaments f. | çapraz bağlarından sakatlanmak |
| Futbol | injure one's cruciate ligaments f. | çapraz bağlarından sakatlığı bulunmak |