invests - Türkçe İngilizce Sözlük

invests

invests — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yatırım yapmak, yetki vermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈvɛst/ – BrE /ɪnˈvɛst/)
Terim Türü:
Fiil: invest (invests – invested – investing)
Bir kaynağı gelecekte getiri sağlamak amacıyla tahsis etmeyi ya da resmî olarak yetki kazandırmayı ifade eden fiildir; bu nedenle invest, ekonomik olduğu kadar kurumsal ve sembolik bağlamlarda da kullanılır. Latince investire ile alakalıdır.
Eş Anlamlılar:
allocate, endow
Zıt Anlamlılar:
divest, withdraw

"invests" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
invest f. yatırım yapmak
The company invested millions in the new highway.
Şirket yeni otoyol için milyonlarca dolar yatırım yaptı.

More Sentences
Genel
invest f. yatırım yapmak
The company invested millions in the new highway.
Şirket yeni otoyol için milyonlarca dolar yatırım yaptı.

More Sentences
invest f. yatırmak
He invested all his money in gold and silver.
Tüm parasını altın ve gümüşe yatırdı.

More Sentences
invest f. harcamak
They invested a lot of time and effort in that project.
Bu projeye çok zaman ve emek harcadılar.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
invest f. yatırmak
He invested all his money in gold and silver.
Tüm parasını altın ve gümüşe yatırdı.

More Sentences
invest f. yatırım yapmak
The company invested millions in the new highway.
Şirket yeni otoyol için milyonlarca dolar yatırım yaptı.

More Sentences
Genel
invest f. giydirmek
invest f. birini makamına oturtmak
invest f. bağlamak
invest f. birine yetki vermek
invest f. donatmak
invest f. yetki vermek
invest f. sarmak
invest f. para yatırmak
invest f. bahşetmek
invest f. (güç, yetki) vermek
invest f. resmen kurmak
invest f. hassas döküm sürecinde refraktör malzemesine model yerleştirmek
invest f. geçilmemesi için gemi veya askerlerle kapamak
invest f. kuşatmak
invest f. nitelik kazandırmak
invest f. zenginleştirmek
invest f. parayı kenara atmak
invest f. geleceğe yatırım olarak görmek
invest f. kendini adamak
invest f. aşılamak
invest f. ait olmak
invest f. vakfetmek
Konuşma Dili
invest f. satın almak
Ticaret/Ekonomi
invest f. para yatırmak
Askeri
invest f. muhasara etmek
invest f. kuşatmak
Metallurgy
invest f. revetman kalıbı oluşturarak kayıp mum döküm işlemine hazırlanmak

"invests" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
invest capital f. sermaye koymak
invest in f. para yatırmak
invest in f. harcamak (bir proje için para/emek/zaman)
invest in f. yatırım yapmak
invest in f. satın almak
invest with f. belirli bir hava vermek
invest money f. para koymak
invest with f. vermek (sorumluluk/yetki)
invest with f. havası vermek
invest with f. (bir makama) getirmek
invest in future f. geleceğe yatırım yapmak
invest in share f. hisse almak
invest in share f. hisse satın almak
invest in f. bir şeye yatırım yapmak
invest with a prerogative f. imtiyaz bahşetmek
co-invest f. ortak yatırım yapmak
invest in f. kar amacıyla para yatırmak
invest in f. kullanım amacıyla almak
invest in f. parayı yatırmak
invest capital f. sermaye bağlamak
invest capital f. kapital bağlamak
invest money f. yatırım yapmak
invest with power f. yetki vermek
invest in stock f. ranta yatırmak
invest with power f. yetkili kılmak
invest money f. para yatırmak
invest heavily in f. (bir şeye) yoğun biçimde yatırım yapmak
invest heavily in f. (bir şeye) çokça yatırım yapmak
invest in a human being f. insana yatırım yapmak
invest oneself f. kendine yatırım yapmak
invest in a business f. (bir işe) yatırım yapmak
Öbek Fiiller
invest (someone) with (something) f. (birine) bir şey atfetmek
invest in (someone, or something) f. (birine/bir şeye) yetki vermek
invest (someone) with (something) f. (birinin) belli özelliklere sahip olduğuna inanmak
invest (one's) time in (something) f. (bir işe/şeye) zamanını harcamak
invest in (oneself) f. kendini (bir şeye) vermek/adamak
invest in (oneself, someone, or something) f. (kendine/birine/bir şeye) yatırım yapmak
invest (someone) with (something) f. (birine) yetki vermek
invest in (something) f. (bir şey) alarak ileriye yatırım yapmak
Deyim
invest someone's time in something f. bir işe/şeye zamanını harcamak
invest time in f. -e zaman harcamak
Ticaret/Ekonomi
average propensity to invest i. ortalama yatırım eğilimi
marginal propensity to invest i. marjinal yatırım eğilimi
propensity to invest i. yatırım eğilimi
invest capital f. kapital bağlamak
invest capital f. sermaye yatırmak
to invest f. yatırım yapmak
Spor
invest in youth development f. altyapıya yatırım yapmak
Star Wars
invest wisely i. zekice yatırım yap