its - Türkçe İngilizce Sözlük

its

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

its — Definition

Anlamı ve Tanımı:
onun
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪts/ – BrE /ɪts/)
Terim Türü:
İyelik Zamiri
İnsan dışı varlıklar için kullanılan iyelik zamiridir; bu nedenle its, sıkça it’s ile karıştırılır ancak anlam ve işlev bakımından tamamen ayrıdır. Eski İngilizce kökenli yapı, dilbilgisel netlik gerektirir.

"its" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
its zm. onun
This fight is not a fight against Islam or its followers.
Bu mücadele İslam'a veya onun takipçilerine karşı bir mücadele değildir.

More Sentences
its zm. -in
The dog didn't recognize its owner.
Köpek sahibini tanımadı.

More Sentences
its s. doğasında olan
its s. … ile bağlantılı
its s. bir şeyden etkilenen
its s. bir konuda özel bir bilgiye veya ilgiye sahip olması gereken
its s. özel önemi olan şey
its s. iyi şans veya ün kazandıran

"its" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
together with its benefits i. faydalarının yanısıra
the only one of its kind i. nevi şahsına münhasır
the best of its kind i. türünün en iyi örneği
the best of its period i. döneminin en iyisi
the best of its era i. döneminin en iyisi
leader of its sector i. sektörünün lideri
the best of its age i. çağının en iyisi
land surrounded by water on its three sides i. üç tarafı denizlerle çevrili
rotation of the earth around its own axis i. dünyanın kendi etrafında dönmesi
rotation of the earth around its own axis i. dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi
the best in its class i. sınıfının en iyisi
the best in its class i. sınıfında en iyi
first of its kind i. türünün ilk örneği
its meaning in turkish i. türkçe karşılığı
its meaning in turkish i. türkçe anlamı
its turkish meaning i. türkçe anlamı
its turkish meaning i. türkçe'deki karşılığı
its meaning in turkish i. türkçe'deki anlamı
its turkish meaning i. türkçe'deki anlamı
its meaning in turkish i. türkçe'deki karşılığı
conceived in its entirety i. kendi bütünlüğü içinde düşünülmüş
restore something to its owner f. bir şeyi sahibine iade etmek
lose its novelty f. alışılmak
stand on its hind legs f. tetikte beklemek
lose its meaning f. anlamı kalmamak
change its meaning f. anlam değiştirmek
put an animal out of its misery f. hayvanı öldürerek acılarına son vermek
lose its value f. değerden düşmek
have its source in f. kaynaklanmak
leave something to its fate f. kaderine bırakmak
leave something to its fate f. kaderine terketmek
lose its meaning f. anlamını kaybetmek
take its source from f. kaynaklanmak
lose its significance f. önemini kaybetmek
lose its currency f. güncelliğini yitirmek
aim at its objective f. hedefine yönelmek
bare its teeth f. hayvan dişlerini göstermek
stand on its hind legs f. susta durmak (köpek)
lose its taste f. tadı kaçmak
maintain its characteristics f. özelliğini korumak
be on its way out f. devri kapanmak üzere olmak
start spinning its cocoon f. askıya çıkmak
take its course f. olacağına varmak
lose its charm f. tadı tuzu kalmamak
lose its significance f. önemini yitirmek
come to its proper consistency f. kıvamını bulmak
rank foremost among its competitors f. alanında lider olmak
not to find its value f. değerini bulmamak
put (something) away in a file or its folder f. dosyaya kaldırmak
be shaken off its foundation f. temelinden sarsılmak
shorten its life f. ömrünü kısaltmak
move from its usual place f. bulunduğu yerden kaldırmak
make its presence felt f. kendini hissettirmek
reach its peak f. zirvesine ulaşmak
show (its) effect (drug etc) f. faydasını göstermek
run its course f. yolunda gitmek
run its course f. doğal akışını sürdürmek
run its course f. normal seyrini izlemek (hastalık)
reach its climax f. (kriz vb) doruk noktasına çıkmak
come to its climax f. (kriz vb) doruk noktasına çıkmak
take its final form f. son halini almak
play the game by its rules f. oyunu kurallarına göre oynamak
lose its essence f. özünü yitirmek
be famous for its f. ile meşhur olmak
be well-known with its f. ile meşhur olmak
be well-known with its f. ile bilinmek
as is evident from its name f. adından anlaşılmak
be famous for its f. ile bilinmek
have the quality to stand out among its rivals f. rakipleri arasından sıyrılarak yükselebilecek nitelikte olmak
stand out among its rivals f. rakipleri arasından sivrilmek
lose its essence f. özünü kaybetmek
maintain its importance f. önemini korumak
take its final shape f. son şeklini almak
come into its own f. yerine gelmek
come into its own f. hakkını kazanmak
lose its legitimacy f. yasallığını kaybetmek
lose its legitimacy f. yasallığını yitirmek
can’t forget its taste f. tadı damağında kalmak
shake to its very foundations f. temeline kadar sarsmak
ruffle its feathers f. (kuş) tüylerini kabartmak
see more than its share of suffering f. payına düşenden daha fazla acıya şahit olmak
follow an odor to its source f. bir kokuyu takip etmek
emit poison from its fangs f. (yılan) dişlerinden zehir çıkarmak
increase its strength f. mukavemetini arttırmak
include/incorporate something to its structure f. bünyesine dahil etmek
open its leaf buds f. yaparaklanmak
open its leaf buds f. tomurcuklarını açmak
open its leaf buds f. yapraklarını açmak
lose its importance f. önemini yitirmek
lose its importance f. önemini kaybetmek
shut down its functions f. fonksiyonlarını kapatmak
log many nautical miles up on its last voyage f. (gemi) son yolculuğunda çok mesafe/deniz mili katetmek
be famous for its f. (bir şeyiyle) meşhur olmak
be famous for its f. ile meşhur olmak
escape from its cage f. kafesinden kaçmak
stray from its intended path f. hedeflenen/niyetlenen yolundan sapmak
flap its wings f. kanatlarını çırpmak
reach its apogee f. doruk noktasına ulaşmak
achieve its independence f. bağımsızlığını kazanmak
gain its independence f. bağımsızlığını kazanmak
go away on its own f. (acı/ağrı) kendiliğinden geçmek
go away on its own f. (acı/ağrı) kendi kendine geçmek
lose its fizz f. asidi kaçmak
be making its way into retail stores f. mağazalarda yerini almak
lose its actuality f. aktüalitesini yitirmek
lose its actuality f. aktüalitesini kaybetmek
take its source from f. çıkmak/kaynaklanmak
take its source from f. kaynağını ...'den almak
take its logarithm f. logaritmasını almak
find something in/on its place f. yerinde bulmak
use its reasonable efforts f. elinden gelen çabayı göstermek
lose its legitimacy f. meşruiyetini kaybetmek
welcome its visitors f. ziyaretçisiyle buluşmak
not know its source f. kaynağını bilmemek
be loyal to its owner f. sahibine sadık olmak
outlive its usefulness f. önemini yitirmek
outlive its usefulness f. artık kullanılmamak
outlive its usefulness f. gereksizleşmek
best in its class s. sınıfında en iyi
in its totality s. bütünüyle
best of its period s. döneminin en iyisi
best of its era s. döneminin en iyisi
best of its kind s. türünün en iyisi
best of its era s. çağının en iyisi
no different from (its) counterparts s. emsallerinden farksız
because of its rarity zf. nadir olması nedeniyle
on its own zf. başlı başına
in its being seen zf. görülmesinde
in its proper place zf. yerli yerinde
at its height zf. son mertebesinde
in its entirety zf. bütünü ile
simply in a class of its own zf. sadece kendi türünde
at its zenith zf. en yüksek derecesinde
at its zenith zf. doruğunda
with its own initiative zf. kendi inisiyatifinde olmak üzere
in its entirety zf. tamamen
at its height zf. tepesinde
in its being written and seen zf. yazılmasında ve görülmesinde
at its height zf. en yüksek mevkide/tepesinde
in its being written zf. yazılmasında
in its clutches zf. pençesinde
for its scrap value zf. hurda fiyatına
at its zenith zf. zirvesinde
at its height zf. kemalde
at its height zf. en yüksek mevkide
since its foundation zf. kuruluşundan bu yana
since its foundation zf. kuruluşundan beri
since its foundation zf. kuruluşundan itibaren
at its own discretion zf. kendi takdirine bağlı olarak
since its inception zf. kurulduğu tarihten bu yana