kenarda - Türkçe İngilizce Sözlük

kenarda

"kenarda" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Deyim
kenarda to the side zf.
Tom is standing off to the side.
Tom kenarda duruyor.

More Sentences
Genel
kenarda fringy s.
kenarda round ed.

"kenarda" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kenarda olan marginal s.
Genel
olaya karışmadan bir kenarda duran kişi bystander i.
acil ihtiyaçlar veya küçük alımlar için kenarda tutulan para mad money i.
kenarda kalmak be forgotten about f.
kenarda olmak verge f.
bir kenarda tutmak depose [obsolete] f.
(kenarda veya levhada) diş gibi noktalar kesmek indent f.
kenarda durmak stand f.
kenarda yazılı marginal s.
kenarda olan fringy s.
(amaç, önem açısından) kenarda olan by s.
alt kenarda yer alan inframarginal s.
dış kenarda gelişen peripheric s.
dış kenarda oluşan peripheric s.
kenarda olan peripheric s.
kenarda kalan marginal s.
dış kenarda peripherally zf.
dış kenarda peripherically zf.
Öbek Fiiller
bir kenarda bekletmek/tutmak/saklamak place aside f.
bir kenarda tutmak/saklamak place aside f.
bir oyuncuyu bir süre kenarda dinlendirmek rest in (someone) f.
bir kenarda biriktirmek/saklamak lay aside f.
bir kenarda tutmak lay aside f.
Deyim
kenarda kıyıda kalmış çalışan a small frog in a big pond i.
bir kenarda süs gibi duran şey credenzaware i.
gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda hazır kozu olmak have a card up one's sleeve f.
(ileride kullanmak amacıyla) bir kenarda kayıtlı tutmak have something on file f.
kenarda durmaya çalışmak keep (one's) head below the parapet f.
bir kenarda, kendi başına oturmak sit like piffy on a rock cake [uk] f.
(beysbol veya başka bir sporda) kenarda beklemek ride the pine [us] f.
(beysbol veya başka bir sporda) kenarda beklemek ride the bench [us] f.
gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda hazır kozu olmak have a card up your sleeve f.
(ileride kullanmak amacıyla) bir kenarda kayıtlı tutmak have on file f.
bir kenarda, kendi başına oturmak sit like piffy on a rock bun [uk] f.
kenarda bırakılmak be left on the sidelines f.
bir kenarda öylece like cheese at four pence [uk] zf.
bir kenarda, kendi başına like piffy on a rock cake [uk] zf.
kenarda köşede on the sidelines expr.
Ticaret/Ekonomi
kenarda (para) beforehand zf.
Teknik
kenarda olan marginal s.
Tekstil
kenarda büzdürülüp veya katlanıp süsleme olarak kullanılan kumaş şeridi ruff i.
Otomotiv
kenarda durmak draw in f.
Demiryolu
kenarda rayların bulunduğu demiryolu edge railway i.
Biyoloji
bölünmenin başında besleyici yumurtası kenarda olan ectolecithal s.
Coğrafya
kenarda gelişen volkan, krater gibi oluşumlara ait parasitic s.
kenarda gelişen volkan, krater gibi oluşumlar ile ilgili parasitic s.
Eski Kullanım
bir kenarda tutmak set to f.
Argo
kenarda tutulan nakit para dry powder i.
kenarda durmak step off f.