keyfine - Türkçe İngilizce Sözlük

keyfine

"keyfine" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
keyfine recreationally zf.
İfadeler
keyfine for the joy of it expr.

"keyfine" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
keyfine düşkün kimse epicure i.
keyfine düşkün freeliver i.
(orta çağ avrupası'nda) latin dilinde hicivli ve küfürlü şarkılar yazan keyfine düşkün gezgin öğrenci golyardeys i.
yiyip içip keyfine bakan tip free liver i.
keyfine düşkün yaşam free living i.
keyfine düşkün kimse free liver i.
yiyip içip keyfine bakma free living i.
keyfine düşkün kimse free-liver i.
yiyip içip keyfine bakan tip free-liver i.
keyfine bakmak regale f.
keyfine varmak enjoy f.
keyfine bakmak take one's ease f.
keyfine bakmak indulge in f.
keyfine bakmak enjoy oneself f.
keyfine düşkün davranmak epicurize f.
keyfine düşkün davranmak epicurise f.
keyfine düşkün olmak dissipate f.
keyfine düşkün unaccommodating s.
keyfine son derece düşkün voluptuous s.
keyfine düşkün pleasurable [obsolete] s.
yiyip içip keyfine bakan free living s.
keyfine düşkün free-living s.
yiyip içip keyfine bakan free-living s.
keyfine düşkün self-indulgent s.
keyfine göre at one's sweet will zf.
keyfine göre at one's own sweet will zf.
Öbek Fiiller
keyfine/öylesine yüzmek swim around f.
İfadeler
netflix'i aç ve keyfine bak netflix and chill expr.
Konuşma Dili
keyfine bak let it all hang out f.
keyfine bakmak be grooving f.
keyfine bak enjoy yourself expr.
keyfine bak make yourself comfortable expr.
keyfine bak make yourself at home expr.
(birinin) keyfine göre as (one) pleases expr.
senin/birinin keyfine göre at your/somebody's pleasure expr.
Deyim
rahatlayıp keyfine bakmak let your hair down f.
birinin keyfine göre şekillendirmek/düzenlemek accommodate (someone's) wishes f.
(bir şeyi) keyfine göre (yapmak) (do something) as/if/when the spirit moves you f.
(birinin) keyfine göre as the spirit moves (one) expr.
keyfine göre as/if/when the spirit moves you expr.
(birinin) keyfine göre at (someone's) behest expr.
(birinin) keyfine göre at (one's) leisure expr.
birinin keyfine göre at one's leisure expr.
keyfine göre the spirit moves (one) expr.
Konuşma
keyfine bak please yourself expr.
keyfine bak make yourself comfortable expr.
Hukuk
mülk sahibinin keyfine tabi olan kiracı tenant at will i.
birisinin keyfine tabi olmak be at one's mercy f.
Tarih
(orta çağ avrupası'nda) keyfine düşkün gezgin öğrencilerin yazdığı şiirler goliardy i.
(orta çağ avrupası'nda) latin dilinde hicivli ve küfürlü şarkılar yazan keyfine düşkün gezgin öğrenci goliard i.
Müzik
keyfine dans etme tripudiation [rare] i.
keyfine dans etmek tripudiate f.
Eski Kullanım
birinin keyfine bağlı precarious s.
Argo
keyfine limon sıkmak piss in (someone's) cheerios f.
keyfine limon sıkmak pee in (someone's) cheerios f.
keyfine uyuşturucu kullanmak do the drug thing f.
keyfine bakmak get naked f.
Modern Argo
amazon prime'ı aç ve keyfine bak amazon prime and chill expr.
ve keyfine bak and chill expr.
keyfine bak! a pelo! exclam.