enjoy - Türkçe İngilizce Sözlük

enjoy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

enjoy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
keyif almak, tadını çıkarmak, zevk almak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈdʒɔɪ/ – BrE /ɪnˈdʒɔɪ/)
Terim Türü:
Fiil: enjoy (enjoys – enjoyed – enjoying)
Bir deneyimden haz duymayı; bir şeyden düzenli biçimde yararlanmayı tanımlamaktadır. Eski Fransızca enjoier kök ailesinden İngilizceye geçmiştir; modern kullanımda enjoy, hem duyusal zevki hem de “haklardan faydalanma” (enjoy rights) gibi resmî bir tonla yararlanma anlamını birlikte taşır.
Eş Anlamlılar:
relish, appreciate
Zıt Anlamlılar:
dislike, endure (without pleasure)

"enjoy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
enjoy f. tadını çıkarmak
Here is your Long Island Ice Tea - enjoy!
İşte Long Island Ice Tea'niz; tadını çıkarın!

More Sentences
enjoy f. zevk almak
Now I am penniless, a poor pensioner, but I am happy because I have enjoyed my life.
Şimdi beş parasızım, fakir bir emekliyim ama mutluyum çünkü hayatımdan zevk aldım.

More Sentences
Genel
enjoy f. sahip olmak
Will it enjoy effective powers?
Etkili yetkilere sahip olacak mı?

More Sentences
enjoy f. hoşuna gitmek
I enjoy changing my hair color often.
Saç rengimi sık sık değiştirmek hoşuma gidiyor.

More Sentences
enjoy f. hoşlanmak
He enjoys cooperating and always works within the consensus.
İşbirliği yapmaktan hoşlanıyor ve her zaman fikir birliği içinde çalışıyor.

More Sentences
enjoy f. keyfini çıkarmak
I dreamt that three Members of the European Parliament were enjoying having dinner together.
Rüyamda Avrupa Parlamentosu'nun üç üyesinin birlikte yemek yemenin keyfini çıkardığını gördüm.

More Sentences
enjoy f. keyif almak
I enjoyed our date very much.
Randevumuzdan çok keyif aldım.

More Sentences
enjoy f. tadına varmak
Enjoy the little things!
Küçük şeylerin tadına var!

More Sentences
enjoy f. beğenmek
I hope you enjoy this pretty project!
Umarım bu güzel projeyi beğenirsiniz!

More Sentences
enjoy f. sevmek
I enjoy taking photos from the plane.
Uçaktan fotoğraf çekmeyi seviyorum.

More Sentences
enjoy f. yararlanmak
All of our employees enjoy benefits, including healthcare and wellness programs.
Tüm çalışanlarımız, sağlık hizmetleri ve sağlıklı yaşam programları da dahil olmak üzere sosyal haklardan yararlanmaktadır.

More Sentences
enjoy f. keyfine varmak
As a result of this, you will enjoy a more personalized experience.
Bunun sonucunda daha kişiselleştirilmiş bir deneyimin keyfine varacaksınız.

More Sentences
enjoy f. tadını çıkarmak
Here is your Long Island Ice Tea - enjoy!
İşte Long Island Ice Tea'niz; tadını çıkarın!

More Sentences
enjoy f. zevk almak
Now I am penniless, a poor pensioner, but I am happy because I have enjoyed my life.
Şimdi beş parasızım, fakir bir emekliyim ama mutluyum çünkü hayatımdan zevk aldım.

More Sentences
enjoy f. yaşamak
The computer industry is enjoying a boom.
Bilgisayar endüstrisi bir patlama yaşıyor.

More Sentences
Konuşma Dili
enjoy expr. keyfini çıkar
Enjoy your evening.
Akşamın keyfini çıkarın.

More Sentences
Genel
enjoy f. tadını almak
enjoy f. nail olmak
enjoy f. tat almak
enjoy f. keyfini çıkartmak
enjoy f. anlamak
enjoy f. haz almak
enjoy f. keyfini yaşamak
enjoy f. keyfini sürmek
enjoy f. tecrübe etmek
enjoy f. deneyimlemek
enjoy f. kesintisiz kullanım hakkına sahip olmak
Eski Kullanım
enjoy f. cinsel ilişkiye girmek
enjoy f. sevişmek

"enjoy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 124 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
enjoy your meal ünl. afiyet olsun
Genel
enjoy the scenery i. manzarayı seyretmek
enjoy the scenery i. manzarayı izlemek
enjoy the scenery i. manzaranın tadını çıkarmak
enjoy the advantage of f. hayrını görmek
begin to enjoy prosperity f. feraha çıkmak
enjoy something to the utmost f. sefasını sürmek
enjoy oneself f. havasını bulmak
enjoy a good smoke f. ciğerleri bayram etmek
enjoy good health f. sağlığı yerinde olmak
enjoy fully f. tadını çıkarmak
enjoy oneself f. sefa sürmek
enjoy oneself f. eğlenmek
enjoy the day f. gününü gün etmek
enjoy oneself f. hoşça vakit geçirmek
enjoy oneself f. keyif çatmak
enjoy a right f. bir haktan yararlanmak
enjoy a right f. bir haktan faydalanmak
enjoy working with f. (biriyle) çalışmaktan memnun olmak
enjoy oneself f. keyfine bakmak
enjoy (something) the hilt f. zevkini çıkarmak
enjoy oneself f. zevkine bakmak
enjoy oneself f. makarasında olmak
enjoy oneself to repletion f. doyasıya eğlenmek
enjoy one's life to the full f. hayatın tadını çıkarmak
enjoy one's life to the full f. hayatını doyasıya yaşamak
enjoy life f. hayattan zevk almak
enjoy oneself f. mutlu olmak
enjoy a privilege f. bir ayrıcalıktan yararlanmak
enjoy a reduction f. indirimden yararlanmak
enjoy a good reputation f. iyi bir şöhrete sahip olmak
enjoy esteem f. itibara sahip olmak
enjoy credit f. itibar görmek
enjoy a good reputation f. iyi bir şöhret sahibi olmak
enjoy the life f. hayatın tadını çıkarmak
enjoy his/her retirement f. emekliliğinin keyfini sürmek
know how to enjoy himself/herself f. nasıl eğleneceğini bilmek
enjoy one's childhood f. çocukluğunu yaşamak
enjoy one’s fortune f. servetinin tadını çıkarmak
enjoy being with someone f. birisi ile birlikte olmaktan hoşlanmak
enjoy eating f. boğazına düşkün olmak
go out and enjoy yourself f. çıkıp eğlenmek
enjoy the confidence of f. rahatlığını/güvenliğini yaşamak
enjoy a scenery f. manzara izlemek
enjoy a scenery f. manzara seyretmek
re-enjoy f. tekrar zevk almak
re-enjoy f. tekrar haz almak
re-enjoy f. tekrar tadını çıkarmak
re-enjoy f. tekrar hoşuna gitmek
re-enjoy f. tekrar hoşlanmak
enjoy one's self f. mutlu olmak
enjoy one's self f. haz almak
enjoy each other's company f. birlikte olmayı sevmek
enjoy the benefit f. yararını görmek
enjoy the benefit f. faydalanmak
İfadeler
enjoy your meal! ünl. afiyet olsun!
enjoy it expr. güle güle kullanın
enjoy your trip! expr. iyi yolculuklar!
enjoy it! expr. güle güle kullanın!
enjoy it! expr. güle güle kullanınız!
enjoy it! expr. güle güle kullan!
enjoy your new... expr. hayırlı olsun
enjoy your new... expr. iyi günlerde kullan
enjoy the movie expr. i̇yi seyirler dileriz
enjoy the show expr. i̇yi seyirler dileriz
enjoy your vacation expr. iyi tatiller
Konuşma Dili
enjoy the show expr. iyi seyirler (dileriz)
enjoy it expr. keyfini çıkar
enjoy the trip expr. iyi gezmeler
enjoy yourself expr. keyfine bak
enjoy your flight expr. iyi uçuşlar
enjoy it! expr. güle güle giy!
enjoy your stay expr. iyi tatiller
enjoy your holiday expr. iyi tatiller
enjoy the film expr. iyi seyirler (dileriz)
enjoy the movie expr. iyi seyirler (dileriz)
enjoy it while it lasts expr. şansın varken keyfini çıkar
enjoy the journey expr. iyi yolculuklar
enjoy the journey expr. yolculuğun tadını çıkarın
enjoy your new haircut! expr. (berberden sonra) saatler olsun
enjoy your new haircut! expr. (berberden sonra) sıhhatler olsun!
Deyim
enjoy the best of both worlds f. her ikisinden de yararlanmak
enjoy to the hilt f. zevkini çıkarmak
enjoy something to the hilt f. zevkini çıkarmak
enjoy the best of both worlds f. bir taşla iki kuş vurmak
enjoy the ride f. anın tadını çıkarmak
enjoy a long run f. afişte kalmak
Konuşma
enjoy your meal! ünl. afiyet olsun!
enjoy your meal! ünl. afiyet olsun!
enjoy your lunch ünl. afiyet olsun
enjoy your supper ünl. afiyet olsun
enjoy your food ünl. afiyet olsun
may you enjoy it! expr. allah versin
enjoy the trip expr. yolculuğun tadını çıkar
enjoy the trip expr. gezinin tadını çıkar
hope you to enjoy it expr. iyi günlerde kullanmanız dileğiyle
wish you to enjoy it expr. iyi günlerde kullanmanız dileğiyle
enjoy it expr. tadını çıkar
enjoy your stay expr. kaldığın sürenin tadını çıkar
enjoy your stay expr. iyi eğlenceler
you used to enjoy it expr. eskiden bundan zevk alırdın
do you enjoy teaching? expr. öğretmenlikten keyif alıyor musun?
enjoy the song expr. iyi dinlemeler
enjoy the show expr. iyi seyirler
enjoy the day expr. günün tadını çıkarın
enjoy being who you are expr. kendin olmanın tadını çıkar
what do you enjoy doing in your free time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanırsınız?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanırsın?
what do you enjoy doing in your free time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanıyorsunuz?
what do you enjoy doing in your free time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanırsın?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanırsınız?
what do you enjoy doing in your free time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanıyorsun?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanıyorsun?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanıyorsunuz?
did you enjoy your holiday? expr. tatilin tadını çıkardın mı?
enjoy the silence expr. sessizliğin tadını çıkart
do you enjoy baking? expr. pişirmekten hoşlanır mısın?
do you enjoy baking? expr. pişirmek hoşuna gider mi?
do you enjoy baking? expr. pişirmeyi sever misin?
sit back and enjoy it expr. arkanıza yaslanın ve keyfini çıkarın
Ticaret/Ekonomi
to enjoy a privilege f. ayrıcalıktan istifade etmek
Mutfak
enjoy your meal i. afiyet olsun
enjoy eating f. boğazını sevmek
Argo
it's all yours enjoy it expr. al tepe tepe kullan