kinayeli - Türkçe İngilizce Sözlük

kinayeli

"kinayeli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kinayeli indirect s.
Cora's way of complimenting was indirect.
Cora'nın iltifat etme şekli kinayeliydi.

More Sentences
kinayeli allegoric s.
kinayeli sarcastic s.
kinayeli allusive s.
kinayeli allegorical s.
kinayeli allusory s.
kinayeli bitter s.
kinayeli witty [obsolete] s.
kinayeli sarcasmous s.
Edebiyat
kinayeli tropical s.
Dilbilim
kinayeli allegorical s.
kinayeli metonymic s.

"kinayeli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kinayeli olma allegoricalness i.
kinayeli hal allusiveness i.
kinayeli kinayeli konuşmak adumbrate i.
ironik ve kinayeli söylem caustic remark i.
kinayeli konuşan kimse tropist i.
kinayeli konuşan kimse allegorizer i.
kinayeli konuşan kimse allegoriser i.
sözle çizilmiş kinayeli resim emblem i.
ahlak dersi veren, kinayeli, abartılı derecede tatlı hikayeler glurge i.
kinayeli konuşmak parabolize f.
kinayeli konuşmak parabolise f.
kinayeli konuşmak glance f.
kinayeli konuşmak squib f.
kinayeli olmayan unsarcastic s.
kinayeli olarak allegorically zf.
Öbek Fiiller
kinayeli/üstü kapalı konuşmak mean by something f.
kinayeli/üstü kapalı konuşmak mean (something) by (something) f.
Konuşma Dili
birine gerçekten çok yakışmış/uymuş (kinayeli) a (real) winner i.
tam dengi (kinayeli) a (real) winner i.
gerçekten mükemmel/kusursuz bir plan (kinayeli) a (real) winner i.
gerçekten harika bir fikir (kinayeli) a (real) winner i.
nereden kayıt yaptırıyoruz? (kinayeli) where do I sign up? expr.
tam aradığım etkinlik (kinayeli) where do I sign up? expr.
öyle mi, hemen katılıyorum (kinayeli) where do I sign up? expr.
mizah anlayışın da çok iyiymiş (kinayeli) you must be fun at parties expr.
gerçekten mi? (kinayeli) you think exclam.
Deyim
kinayeli iltifat a left-handed compliment i.
kinayeli iltifat a backhanded compliment i.
kinayeli kompliman a back-handed compliment i.
kinayeli kompliman a left-handed compliment i.
(biriyle) kinayeli konuşmak have a jab at (someone or something) f.
desene harika biri (kinayeli) sound like a (real) winner f.
devamı başka sayfada herhalde (kinayeli bir ifade) continued (on) page 94 s.
devamı 94'üncü sayfada olsa gerek (kinayeli bir ifade) continued (on) page 94 s.
zaten çok bol olan boş zamanında (kinayeli bir ifade) in my copious free time expr.
analar ne cevherler doğuruyor (kinayeli) some mothers do have them [dated] expr.
analar neler doğuruyor (kinayeli) some mothers do have them [dated] expr.
Konuşma
(kinayeli bir şekilde) eh sağol yani no thanks to you expr.
Edebiyat
karnaval insanının sisteme uymayan davranışlarının normal karşılandığı ortamda iktidara karşı söyleyemedikleri ve yapamadıklarının karnaval biçimi altında kinayeli ve tarizi olarak komedi ve eğlence unsurlarıyla bezeyerek yazılması carnivalesque i.
insanların zaaflarını kinayeli bir üslupla anlatan ve kafiyesiz üç mısradan oluşan bir japon şiir biçimi senryu i.
john bunyan'ın kinayeli yazılarına ait bunyanesque s.
john bunyan'ın kinayeli yazılarıyla ilgili bunyanesque s.
john bunyan'ın kinayeli yazılarını anımsatan bunyanesque s.
kinayeli bir biçimde tropically zf.
Tarih
ortaçağ'da yazılmış kinayeli bir kitap troper i.