koklamak - Türkçe İngilizce Sözlük

koklamak

"koklamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
koklamak smell f.
The cat smelled the pot and started to dig a hole.
Kedi tencereyi kokladı ve bir çukur kazmaya başladı.

More Sentences
Genel
koklamak snuff f.
The dog snuffed the hole in the ground.
Köpek yerdeki deliği kokladı.

More Sentences
koklamak whiff f.
Take a whiff.
Bir kokla.

More Sentences
koklamak smell f.
The cat smelled the pot and started to dig a hole.
Kedi tencereyi kokladı ve bir çukur kazmaya başladı.

More Sentences
Teknik
koklamak sniff f.
Why is your dog sniffing my coat?
Köpeğin neden paltomu kokluyor?

More Sentences
koklamak smell f.
The cat smelled the pot and started to dig a hole.
Kedi tencereyi kokladı ve bir çukur kazmaya başladı.

More Sentences
Genel
koklamak nose f.
koklamak nose around f.
koklamak snift f.
koklamak outsmell f.
koklamak snite f.
koklamak snuffle f.
Öbek Fiiller
koklamak sniff at f.

"koklamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
havayı koklamak sniff f.
koklamak (bir yüzeyin tamamını vb) sniff along f.
piyasayı koklamak sniff the market f.
birini öpüp koklamak flicker [obsolete] f.
havayı koklamak snaffle f.
sorgular gibi koklamak snuff f.
(hayvan) inceleme amacıyla koklamak snuff f.
Öbek Fiiller
birini/bir şeyi koklamak sniff at someone or something f.
Konuşma Dili
uyuşturucu koklamak horn f.
öpüp koklamak maw f.
Deyim
ortamı koklamak read the room f.
ortamın havasını koklamak throw one's feelers out f.
ortamın havasını koklamak have one's feelers out f.
ortamın havasını koklamak put out the feelers f.
ortamın havasını koklamak have the feelers out f.
ortamın havasını koklamak have feelers f.
ortamın havasını koklamak send the feelers out f.
ortamın havasını koklamak put out one's feelers f.
ortamın havasını koklamak put out feelers f.
ortamın havasını koklamak throw the feelers out f.
ortamın havasını koklamak send one's feelers out f.
(bir şeyden) koklamak get a whiff of (something) f.
(av köpeği) koku aldığı yeri hızlı hızlı koklamak make game f.
benzini/yakıtı koklamak (araç) run off smell of an oily rag [australia/new zealand] f.
benzini/yakıtı koklamak (araç) run on the smell of an oily rag [australia/new zealand] f.
(bir şeyden) zırnık koklamak catch a whiff of (something) f.
ortamın havasını koklamak have the feelers out f.
ortamın havasını koklamak have (one's) feelers out f.
benzini/yakıtı (adeta) koklamak run off the smell of an oily rag [australia/new zealand] f.
havayı koklamak how the wind blows expr.
ortamı koklamak how the wind blows expr.
Mutfak
damıtık içkileri koklamak nosing f.
Silah/Atıcılık
avı koklamak yerine izleyerek takip eden köpeklerle yapılan avcılık coursey i.
Futbol
golü koklamak smell the goal f.
Eski Kullanım
iğrenircesine havayı koklamak snuff f.
gürültüyle havayı koklamak snuff f.