kucak - Türkçe İngilizce Sözlük

kucak

"kucak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kucak lap i.
The kitten was lying on the little girl's lap.
Yavru kedi küçük kızın kucağında yatıyordu.

More Sentences
Genel
kucak arms i.
I can't wait to hold my baby in my arms.
Bebeğimi kucağıma almak için sabırsızlanıyorum.

More Sentences
kucak embrace i.
He stood still, locked in his mother's embrace.
Kıpırdamadan öylece durdu, annesinin kucağına kenetlenmişti.

More Sentences
kucak lap i.
The kitten was lying on the little girl's lap.
Yavru kedi küçük kızın kucağında yatıyordu.

More Sentences
kucak bosom i.
She was delighted to be at the bosom of her husband's family.
Kocasının ailesinin ona kucak açmasından çok memnundu.

More Sentences
Teknik
kucak lap i.
The kitten was lying on the little girl's lap.
Yavru kedi küçük kızın kucağında yatıyordu.

More Sentences
Otomotiv
kucak lap i.
The kitten was lying on the little girl's lap.
Yavru kedi küçük kızın kucağında yatıyordu.

More Sentences
Genel
kucak armful i.
kucak girdlestead [obsolete] i.
kucak soss [dialect] [uk] f.

"kucak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kucak paraşütü lap pack parachute i.
kucak örtüsü lap covering i.
kucak masası lapboard i.
kucak dolusu lapful i.
kucak dolusu armful i.
kucak dolusu an armful i.
kucak dansı lap dance i.
kucak dolusu armload i.
kucak tepsisi lap tray i.
kucak tepsisi laptray i.
kucak dansı lap dancing i.
kucak köpeği lap dog i.
kucak açmak receive with open arms f.
kucak dolusu sevgilerini göndermek send lots of love f.
kucak dolusu sevgilerini yollamak send lots of love f.
kucak istemek want to be cuddled f.
kucak açmak embrace f.
kucak kucak silahlanmış in arms s.
kucak kucak in arms zf.
kucak kucak by armfuls zf.
kucak kucağa in each other's arms zf.
kucak kucak by the arms zf.
kucak kucak in armfuls zf.
Öbek Fiiller
(bir şeye) kucak açmak welcome (something) with open arms f.
Konuşma Dili
kucak dansçısı lap dancer i.
kucak dansı yapan kimse/kadın lap dancer i.
Deyim
kucak dolusu para hard coin i.
kucak kucağa gelmek fall into someone's arms f.
(birine) kucak açmak receive (someone) with open arms f.
-den kucak dolusu sevgiler lots of love (from) expr.
Konuşma
kucak dolusu sevgiler lots of love expr.
Teknik
kucak masası lapboard i.
Otomotiv
kucak kemeri lap belt i.
Havacılık
kucak paraşütü lap-pack parachute i.
Argo
kucak dansı lap dance i.
kucak köpeği airdog i.