lasting - Türkçe İngilizce Sözlük

lasting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lasting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kalıcı, uzun süreli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlæstɪŋ/ – BrE /ˈlɑːstɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Zaman içinde etkisini yitirmeyen durumları niteleyen kelimedir. Last fiilinden türeyerek sürekliliği vurgulayan bir sıfat hâline gelmiştir. Günümüzde lasting, ilişkilerden etkilere kadar kalıcılığı ifade etmek için olumlu bir bağlamda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
enduring, permanent
Zıt Anlamlılar:
temporary, fleeting

"lasting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lasting s. kalıcı
The treaty will bring lasting peace to the region.
Anlaşma bölgeye kalıcı barış getirecek.

More Sentences
Genel
lasting s. kalıcı
The treaty will bring lasting peace to the region.
Anlaşma bölgeye kalıcı barış getirecek.

More Sentences
lasting i. beka
lasting i. sağlam ayakkabılık kumaş
lasting i. sürme (süre vb)
lasting i. sürme
lasting i. istikrar
lasting i. süreklilik
lasting i. tahammül gücü
lasting i. dayanma
lasting s. daim
lasting s. sürekli
lasting s. kalımlı
lasting s. bitmeyen
lasting s. devamlı
lasting s. uzun süren
lasting s. süregelen
lasting s. payidar
lasting s. dayanıklı
lasting s. uzun zaman dayanan
lasting s. sabit
lasting s. bozulmayan
lasting s. sağlam
lasting s. uzun soluklu
lasting s. uzun süreli
Teknik
lasting s. dayanıklı
lasting s. sağlam
Osmanlıca
lasting s. muhallet

"lasting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a lasting impression i. derin bir iz
a lasting impression i. büyük bir etki
lasting days i. günlük
lasting damage i. kalıcı hasar
lasting damage i. uzun süren zarar
long-lasting shine i. kalıcı parlaklık
lasting shine i. kalıcı parlaklık
make a lasting impact f. kalıcı etki bırakmak
leave a lasting impression f. kalıcı etki bırakmak
lasting ... weeks s. haftalık
long lasting s. kalıcı
long lasting s. dayanıklı
lasting a month s. aylık
long-lasting s. dayanıklı
long-lasting s. uzun ömürlü
longer lasting s. daha uzun ömürlü
long-lasting s. uzun süreli
long-lasting s. kalıcı
İfadeler
first impressions are the most lasting expr. ilk izlenim en kalıcı olandır
Konuşma Dili
first impressions are the most lasting expr. ilk izlenimler en kalıcı olanlarıdır
first impressions are the most lasting expr. ilk intiba önemlidir
first impressions are the most lasting expr. ilk izlenim önemlidir
Konuşma
have a long lasting marriage expr. bir yastıkta kocayın
she left a lasting mark expr. kalıcı iz bıraktı
may you have a long-lasting marriage expr. allah bir yastıkta kocatsın
may you have a long-lasting marriage expr. allah tek yastıkta kocatsın
may you have a long-lasting marriage expr. allah tamamına erdirsin
Siyasal
lasting reconciliation i. kalıcı uzlaşma
lasting peace i. kalıcı barış
Teknik
lasting finish i. kalıcı apre
long-lasting adhesive i. uzun ömürlü yapıştırıcı
Tekstil
lasting finish i. kalıcı apre
Medikal
long-lasting cardiopulmonary bypass i. uzun süren kardiyo-pulmoner baypas
long-lasting neurological deficit i. uzun süreli nörolojik tutulum
long lasting tracheostomy i. uzun sürede sonlandırılmış trakeostomi
long lasting disease i. uzun süreli hastalık