lighten - Türkçe İngilizce Sözlük

lighten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lighten — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hafifletmek, aydınlatmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlaɪtən/ – BrE /ˈlaɪtən/)
Terim Türü:
Fiil: lighten (lightens – lightened – lightening)
Bir şeyi daha az ağır, daha parlak ya da daha az ciddi hâle getirmeyi anlatan fiildir. Light sözcüğünden türemiştir. Hem fiziksel hem duygusal yüklerin azalmasını anlatmak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
brighten, ease
Zıt Anlamlılar:
darken, burden

"lighten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lighten f. aydınlatmak
This then reduces hyperpigmentation and thus lightens the skin.
Bu daha sonra hiperpigmentasyonu azaltır ve böylece cildi aydınlatır.

More Sentences
Genel
lighten f. parlamak
Maria's eyes lightened with pleasure.
Maria'nın gözleri zevkle parladı.

More Sentences
lighten f. neşelenmek
Lighten up!
Neşelen!

More Sentences
lighten f. hafiflemek
It is one of the best places to lighten up.
Hafiflemek için en iyi yerlerden biridir.

More Sentences
lighten f. hafifletmek
The measures will lighten the tax burden on small businesses.
Önlemler, küçük işletmeler üzerindeki vergi yükünü hafifletecektir.

More Sentences
lighten f. aydınlanmak
Her face lightened when she saw him.
Onu gördüğünde yüzü aydınlandı.

More Sentences
lighten f. neşelendirmek
She started to play the guitar to lighten the atmosphere.
Ortamı neşelendirmek için gitar çalmaya başladı.

More Sentences
lighten f. aydınlatmak
This then reduces hyperpigmentation and thus lightens the skin.
Bu daha sonra hiperpigmentasyonu azaltır ve böylece cildi aydınlatır.

More Sentences
Teknik
lighten f. aydınlanmak
Her face lightened when she saw him.
Onu gördüğünde yüzü aydınlandı.

More Sentences
lighten f. aydınlatmak
This then reduces hyperpigmentation and thus lightens the skin.
Bu daha sonra hiperpigmentasyonu azaltır ve böylece cildi aydınlatır.

More Sentences
lighten f. hafiflemek
It is one of the best places to lighten up.
Hafiflemek için en iyi yerlerden biridir.

More Sentences
lighten f. hafifletmek
The measures will lighten the tax burden on small businesses.
Önlemler, küçük işletmeler üzerindeki vergi yükünü hafifletecektir.

More Sentences
Otomotiv
lighten f. hafifletmek
The measures will lighten the tax burden on small businesses.
Önlemler, küçük işletmeler üzerindeki vergi yükünü hafifletecektir.

More Sentences
Genel
lighten f. ışıklandırmak
lighten f. parlatmak
lighten f. hafifleştirmek
lighten f. yükünü azaltmak
lighten f. rahatlatmak
lighten f. yükü azalmak
lighten f. açıklaştırmak
lighten f. sevindirmek
lighten f. ferahlatmak
lighten f. rengini açmak
lighten f. şimşek çakmak
lighten f. ışık saçmak
lighten f. ışımak
lighten f. ışıklanmak
lighten f. ışıldamak
lighten f. (şimşek) çakmak
lighten f. parlayıp sönmek
lighten f. parıldamak
lighten f. soldurmak
lighten f. (tonunu/rengini) açmak
Ticaret/Ekonomi
lighten i. mavna

"lighten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lighten up f. rahatlatmak
lighten up f. aydınlatmak
lighten one's burden f. yükünü hafifletmek
lighten the load f. yükü hafiflemek
lighten the burden f. yükü hafiflemek
lighten the stress load f. stres yükünü hafifletmek
Konuşma Dili
lighten the mood f. ortamı yumuşatmak
Deyim
lighten one's load f. birinin yükünü hafifletmek
lighten (one's) wallet f. (birine) çok para harcatmak
lighten (one's) wallet f. büyük miktarda para harcamak
lighten (one's) wallet f. çok para harcamak
lighten (one's) wallet f. (birinin) cüzdanını boşaltmak/hafifletmek
lighten (one's) wallet f. (birinin) parasını almak
lighten (one's) wallet f. cüzdanını hafifletmek