lightning - Türkçe İngilizce Sözlük

lightning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lightning — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şimşek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlaɪtnɪŋ/ – BrE /ˈlaɪtnɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: lightning (uncountable)
Atmosferde oluşan ani ve güçlü elektrik boşalmasını tanımlayan sözcüktür. Light kökünden türeyerek hız ve parlaklık fikrini taşır. Doğa betimlemelerinde güç, hız ve tehlike imgeleriyle birlikte anılır

"lightning" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lightning i. yıldırım
Whereas the three lightning in his blood were completely different.
Oysa kanındaki üç yıldırım tamamen farklıydı.

More Sentences
lightning i. şimşek
The lightning lighted the whole sky.
Şimşek tüm gökyüzünü aydınlattı.

More Sentences
Genel
lightning i. yıldırım
Whereas the three lightning in his blood were completely different.
Oysa kanındaki üç yıldırım tamamen farklıydı.

More Sentences
lightning i. şimşek
The lightning lighted the whole sky.
Şimşek tüm gökyüzünü aydınlattı.

More Sentences
lightning i. şimşek çakması
If there's no lightning, there'll be no thunder either.
Eğer şimşek çakmazsa, gök gürültüsü de olmaz.

More Sentences
lightning s. şimşek
The lightning lighted the whole sky.
Şimşek tüm gökyüzünü aydınlattı.

More Sentences
lightning s. yıldırım
She got on the road at lightning speed.
Yıldırım hızıyla yola çıktı.

More Sentences
Teknik
lightning i. şimşek
The lightning lighted the whole sky.
Şimşek tüm gökyüzünü aydınlattı.

More Sentences
lightning i. yıldırım
Whereas the three lightning in his blood were completely different.
Oysa kanındaki üç yıldırım tamamen farklıydı.

More Sentences
Coğrafya
lightning i. yıldırım
Whereas the three lightning in his blood were completely different.
Oysa kanındaki üç yıldırım tamamen farklıydı.

More Sentences
Meteoroloji
lightning i. şimşek
The lightning lighted the whole sky.
Şimşek tüm gökyüzünü aydınlattı.

More Sentences
lightning i. yıldırım
Whereas the three lightning in his blood were completely different.
Oysa kanındaki üç yıldırım tamamen farklıydı.

More Sentences
Genel
lightning f. şimşek çakmak
lightning s. şimşek gibi

"lightning" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lightning bug i. yıldızböceği
lightning conductor i. paratoner
bolt of lightning i. yıldırım
streak of lightning i. şimşek
lightning effect i. şimşek efekti
lightning detector i. şimşek ölçer
lightning bug i. ateşböceği
meteo lightning i. yıldırım
lightning bug i. ateş böceği
lightning rod i. paratoner
lightning rod i. yıldırımlık
lightning flash i. şimşek
lightning recorder i. şimşek kaydedicisi
lightning rod i. yıldırımsavar
streak of lightning i. yıldırım
heat lightning i. şimşek
lightning conductor i. yıldırımsavar
lightning conductor i. yıldırımlık
streak of lightning i. yıldırım düşmesi
lightning strike i. küçük çaplı grev
stroke of lightning i. yıldırım düşmesi
lightning protection i. yıldırımdan koruma
lightning protection i. yıldırımdan korunma
lightning arrester i. yıldırım tutucu
lightning strike i. yıldırım çarpması
lightning strike i. yıldırım düşmesi
lightning strike i. şimşek çakması
white lightning i. boş veya saçma konuşmalar, fikirler
white lightning i. mehtap
white lightning i. anlamsızlık
white lightning i. ay ışığı
white lightning i. saçmalık
lightning glance i. anlık delici bakış
summer lightning i. gök gürültüsüz şimşek
be struck by lightning f. üzerine yıldırım düşmek
be struck by lightning f. üzerlerine yıldırım düşmek
lightning flash f. şimşek çakmak
struck by lightning s. yıldırım çarpmış
like lightning zf. çok çabuk
like a streak of lightning zf. şimşek gibi
like lightning zf. şimşek gibi
with lightning speed zf. yıldırım hızı ile
like lightning zf. yıldırım gibi
like greased lightning zf. hızla
like a lightning zf. süratle
like a lightning zf. hızla
like greased lightning zf. süratle
ltg (lightning) kısalt. şimşek
ltg (lightning) kısalt. yıldırım
Atasözü
lightning never strikes in the same place twice aynı dert kişinin başına iki kez gelmez
lightning does not strike twice yıldırım aynı yere iki kez düşmez
lightning never strikes twice aynı nehirde iki kez yüzülmez
lightning never strikes twice yıldırım aynı yere iki kere düşmez
lightning does not strike twice yıldırım aynı yere iki kere düşmez
lightning never strikes twice yıldırım aynı yere iki kez düşmez
lightning does not strike twice aynı nehirde iki kez yüzülmez
lightning never strikes twice in the same place aynı nehirde iki kez yüzülmez
lightning never strikes twice in the same place yıldırım aynı yere iki kere düşmez
lightning never strikes (the same place) twice yıldırım aynı yere iki kez düşmez
lightning doesn't strike twice yıldırım aynı yere iki kez düşmez
lightning never strikes (the same place) twice aynı nehirde iki kez yüzülmez
lightning never strikes twice in the same place yıldırım aynı yere iki kez düşmez
lightning doesn't strike twice yıldırım aynı yere iki kere düşmez
lightning doesn't strike twice aynı nehirde iki kez yüzülmez
lightning never strikes (the same place) twice yıldırım aynı yere iki kere düşmez
Konuşma Dili
white lightning i. kaçak içki
white lightning i. yasadışı üretilen içki
faster than lightning s. şimşekten daha hızlı
like greased lightning expr. çok hızlı bir şekilde
like greased lightning expr. hızla
like greased lightning expr. şimşek gibi
like greased lightning expr. şimşek hızıyla
like greased lightning expr. jet gibi
like greased lightning expr. şimşek gibi
like greased lightning expr. yıldırım gibi
Deyim
a lightning rod i. günah keçisi
lightning rod [us] i. günah keçisi
a lightning rod for something [us] i. bir şeyin günah keçisi
a lightning rod for something [us] i. bir konuda eleştiri oklarının hedefi olan kişi
lightning rod [us] i. eleştiri oklarının hedefi olan kişi
lightning rod [us] i. şamar oğlanı
a lightning rod for something [us] i. bir konuda şamar oğlanı olan kişi
lightning in a bottle i. zoru başarma
lightning in a bottle i. önemli bir başarıya imza atma
lightning in a bottle i. imkansızı başarma
lightning in a bottle i. ağzıyla kuş tutma
lightning in a bottle i. deveye hendek atlatma
ride the lightning f. elektrikli sandalyede/sandalye ile idam edilmek
capture lightning in a bottle [us] f. büyük bir başarı elde etmek
capture lightning in a bottle [us] f. önemli bir başarıya imza atmak
capture lightning in a bottle [us] f. imkansızı başarmak
capture lightning in a bottle [us] f. zoru başarmak
catch lightning in a bottle f. önemli bir başarıya imza atmak
catch lightning in a bottle f. zoru başarmak
catch lightning in a bottle f. büyük bir başarı elde etmek
catch lightning in a bottle f. imkansızı başarmak
go like lightning f. şimşek gibi gitmek
go like lightning f. ışık hızıyla hareket etmek
go like lightning f. çabuk olmak
go like lightning f. çok hızlı olmak
go like lightning f. yıldırım gibi gitmek
fast as lightning s. şimşek gibi hızlı
fast as lightning s. ok gibi hızlı
(as) fast as greased lightning s. ışık hızında
(as) fast as greased lightning s. fırtına gibi
(as) fast as greased lightning s. şimşek gibi
(as) fast as greased lightning s. yıldırım gibi
(as) fast as greased lightning s. ok gibi
(as) fast as greased lightning s. çok hızlı
faster than greased lightning s. aşırı hızlı
faster than greased lightning s. yıldırım gibi
faster than greased lightning s. inanılmaz derecede hızlı
faster than greased lightning s. ok gibi
faster than greased lightning s. şimşek gibi
faster than greased lightning s. ışık hızında
faster than greased lightning s. fırtına gibi
faster than a cat lapping chain lightning zf. ok gibi
faster than a cat lapping chain lightning zf. yıldırım gibi
faster than a cat lapping chain lightning zf. ışık hızıyla
faster than a cat lapping chain lightning zf. rüzgar gibi
faster than a cat lapping chain lightning zf. aşırı hızlı
faster than a cat lapping chain lightning zf. vın diye
(as) fast as greased lightning zf. bir çırpıda
(as) fast as greased lightning zf. çabucak
(as) fast as greased lightning zf. hızla
(as) fast as greased lightning zf. fırtına gibi
faster than greased lightning zf. çarçabuk
faster than greased lightning zf. ok gibi
faster than greased lightning zf. şimşek gibi
faster than greased lightning zf. inanılmaz bir hızla
faster than greased lightning zf. ışık hızında
faster than greased lightning zf. fırtına gibi
(as) fast as greased lightning zf. ışık hızıyla
faster than greased lightning zf. son hız
faster than greased lightning zf. çabucak
faster than greased lightning zf. yıldırım gibi
as quick as greased lightning expr. fırtına gibi
like greased lightning expr. şimşek gibi
as quick as lightning expr. jet gibi
as quick as lightning expr. şimşek kadar hızlı
as quick as lightning expr. şimşek gibi
as quick as lightning expr. çok hızlı
quick as lightning expr. hızla
quick as lightning expr. çabucak
quick as greased lightning expr. hızla
quick as greased lightning expr. şimşek gibi
quick as lightning expr. şimşek gibi
like greased lightning expr. son sürat
like greased lightning expr. hızla
like greased lightning expr. jet gibi