litter - Türkçe İngilizce Sözlük

litter

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

litter — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çöp, dağınıklık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlɪtər/ – BrE /ˈlɪtə/)
Terim Türü:
İsim: litter (uncountable); Fiil: litter (litters – littered – littering)
Ortama gelişigüzel bırakılmış atıkları ya da dağınık nesneleri tanımlayan sözcüktür. Eski Fransızca litière ensuring köküne dayanır. Çevre bilinci ve kamusal düzen anlatılarında olumsuz bir durum göstergesi olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
trash, debris
Zıt Anlamlılar:
cleanliness, order

"litter" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
litter i. bir batında doğan yavrular
Our cat Jellybean dropped a litter of five kittens.
Kedimiz Jellybean bir batında beş yavru doğurdu.

More Sentences
litter i. çöp (yere atılan)
The city council must address this litter problem.
Belediye meclisi bu çöp sorununu ele almalıdır.

More Sentences
litter i. tahtırevan
The Chinese emperor's litter was carried by eight men.
Çin imparatorunun tahtırevanını sekiz adam taşırdı.

More Sentences
litter i. kedi kumu
It's your turn to clean the litter tray.
Kedinin kum kabını temizleme sırası sende.

More Sentences
litter i. (ormanda) çürümüş yapraklar
I was jogging when I spotted a shiny object buried in the litter.
Koşu yaparken çürümüş yaprakların arasına gömülmüş parlak bir nesne gördüm.

More Sentences
litter f. yere çöp atmak
People who litter make me furious!
Yere çöp atan insanlar beni çileden çıkarıyor!

More Sentences
litter f. doğurmak (kedi vb)
Our dog Luna littered four healthy puppies.
Köpeğimiz Luna dört sağlıklı yavru doğurdu.

More Sentences
litter f. çöplüğe döndürmek
His office was littered with old books and magazines.
Ofisi eski kitap ve dergilerden çöplüğe dönmüştü.

More Sentences
Hayvancılık
litter i. altlık
We use the deep litter method in our chicken coop.
Tavuk kümesimizde derin altlık yöntemini kullanıyoruz.

More Sentences
Genel
litter i. dağınıklık
litter i. çerçöp
litter i. karışıklık
litter i. bir defada doğan yavrular
litter i. çöp
litter i. intizamsızlık
litter i. hayvanların altına serilen talaş
litter i. döküntü
litter i. sedye
litter i. teskere
litter i. süprüntü
litter i. kurtarma sepeti
litter i. kurtarma sedyesi
litter i. dağınıklık
litter i. düzensizlik
litter i. keşmekeş
litter f. hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot
litter f. talaş sermek
litter f. ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek
litter f. karıştırmak
litter f. birden çok yavru doğurmak
litter f. yavrulamak
litter f. darmadağın etmek
litter f. doğurmak
litter f. saçmak
litter f. dağıtmak
litter f. döküp saçmak
litter f. hayvanların altına saman veya kuru ot sermek
Hayvancılık
litter i. yataklık ot
Ormancılık
litter i. ölü örtü
Çevre
litter i. süprüntü
Askeri
litter i. hasta teskeresi
litter i. sedye

"litter" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 103 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
litter bag i. çöp torbası
cat litter i. kedi kumu
litter bearer i. çöpçü
litter-lout i. yerlere çöp atan kimse
litter basket i. çöp kutusu
litter-basket i. çöp bidonu
litter bin i. çöp kutusu
litter basket i. çöp bidonu
litter tray i. kedi kumluğu
litter box i. (özellikle kedinin) kum kabı
litter pan i. kedi kumluğu
litter box i. kedi kumluğu
litter pan i. (özellikle kedinin) kum kabı
litter tray i. (özellikle kedinin) kum kabı
litter-free beach i. çöpsüz/çöp atılmamış kumsal/plaj
litter-bearer i. sedyeci
litter bearer i. sedyeci
litter box i. kedi kumu kabı
litter pan i. kedi kumu kabı
litter tray i. kedi kumu kabı
clumping cat litter i. topaklaşan kedi kumu
clumping cat litter i. topaklanan kedi kumu
dropping litter i. yere çöp atma
throwing litter i. yere çöp atılması
throwing litter i. yere çöp atma
kitty litter i. kedi kumu
kitty litter i. ev kedilerinin tuvalet için kullandığı kum
litter box i. tuvalet kabı
horse-litter i. at vagonu
horse-litter i. iki atın arasına yerleştirilen taşıma vagonu
litter up f. karmakarışık etmek
litter down f. talaş sermek
give birth to a litter f. yavrulamak
drop litter f. çöp atmak
leave litter f. çöp bırakmak
change the cat's litter f. kedinin kumunu değiştirmek
throw litter f. yere çöp atmak
not litter f. yerlere çöp atmamak
throw a litter f. (kedi, köpek) yavrulamak
Öbek Fiiller
litter something around f. ortalığa saçmak
litter something about f. ortalığa saçmak
litter (something or some place) up f. (bir şeyi/bir yeri) darmadağın etmek
litter (something or some place) up f. (bir şeyi/bir yeri) karmakarışık etmek
litter (something or some place) up f. (bir şeyi/bir yeri) dağıtmak
litter about f. ortalığa saçmak
İfadeler
don't litter expr. çöp atmayın
Konuşma Dili
runt of the litter i. ailede en küçük çocuk
runt of the litter i. ailenin en küçük çocuğu
runt of the litter i. tekne kazıntısı
Deyim
runt of the litter i. bir batında doğan yavruların en küçüğü
pick of the litter i. grubun en iyisi
pick of the litter i. bir topluluğun en iyisi
pick of the litter i. olanların/eldekilerin en iyisi
runt of the litter i. ailenin en küçüğü
runt of the litter i. ailenin en küçük çocuğu
Konuşma
it is forbidden to litter expr. yere çöp atmayın
it is forbidden to litter expr. yerlere çöp atmak yasaktır
it is forbidden to litter expr. yerlere çöp atmayın
it is forbidden to litter expr. yere çöp atmak yasaktır
do not litter expr. yerlere çöp atmayın
do not litter expr. yerlere çöp atmayınız
do not litter expr. yere çöp atmayınız
do not litter expr. çöplerinizi yere atmayınız
do not litter expr. yere çöp atmayın
do not litter expr. çöplerinizi yere atmayın
do not litter expr. çöpleri yere atmayınız
do not litter expr. çöp atma
do not litter expr. yerlere çöp atmayın
do not litter expr. yerlere çöp atma
do not litter expr. yerlere çöp atmayınız
you mustn't drop litter expr. çöplerini atma
Teknik
cat litter production i. kedi kumu üretimi
Medikal
decontaminable litter i. dekontamine edilebilen atık
Veterinerlik
litter size i. batın büyüklüğü
litter size i. bir hayvanın bir batında doğurduğu yavruların tümü
Kimya
litter decomposition i. ölü örtü ayrışması
Gökbilim
space litter i. uzay çöpü
Ormancılık
leaf litter i. ölü örtü
tree litter i. ölü örtü dökümü
soil litter i. ölü örtü
plant litter i. ölü örtü
plant litter i. ölü örtü dökümü
soil litter i. ölü örtü dökümü
leaf litter i. ölü örtü dökümü
tree litter i. ölü örtü
litter layer i. ölü örtü tabakası
litter layer i. çürüntü tabakası
Sosyal Bilimler
litter pick walk i. çevre temizliği yürüyüşü
Çevre
marine litter i. denizel çöp
marine litter i. deniz çöpü
marine litter i. denizlerdeki çöpler
cigarette litter i. sigara izmariti
cigarette litter i. sigara çöpü
cigarette litter i. sigara izmariti çöpü
plastic litter i. plastik atık
plant litter i. ölü bitki örtüsü
Askeri
wheeled litter i. tekerlekli hasta sedyesi
litter bearer i. sedyeci er
litter patient i. sedyelik hasta
litter relay point i. sedye aktarma noktası
litter bearer i. sedye taşıyıcısı
Spor
kitty litter i. (araba yarışında) parkurdan çıkan araçları yavaşlatmak için kullanılan çakıl dökülmüş geniş alan
Fotoğrafçılık
color litter i. ışık etkilerini kontrol etmek için kullanılan renkli cam perde