| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | lunacy i. | delilik | ||
|
The idea of flying to the moon was once considered lunacy. Aya uçma fikri bir zamanlar delilik olarak görülüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lunacy i. | akıl hastalığı | ||
|
He was confined to an asylum due to his severe lunacy. Şiddetli akıl hastalığı yüzünden adamı bir akıl hastanesine kapattılar. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | lunacy i. | akıl hastalığı | ||
|
He was confined to an asylum due to his severe lunacy. Şiddetli akıl hastalığı yüzünden adamı bir akıl hastanesine kapattılar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lunacy i. | kaçıklık | ||
| Genel | lunacy i. | çılgınlık | ||
| Genel | lunacy i. | ahmaklık | ||
| Genel | lunacy i. | cinnet | ||
| Genel | lunacy i. | divanelik | ||
| Genel | lunacy N. | akıl dışılık | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | lunacy i. | akli dengenin bulunmaması | ||
| Hukuk | lunacy i. | akıl sağlığının yerinde olmaması | ||
| Hukuk | lunacy i. | cinnet hali | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | lunacy i. | akil hastalığı | ||