maneuvered - Türkçe İngilizce Sözlük

maneuvered

maneuvered — Definition

Anlamı ve Tanımı:
manevra yapmak
Okunuş (IPA):
(AmE /məˈnuːvər/ – BrE /məˈnjuːvə/)
Terim Türü:
İsim/Fiil: maneuver (maneuvers – maneuvered – maneuvering)
Stratejik hareket veya yön değiştirmeyi tanımlayan sözcüktür. Fransızca manœuvre sözcüğünden İngilizceye geçmiştir. Askerî, sportif ve politik bağlamlarda taktiksel hamleleri ifade eder.
Eş Anlamlılar:
tactic, maneuvering
Zıt Anlamlılar:
rigidity

"maneuvered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
maneuver i. manevra
What he intended was a genuinely high-risk maneuver.
Niyet ettiği şey gerçekten yüksek riskli bir manevraydı.

More Sentences
Genel
maneuver i. manevra
What he intended was a genuinely high-risk maneuver.
Niyet ettiği şey gerçekten yüksek riskli bir manevraydı.

More Sentences
Teknik
maneuver i. manevra
What he intended was a genuinely high-risk maneuver.
Niyet ettiği şey gerçekten yüksek riskli bir manevraydı.

More Sentences
Otomotiv
maneuver i. manevra
What he intended was a genuinely high-risk maneuver.
Niyet ettiği şey gerçekten yüksek riskli bir manevraydı.

More Sentences
Askeri
maneuver i. manevra
What he intended was a genuinely high-risk maneuver.
Niyet ettiği şey gerçekten yüksek riskli bir manevraydı.

More Sentences
Genel
maneuver i. hile
maneuver i. önlem
maneuver i. tedbir
maneuver i. dolap
maneuver i. dalavere
maneuver f. birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için)
maneuver f. manevra yaparak belirli bir yere getirmek
maneuver f. önlem almak
maneuver f. birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek
maneuver f. dolap çevirmek
maneuver f. manevra yapmak
maneuver f. hile yapmak
maneuver f. yol göstermek
maneuver f. idare etmek
maneuver f. yönetmek
maneuver f. (bir şeyi) belirli bir konuma dikkatlice ve güçlükle getirmek
Siyasal
maneuver i. savaş hilesi
maneuver i. tuzak
maneuver i. taktik manevra
Teknik
maneuver f. manevra yapmak
Askeri
maneuver i. tatbikat
maneuver f. tatbikat düzenlemek

"maneuvered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
valsalva's maneuver i. valsalva manevrası
maneuver switch i. manevra anahtarı
room for maneuver i. manevra alanı
Öbek Fiiller
maneuver someone into something f. birini bir şey yapması için kandırmak
maneuver someone into something f. birine bir şeyi yaptırmak/kabullendirmek
maneuver someone out of something f. (hile/kandırarak) birini bir şeyi yapmaktan caydırmak
maneuver for something f. bir hedefe/amaca göre davranmak
maneuver into f. hileyle/dalavereyle/kandırarak yaptırmak
maneuver out of f. (hileyle/kandırarak) yapmaktan caydırmak
maneuver for f. için manevra yapmak
maneuver for f. için plan yapmak
maneuver into f. -i yaptırmak/kabullendirmek
maneuver for (something) f. (bir şeyin) yolunu bulmaya çalışmak
maneuver out of f. hileyle (bir şeyden) etmek
maneuver for f. '-in yolunu bulmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için hile yapmak
maneuver for f. için hile yapmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birine) hileyle (bir şey) yaptırmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için plan yapmak
maneuver for f. için taktik yapmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için taktik yapmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birini) kandırarak (bir şey) yaptırmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için manevra yapmak
maneuver for f. (bir hedefe/amaca) göre davranmak
maneuver (one) out of (something) f. (birini) hileyle/kandırarak (bir şeyi) yapmaktan caydırmak
maneuver (one) out of (something) f. (birini) hileyle (bir şeyden) etmek
maneuver into f. yapması için kandırmak
maneuver (one) into (doing something) f. (birine) dalavereyle (bir şey) yaptırmak
maneuver for (something) f. (bir şey) için bir yol bulmaya çalışmak
maneuver for f. için bir yol bulmak
Konuşma Dili
room to maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
room to maneuver i. değişiklik yapmak için alan
room for maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
room to maneuver i. değişiklik yapacak alan
room for maneuver i. manevra alanı
room for maneuver i. değişiklik yapacak alan
room for maneuver i. değişiklik yapmak için alan
room to maneuver i. manevra alanı
room to maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
room for maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
Deyim
freedom of maneuver i. kımıldayacak alan
freedom of maneuver i. değişiklik yapacak yer/zaman
freedom of maneuver i. değişiklik yapma olanağı/imkanı
freedom of maneuver i. hareket özgürlüğü
freedom of maneuver i. değişiklik yapacak alan
Siyasal
tactical maneuver i. taktik manevra
tactical maneuver i. tuzak
tactical maneuver i. savaş hilesi
preemptive maneuver i. başkasının hamlesine karşı yapılan ön hamle
Havacılık
airplane maneuver i. uçak manevrası
airplane maneuver i. manevra
Medikal
valsalva maneuver i. valsalva manevrası
pringle maneuver i. pringle manevrası
hoguet maneuver i. hoguet manevrası
prentiss maneuver i. prentiss manevrası
crede’s maneuver i. crede manevrası
kocher maneuver i. kocher manevrası
vital capacity maneuver i. vital kapasite manevrası
alveolar recruitment maneuver i. alveoler açma manevrası
airway maneuver i. havayolu açıklığını sağlama
avoiding valsalva maneuver i. valsalva manevrasından kaçınma
muller's maneuver i. müller manevrası
epley maneuver i. epley manevrası
canalith repositioning maneuver i. kanalit repozisyon manevrası
canalith repositioning maneuver i. kanalit yer değiştirme manevrası
heimlich maneuver i. heimlich manevrası
heimlich maneuver i. boğulan kişinin soluk borusundaki yiyecek gibi nesneyi çıkarmak için kullanılan bir acil müdahale tekniği
Psikoloji
doll's eye maneuver i. bebek gözü manevrası
Askeri
artillery maneuver area i. topçu manevra bölgesi
air maneuver i. hava manevrası
field maneuver i. kara manevrası
nuclear weapon maneuver i. nükleer silah manevrası
nuclear weapon maneuver i. nükleer operasyonel hazırlıkla doğrudan ilgili olmayan işlem
scheme of maneuver i. manevra planı
scheme of maneuver i. askeri düzene girmiş birliklerin komutanın amacına nasıl ulaşacaklarını açıklayan plan
Star Wars
holdo maneuver i. holdo manevrası