naturally - Türkçe İngilizce Sözlük

naturally

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

naturally — Definition

Anlamı ve Tanımı:
doğal olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈnætʃərəli/ – BrE /ˈnætʃərəli/)
Terim Türü:
Zarf
Zorlamasız veya beklenen biçimde gerçekleşmeyi anlatan zarftır. Natural kökünden gelmektedir. Açıklayıcı anlatılarda nedensellik ve beklenti uyumunu belirtir.
Eş Anlamlılar:
instinctively, of course
Zıt Anlamlılar:
artificially

"naturally" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
naturally zf. doğal olarak
Naturally, after hearing her lies, I didn't contact her.
Yalanlarını duyduktan sonra doğal olarak onunla iletişime geçmedim.

More Sentences
naturally zf. elbette
Do you think it is a good idea to try it?' 'Naturally.'
Sizce bunu denemek iyi bir fikir mi?" "Elbette."

More Sentences
Genel
naturally zf. elbette
Do you think it is a good idea to try it?' 'Naturally.'
Sizce bunu denemek iyi bir fikir mi?" "Elbette."

More Sentences
naturally zf. haliyle
Naturally, the all-important question is; what future does Kosovo have within Yugoslavia?
Hâliyle en önemli soru şudur; Kosova'nın Yugoslavya içinde nasıl bir geleceği olacaktır?

More Sentences
naturally zf. doğal bir biçimde
Try to smile naturally when you shake hands with him.
Onunla tokalaşırken doğal bir biçimde gülümsemeye çalışın.

More Sentences
naturally zf. doğuştan
She is a naturally born singer and musician.
Doğuştan bir şarkıcı ve müzisyendir.

More Sentences
naturally zf. kendiliğinden
The rest follows naturally.
Gerisi kendiliğinden gelir.

More Sentences
naturally zf. tabii
naturally zf. şüphesiz
naturally zf. kuşkusuz
naturally zf. doğal şekilde
naturally zf. doğallıkla
naturally zf. bittabi
naturally zf. yöreye özgü bir şekilde
naturally zf. kolayca
naturally zf. tabii olarak

"naturally" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
naturally occurring events i. doğal olarak oluşan olaylar
take something naturally f. doğal karşılamak
naturally seasoned s. doğal kurutulmuş
Deyim
come naturally to someone f. kolay/doğal gelmek
do what comes naturally f. sevişmek
do what comes naturally f. seks yapmak
do what comes naturally f. cinsel ilişkiye girmek
come naturally (to somebody/something) f. (birine/bir şeye) doğal gelmek
come easily, naturally to somebody f. biri için çaba gerektiren bir iş olmamak
come easily, naturally to somebody f. birine kolay gelmek
come easily, naturally to somebody f. biri için doğal bir şey olmak
come naturally (to somebody/something) f. (biri/bir şey) için çok kolay olmak
come naturally f. kolay/doğal gelmek
come easily, naturally to somebody f. biri için çok kolay/basit olmak
come easily, naturally to somebody f. biri için tereyağından kıl çeker gibi olmak
come naturally (to somebody/something) f. (birine/bir şeye) kolay gelmek
Konuşma
I am naturally curious expr. ben doğuştan meraklıyım
it used to come so naturally expr. eskiden kendiliğinden olurdu
Teknik
naturally bonded moulding sand i. doğal bağlı kalıp kumu
naturally aspirated engine i. atmosferik motor
Otomotiv
naturally aspirated engine i. doğal emişli motor
Gıda
naturally dried i. tabii olarak kurutulmuş
Biyoloji
naturally-bred s. doğal biçimde çiftleştirilmiş
naturally-bred s. doğal yetiştirilmiş
Ormancılık
naturally regenerated forests i. doğal gençleşmiş ormanlar
Çevre
naturally occurring radioactive material i. tabiattaki radyoaktif malzeme
Jeoloji
naturally occurring crystalline solids i. doğal yolla oluşan kristal yapılı katılar
naturally occurring s. doğal oluşumlu
Argo
do what comes naturally f. malum şeyi yapmak
do what comes naturally f. işi pişirmek
do what comes naturally f. seks yapmak
do what comes naturally f. sevişmek
do what comes naturally f. mercimeği fırına vermek