haliyle - Türkçe İngilizce Sözlük

haliyle

"haliyle" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
haliyle naturally zf.
Naturally, the all-important question is; what future does Kosovo have within Yugoslavia?
Hâliyle en önemli soru şudur; Kosova'nın Yugoslavya içinde nasıl bir geleceği olacaktır?

More Sentences
Deyim
haliyle of course zf.
Of course, the usefulness of generic drugs has already been demonstrated.
Haliyle jenerik ilaçların faydası zaten kanıtlanmıştır.

More Sentences
Genel
haliyle at that zf.
haliyle consequently zf.
haliyle therefore zf.
haliyle at ed.
Argo
haliyle natch zf.
haliyle of coz expr.

"haliyle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dilin yazılı metinlerde kullanıldığı haliyle durumu veya niteliği textuality i.
taze veya ilk haliyle kalmak preserve f.
en açık haliyle gösterilmiş graphical s.
haliyle hatta at that zf.
olduğu haliyle as are zf.
şimdiki haliyle as are zf.
mevcut haliyle as are zf.
her haliyle in all aspects zf.
her haliyle in all extents zf.
haliyle de therefore zf.
en katı haliyle in its strictest form zf.
en katı haliyle in its most rigid form zf.
kısaltılmış haliyle digestedly zf.
gebe haliyle pregnantly zf.
bodur haliyle stockily zf.
İfadeler
mevcut haliyle as it stands expr.
bu haliyle as is expr.
en basit haliyle at its simplest expr.
olduğu haliyle for what it is expr.
Konuşma Dili
şu anki haliyle as we know it expr.
bu haliyle as such expr.
şu haliyle as it is expr.
her haliyle (bir şey) quite the little (something) expr.
Deyim
en yalın haliyle gerçek the straight goods i.
doğadaki haliyle in a state of nature expr.
orijinal haliyle come stà expr.
yazıldığı ve bestelendiği haliyle come stà expr.
geleneksel haliyle with a capital (some letter) expr.
Konuşma
(iki şeyi karşılaştırırken) her haliyle çok daha iyi that beats something all to pieces expr.
(iki şeyi karşılaştırırken) her haliyle çok daha iyi that beats all to pieces expr.
Ticaret/Ekonomi
varlığın nakit eşdeğeri yerine mevcut haliyle ödeme yapılması uygulamasına dönüş resumption i.
şimdiki haliyle as is expr.
Sanayi
doğal haliyle 55° ile 65° c arasında, saf haliyle 79° c'de eriyen madensel bir parafin mumu hatchettite i.
doğal haliyle 55° ile 65° c arasında, saf haliyle 79° c'de eriyen madensel bir parafin mumu mineral tallow i.
doğal haliyle 55° ile 65° c arasında, saf haliyle 79° c'de eriyen madensel bir parafin mumu hatchettine i.
İnşaat
duvar, yol gibi yapıların inşasında doğal haliyle kullanılmış taş fieldstone i.
Otomotiv
olduğu haliyle satılık kullanılmış araç as-is used car i.
Psikoloji
uykudan önceki ara bilinç haliyle ilgili hypnogogic s.
uyanmadan önceki yarı bilinçlilik haliyle ilgili hypnopompic s.
Kimya
sarı kristalli haliyle bilinen tatsız kokusuz bir element sulfur i.
sarı kristalli haliyle bilinen tatsız kokusuz bir element sulphur i.
Botanik
(bitkilerin) aktif büyüme haliyle ilgili nondormant s.
Dilbilim
geçişsiz fiilin gramer haliyle ilgili absolutive i.
cümlenin birkaç parçasının aynı isim haliyle veya çekim ekiyle bittiği figür homoioptoton i.
ortaç haliyle kullanmak participialize f.
ortaç haliyle kullanmak participialise f.
ismin -den haliyle ilgili ablatival s.
ismin yalın haliyle ilgili nominatival s.
bir dilin bilinen en eski yazılarının yazıldığı haliyle ilgili old s.
fincede ismin eylemi gerçekleştirmek için kullanılanları bildiren haliyle ilgili instructive s.
yönelme haliyle ilgili directive s.
ismin yalın haliyle ilgili olarak nominatively zf.
ortaç haliyle participially zf.
Jeoloji
saf haliyle donma sıcaklığında buz benzeri kristaller oluşturan glacial s.
Matbaa
tıraşlanmamış haliyle 14 cm'ye 48 cm ölçülerine sahip bir kitap boyutu demy octavo i.
(genellikle britanya'da) tıraşlanmamış haliyle 22 cm'ye 28 cm ölçülerine sahip bir kitap boyutu demy quarto i.
(genellikle britanya'da) tıraşlanmamış haliyle 22 cm'ye 28 cm ölçülerine sahip bir kitap boyutu demy i.
tıraşlanmamış haliyle 14 cm'ye 48 cm ölçülerine sahip bir kitap boyutu demy i.
Modern Argo
kendini cinsiyet değiştirmiş haliyle düşündüğünde cinsel açıdan tahrik olan kimse agamp (autogyneandromorphophilia) i.