old - Türkçe İngilizce Sözlük

old

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

old — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eski, yaşlı
Okunuş (IPA):
(AmE /oʊld/ – BrE /əʊld/)
Terim Türü:
Sıfat
Uzun süredir var olan ya da ileri yaşta olma durumunu tanımlayan sözcüktür. Eski İngilizce eald kökünden günümüze ulaşmıştır. Zaman, deneyim ve geçmiş bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
aged
Zıt Anlamlılar:
young, new

"old" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 85 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
old s. eskimiş
It may be fairly old.
Oldukça eskimiş olabilir.

More Sentences
old s. eski
Mr. Foster still uses his old car.
Bay Foster hala eski arabasını kullanıyor.

More Sentences
old s. yaşlı
This in our Parliament and in the life of our old continent and of our European Union is a very important moment.
Parlamentomuzda ve yaşlı kıtamızın ve Avrupa Birliğimizin yaşamında bu çok önemli bir andır.

More Sentences
old s. büyük
If your child is old enough, explain the budget.
Çocuğunuz yeterince büyükse, bütçeyi açıklayın.

More Sentences
old s. ihtiyar
My grandfather is not a grumpy old man.
Büyükbabam, huysuz bir ihtiyar değildir.

More Sentences
old s. kıdemli
Genel
old s. ezeli
The two teams are old rivals.
Bu iki takım ezeli rakiplerdir.

More Sentences
old s. büyük
If your child is old enough, explain the budget.
Çocuğunuz yeterince büyükse, bütçeyi açıklayın.

More Sentences
old s. ihtiyar
My grandfather is not a grumpy old man.
Büyükbabam, huysuz bir ihtiyar değildir.

More Sentences
old s. bayat
The bread is old.
Ekmek bayat.

More Sentences
old s. yaşlı
This in our Parliament and in the life of our old continent and of our European Union is a very important moment.
Parlamentomuzda ve yaşlı kıtamızın ve Avrupa Birliğimizin yaşamında bu çok önemli bir andır.

More Sentences
old s. eski
Mr. Foster still uses his old car.
Bay Foster hala eski arabasını kullanıyor.

More Sentences
old s. olgun
You're old enough to know better.
Doğru karar verecek kadar olgunsun.

More Sentences
old s. belirli bir yaşta
As far as I know, Jane is 20 years old.
Bildiğim kadarıyla Jane 20 yaşında.

More Sentences
old s. antik
He came across this old coin in an antique shop.
Bu antik paraya bir antikacı dükkanında rastladı.

More Sentences
Biyokimya
old s. yaşlı
This in our Parliament and in the life of our old continent and of our European Union is a very important moment.
Parlamentomuzda ve yaşlı kıtamızın ve Avrupa Birliğimizin yaşamında bu çok önemli bir andır.

More Sentences
Genel
old i. eski zamanlar
old i. belirli bir yaştaki kimse
old i. yaşlılar
old i. yaşlı bir şey
old i. belirli yaştaki hayvan
old i. belirli yaş grubundaki hayvan
old f. ihtiyarlamak
old s. eskiden kalma
old s. koca
old s. kebir
old s. önceki
old s. yıllanmış
old s. tecrübeli
old s. harika
old s. yaşını başını almış
old s. pişkin
old s. kartaloz
old s. deneyimli
old s. kart
old s. kartaloş
old s. modası geçmiş
old s. müstamel
old s. köhne
old s. kıdemli
old s. yaşının getirdiği bilgeliğe sahip
old s. belirli süre boyunca yaşamış olan
old s. yıpranmış
old s. uzun süredir bilinen
old s. uzun süredir tanınan
old s. eski bir zamana ait
old s. eski bir zaman olan
old s. iki veya daha fazla şeyin ilki olan
old s. modası geçmiş
old s. sevgi veya yakınlık belirten bir kelime
old s. yetenekli
old s. sertleştirilmiş
old s. güncelliğini yitirmiş
old s. kökeni eskiye dayanan
old s. yaşı ilerlemiş görünen
old s. (renk) donuk
old s. mükemmel
old s. uzun süredir devam eden
old s. kronik
old s. (tatil) eski tarihte kutlanan
old s. geçmişten gelen
old s. yıllar içinde ün kazanmış
old s. normal yaşam süresinin sonuna yaklaşan
old s. yaşının fiziksel özelliklerini gösteren
old s. artık kullanılmayan
old s. bir kenara atılmış
old s. ıskartaya çıkmış
old s. (renk) grimsi
old s. yorucu
old s. uzun zamandır bilinen
old s. uzun zamandır kullanılan
old s. tanıdık
old zf. antik bir şekilde
old zf. tarihi bir şekilde
Sanayi
old s. (bozulabilir madde) son kullanma tarihi yaklaşmış
old s. (bozulabilir madde) son kullanma tarihi geçmiş
Tarım
old s. (mahsul) geç hasat edilmiş
Edebiyat
old s. aynı isimli iki veya daha fazla şeyin daha eskisi olan
Dilbilim
old s. bir dilin bilinen en eski yazılarının yazıldığı haliyle ilgili
Dini
old s. şeytan için kullanılan esprili bir isim
Coğrafya
old s. (nehir) akışı yavaşlamış
old s. daha eski bir coğrafi oluşum niteliğinde
old s. (topografya) taban seviyesine doğru yaklaşmış
Jeoloji
old s. (yeryüzü şekli) düzleşmiş ve alçalmış
Osmanlıca
old s. resis

"old" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
old age i. yaşlılık
grow old f. yaşlanmak
become old f. eskimek
Genel
old cat i. cadı
old man i. ihtiyar
old woman i. kocakarı
old friend i. kadim dost
old maid i. yaşlı kız
old goods i. eskiler
old age psychosis i. yaşlılık psikozu
old age i. kocalık
old harry i. şeytan
old hand i. eski kurt
old lady i.
the old country i. göçmenin anayurdu
old hand i. deneyimli kimse
old and ruined mansion i. berhane
nursing of old persons at home i. evde yaşlı bakım
old people’s home i. huzurevi
old world i. eski dünya
the old i. eskiler
old man i. patron
old maid i. kız kurusu
old people’s home i. yaşlılar yurdu
old age pensions i. yaşılık aylıkları
old style i. eski usul
old people's home i. fakirhane
old turkish hospital i. bimarhane
old church slavonic i. slavonca
old pensions i. yaşlılık aylıkları
the old world i. eski dünya
old salt i. tecrübeli denizci
old woman i. yaşlı
old generation i. eski nesil
old hand i. kurt
old hand i. üstat
old fogey i. eski kafalı kimse
ottoman old people’s home i. düşkünler yurdu
old age pension i. emeklilik maaşı
old rose i. gül kurusu
old turkish hospital i. bimaristan
ninety years old i. doksanlık
old stager i. eski toprak
old age asylum i. huzurevi
old persons i. yaşlılar
good old i. canım
the old testament i. ahdiatik
old world i. avrupa, asya ve afrika
the old testament i. eski ahit
old cat i. cadaloz
old gold i. donuk sarı
old turkic inscriptions i. eski türk yazıtları
old timer i. demirbaş
old age population i. yaşlı nüfus
old age problems i. yaşlılık sorunları
old bird i. deneyimli kimse
old man i.
old horse i. düldül
nursing and rehabilitation center for old persons i. yaşlı bakım ve rehabilitasyon kurumu
old age pensions i. yaşlılık aylıkları
old age pension i. emekli aylığı
a dealer in old stamps i. eski pul satıcısı
old turkic inscriptions i. eski türk yazıtlar
policy for old persons i. yaşlılar politikası
hospital for old persons i. yaşlılara yardım evi
the same old thing i. eski hamam eski tas
old maid i. evlenmemiş yaşlı kız
the old man i. baba
old salt i. deniz kurdu
old timer i. yaşlı adam
old man i. koca
old man i. baba
old car i. hurda
nursing of old and ill persons i. yaşlı hasta bakımı
old standby i. eskiden beri kullanılıp popüler olan şey
types of old age i. yaşlanma türleri
old hand i. deneyimli kişi
old fogey i. tutucu kimse
a special old turkish horseman competition with javelin i. cirit
old glory i. amerikan bayrağı
old people's home i. bakımyurdu
old fogy i. eski kafalı kimse
old hand i. tecrübeli
the grand old party i. abd cumhuriyetçi parti
old timer i. kıdemli kimse
old fogy i. tutucu kimse
old hand i. tecrübeli kimse
old nick i. şeytan
old man i. babalık
old glory i. abd bayrağı
the old dragon i. şeytan
sly old fox i. kurnaz
old stager i. gedikli
good old i. güzelim
types of old age i. yaşlılık halleri
old customs i. eski adetler
getting old i. ihtiyarlama
old fashionedness i. eski moda
old woman i. ihtiyar
old materials i. bozuntu
an old flame i. göz ağrısı
old scratch i. şeytan
old man i. ihtiyar adam
old master i. üstat
days old i. günlük
old man i. yaşlı
old customs i. eski gelenekler
old age psychology i. yaşlılık psikolojisi
old flame i. eski sevgili
nursing and rehabilitation center for old persons i. yaşlı bakım yurdu
old age pension i. sosyal sigorta aylığı
old age risk i. yaşlılık riskleri
old harry i. iblis
old maid i. evlenmemiş yaşlı kadın
old hand i. usta
old age pension i. yaşlılık aylığı
old cock i. ahbap
old age in literature i. edebiyatta yaşlılık
good old times i. özlem duyulan eski güzel günler
old glory i. abd'nin bayrağı
social contribution for old persons i. yaşlı hizmetleri
flat for old persons i. yaşlı apartmanları
old turkic languages i. eski türk dilleri
old age i. ihtiyarlık
the old enemy i. şeytan
old age i. yaşlılık dönemi
old seadog i. deniz kurdu
becoming old i. eskime
a famous flower shop in old istanbul of ottoman empire i. sabuncakis
old china hands i. çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar
old clothes shop i. eskici dükkanı
old money i. eski para
old people's home i. yaşlılar evi
old and battered looking i. eski püskü
old or first love i. ilk göz ağrısı
old turkic language i. eski türk dili
old age assistance i. yaşlılık yardımı
old people i. yaşlı insanlar
old growth i. balta girmemiş
old growth i. bakir ormanlık alan
old growth i. bakir
old buildings i. yaşlı binalar
old building i. eski bina
old turkish i. eski türkçe
old rival i. ezeli rakip
wise old man i. ak sakallı dede
new tricks to old dogs i. eski köye yeni adet
good old son-of-a-gun i. eski toprak
information-center for old persons i. yaşlı danışma merkezleri
old school i. modası geçmiş yöntem