as is - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

as is

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"as is" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Phrases
as is expr. bu şekliyle
as is expr. bu haliyle
as is expr. gibi
as is expr. hiçbir değişiklik yapmadan
as is expr. olduğu gibi
as is expr. şimdiki durumuyla
as is expr. tıpkı
Trade/Economic
as is s. olduğu gibi
as is expr. şimdiki haliyle

"as is" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 195 sonuç

İngilizce Türkçe
General
approve as it is f. aynen onamak
dress as if it is summer f. baharı başına vurmak
accept as is f. olduğu gibi kabul etmek
straighten up and do as one is supposed to do f. yola gelmek
make (someone) straighten up and do as he is supposed to do f. yola getirmek
as is evident from its name f. adından anlaşılmak
a is to b as c is to d i. analojik ilişki kuran kalıp
a is to b as c is to d i. c ile d'nin ilişkisi, a ile b'nin ilişkisi gibi
as sure as eggs is eggs s. yüzde yüz
as is the custom zf. adet olduğu üzere
as it is said zf. söylenildiği gibi
as it is zf. bu durumda
as is due zf. gereği gibi
such as it is zf. her nasılsa
as it is zf. aynıyla
as is seen from zf. -den görüldüğü gibi
as it is understood zf. anlaşılacağı gibi
as it is understood zf. anlaşıldığı üzere
as it is understood zf. anlaşılacağı üzere
as far as someone is concerned zf. -e göre
as it is expected zf. beklendiği üzere
as it is expected zf. beklendiği üzre
as it is expected zf. beklendiği gibi
as is required zf. gerektiği gibi
as is the case with zf. -de olduğu gibi
Phrases
the governments on whose behalf the present agreement is signed, hereinafter referred to as the "Participating States" i. adlarına bu sözleşmenin imzalandığı hükümetler bundan sonra "katılımcı devletler" olarak anılacaktır
as it is seen i. anlaşılacağı gibi
as much as (one's) life is worth zf. çok/aşırı riskli/tehlikeli can alıcı önemde
as much as (one's) life is worth zf. can alacak kadar
as much as (one's) life is worth zf. canına kastedecek kadar
as much as (one's) life is worth zf. donduracak kadar soğuk
as much as (one's) life is worth zf. canını verecek kadar
is as below expr. aşağıdaki şekildedir
as it is seen expr. anlaşılacağı üzere
as it is seen expr. anlaşıldığı üzere
as it is explained in detail expr. ayrıntılı olarak açıklandığı üzere
as is evident from its name expr. adından anlaşılacağı üzere
as is known expr. bilindiği üzere
as is known expr. bilindiği gibi
as it is expr. bu şekliyle
as far as is known expr. bilindiği kadarıyla
as is often the case expr. çoğu zaman olduğu gibi
as the phrase is expr. deyim yerindeyse
as it is (has been) mentioned earlier/before expr. daha önceden bahsedildiği üzere
nothing is as it seems expr. hiçbir şey göründüğü gibi değildir
nothing is as it appears expr. hiçbir şey göründüğü gibi değildir
such as it is expr. hiç bir anlamı/değeri olmamasına rağmen
as it is in real life expr. gerçekte olduğu gibi
nothing is so firmly believed as what we least know expr. en çok inandığımız şeyler, en az bildiklerimizdir
as is seen expr. görüldüğü gibi
as it is seen expr. görüldüğü üzere
as is known to all expr. herkesçe bilindiği üzere
as it is in real life expr. gerçek hayatta olduğu gibi
as is seen expr. görüldüğü üzere
as is known to all expr. herkesçe bilindiği gibi
as it is well known expr. iyi bilindiği üzere
as it is well known expr. iyi bilindiği gibi
as sure as two and two is four expr. iki kere iki dört eder gibi
use as is expr. olduğu gibi kullan
is defined as expr. olarak tanımlanır
as far as the money is concerned expr. konu para olunca
such as it is expr. kötü veya değersiz olmakla beraber
as-is and to-be expr. mevcut durum ve olması gereken durum
as it is seen in the figure expr. şekilde görüldüğü üzere
as it is shown in the figure expr. şekilde gösterildiği üzere
as (it is) now expr. şimdiki gibi
as it is now expr. şimdi olduğu gibi
as is now expr. şimdi olduğu gibi
is as below expr. şu şekildedir
such as it is expr. pek değeri olmasa da
as the phrase is expr. tabiri caizse
as is also understood from expr. -den de anlaşıldığı üzere
as is also understood from expr. -den de anlaşılacağı üzere
as it is expr. zaten
as is also understood from expr. -den de anlaşılacağı gibi
as is also understood from expr. -den de anlaşıldığı gibi
so far as (someone or something) is concerned expr. (birine/bir şeye) ilişkin olarak
so far as (someone or something) is concerned expr. (birine/bir şeye) gelince
so far as (someone or something) is concerned expr. (biri/bir şey) hususunda
so far as (someone or something) is concerned expr. (biri/bir şey) ile ilgili olarak
so far as (someone or something) is concerned expr. (biri/bir şey) konusunda
so far as (someone or something) is concerned expr. (biri/bir şey) konusuna gelince
so far as (someone or something) is concerned expr. (birine/bir şeye) göre
so far as (someone or something) is concerned expr. (birinin) görüşüne göre
so far as (someone or something) is concerned expr. (birinin) fikrine göre
so far as (someone or something) is concerned expr. (birinin) kanaatince
so far as (someone or something) is concerned expr. (birinin) kanısına göre
like (or as if) it is going out of fashion (or style expr. büyük miktarlarda
like (or as if) it is going out of fashion (or style expr. sınırsızca
Proverb
as the twig is bent, so grows the tree ağaç yaşken eğilir
an hour of pain is as long as a day of pleasure bir saatlik acı bir günlük zevke bedeldir
enough is as good as a feast aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz
enough is as good as a feast kılık kıyafet ziyafettir
enough is as good as a feast elde bulunan nimete şükretmeli
enough is as good as a feast azı karar çoğu zarar
a nod is as good as a wink to a blind horse anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind horse arif olan anlar
a nod is as good as a wink to a blind horse arife tarif gerekmez
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaş iken eğilir
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaşken eğilir
handsome is as handsome does insanları dış görünüşlerine göre yargılamayın
pretty is as pretty does insanlar kıyafetiyle karşılanır fikirleriyle ağırlanır/uğurlanır
pretty is as pretty does insanları dış görünüşlerine göre yargılamayın
handsome is as handsome does insanlar kıyafetiyle karşılanır fikirleriyle ağırlanır/uğurlanır
nothing is given so freely as advice nasihat vermek kolaydır
enough is as good as a feast her şeyin fazlası zarar
devil is not so black as he is painted kimse söylendiği kadar kötü değildir
a miss is as good as a mile başarının kıl payıyla ya da büyük bir farkla kaçırılmasının önemi yoktur
a nod is as good as a wink to a blind man tereciye tere satma
a miss is as good as a mile kaybetme kaybetmedir
a nod is as good as a wink to a blind man sen giderken ben dönüyordum
a miss is as good as a mile önemli olan hatice değil neticedir
a nod is as good as a wink to a blind man senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var
a miss is as good as a mile kaybetmenin az farkla veya çok farkla olması fark etmez
a chain is only as strong as its weakest link zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür
a nod is as good as a wink to a blind man kör kör parmağım gözüne
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
nothing is so good for the inside of a man as the outside of a horse at yiğidin yoldaşıdır
nothing is so good for the inside of a man as the outside of a horse at binmek huzur verir/sakinleştirir
a nod is as good as a wink to a blind man anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind man arife tarif gerekmez
a nod is as good as a wink to a blind man arife tarif ne gerek
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
Colloquial
stupid is as stupid does expr. aptal aptallık yapandır
stupid is as stupid does expr. aptallık yapan aptaldır
all is as it should be expr. her şey yolundadır
so far as the money is concerned expr. konu para olunca
your guess is as good as mine expr. senden fazlasını bilmiyorum
Idioms
be (not) as black as (someone or something) is painted f. söylendiği/anlatıldığı/düşünüldüğü/adının çıktığı kadar kötü olmak (olmamak)
be as honest as the day is long f. çok dürüst olmak
be as black as one is painted f. düşünüldüğü kadar kötü biri olmak
be as black as one is painted f. söylendiği kadar kötü biri olmak
as black as (one) is painted i. anlatıldığı kadar kötü
black as (one) is painted i. anlatıldığı kadar kötü
a change is as good as a rest i. tebdili mekanda hayır vardır
happy as the day is long expr. aşırı/çok mutlu
as happy as the day is long expr. aşırı/çok mutlu
as broad as it is long expr. ayvaz kasap hep bir hesap
your guess is as good as mine expr. ben de senin kadar biliyorum
as merry as the day is long expr. çok neşeli
(as) black as (one) is painted expr. denildiği/anlatıldığı kadar kötü
as honest as the day is long expr. çok dürüst
as merry as the day is long expr. çok mutlu
your guess is as good as mine expr. hiç bilmiyorum
devil is not so black as he is painted expr. hiç kimse anlatıldığı kadar kötü değildir
not as green as one is cabbage looking expr. göründüğü kadar toy değil
not as green as one is cabbage looking expr. göründüğü kadar çaylak değil
not as green as one is cabbage looking expr. göründüğü kadar deneyimsiz değil
not as green as one is cabbage looking expr. göründüğü kadar acemi değil
a miss is as good as a mile expr. fırsat kaçtıktan sonra iyi veya kötü olması bir şeyi değiştirmez
sure as eggs is eggs expr. iki artı ikinin dört ettiği kadar
as broad as it is long expr. iki eşit seçenek arasında karar verememe durumu
sure as eggs is eggs expr. iki artı ikinin dört etmesi kadar kesin
sure as eggs is eggs expr. kesin
a man is as old as he feels expr. kişi hissettiği yaştadır
a neighbor's hen is as big as a goose expr. komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
your guess is as good as mine expr. senin bildiğini biliyorum
black as (one) is painted expr. söylendiği kadar kötü
sure as eggs is eggs expr. şüphe götürmez
as black as (one) is painted expr. söylendiği kadar kötü
change is as good as rest expr. tebdili mekanda hayır vardır
change is as good as a rest expr. tebdili mekanda hayır vardır
as if there is no tomorrow expr. yarın yokmuş gibi
as if there is no tomorrow expr. yarını düşünmeden (para harcamak vb)
as if there is no tomorrow expr. yarın olmayacakmış gibi
(as) clear as the sky is blue expr. apaçık ortada
(as) clear as the sky is blue expr. gün gibi ortada/açık
(as) clear as the sky is blue expr. tamamen aşikar
(as) clear as the sky is blue expr. bariz bir şekilde ortada
Speaking
your guess is as good as mine expr. aslında ikimiz de bir şey bilmiyoruz
it is as simple as that! expr. bu kadar basit!
there is no such thing as right and wrong expr. doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur
it is as you said expr. dediğiniz gibi
is there really such a thing as a perfect job? expr. gerçekten de mükemel iş diye bir şey var mı?
if it's as good as you say it is expr. eğer dediğin kadar iyiyse
is it as bad as it looks? expr. göründüğü kadar kötü mü?
everything is going as planned expr. her şey planlandığı gibi gidiyor
there is no such thing as a free meal/lunch expr. her şey karşılıklı
it is all in the air as yet expr. fol yok yumurta yok
there is no such thing as trust expr. güven diye bir şey yoktur
there is no such thing as miracles expr. mucize diye bir şey yoktur
as far as he is concerned expr. ona kalırsa
as far as he is concerned expr. ona sorarsan
as long as he is free expr. o özgür olduğu sürece
is there really such a thing as a perfect job? expr. mükemmel iş diye bir şey gerçekten var mı?
he is as good as his word expr. sözünün eridir
as far as someone is concerned expr. -nun bilmesi gerektiği kadarı ile
as far as someone is concerned expr. -nu ilgilendirdiği kadarı ile
as far as someone is concerned expr. -nun bildiği kadarıyla
Trade/Economic
as is where is expr. alıcının ürünü incelemesi ve tüm riskleri üzerine alarak satın alması durumu
Computer
leave as is expr. aynen bırak
send as is expr. olduğu gibi gönder
Automotive
as-is used car i. olduğu haliyle satılık kullanılmış araç