at - Türkçe İngilizce Sözlük

at

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

at — Definition

Anlamı ve Tanımı:
de/da, -de/-da, -e/-a (konum/zaman)
Okunuş (IPA):
(AmE /æt/ – BrE /æt/)
Terim Türü:
Edat
Belirli bir yer, nokta, hedef veya zamanı işaret eden temel edattır. Eski İngilizce æt kökünden gelmiştir ve İngilizcede konum/zaman kodlamasının çekirdek taşıdır

"at" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
at ed. saatinde
Children are less affected as they can sleep at different times of the day.
Çocuklar günün farklı saatlerinde uyuyabildikleri için daha az etkilenirler.

More Sentences
at ed. da
This also means that we must at the same time be prepared to act smartly.
Bu aynı zamanda akıllıca hareket etmeye hazır olmamız gerektiği anlamına da gelmektedir.

More Sentences
at ed. de
Life at this college is nothing like I expected.
Bu üniversitedeki hayat hiç de beklediğim gibi değil.

More Sentences
at ed. -de (ismin -de hali)
The concert will start at 9 pm.
Konser akşam 9'da başlayacak.

More Sentences
at ed. üzerine
These updates can be made either automatically or at the user's request.
Bu güncellemeler otomatik olarak veya kullanıcının isteği üzerine yapılabilir.

More Sentences
at ed. üzerine
These updates can be made either automatically or at the user's request.
Bu güncellemeler otomatik olarak veya kullanıcının isteği üzerine yapılabilir.

More Sentences
at ed. olduğunda
The truck driver said that he prefers driving at night.
Kamyon şoförü gece olduğunda araba kullanmayı tercih ettiğini söyledi.

More Sentences
at ed. -e
The marketing for the product is aimed at young people.
Ürünün pazarlaması gençlere yöneliktir.

More Sentences
at ed. ile
Everyone was surprised at his sudden appearance.
Aniden ortaya çıkışı ile herkesi şaşırttı.

More Sentences
at ed. -den
He just took another bite at his hamburger.
Hamburgerinden bir ısırık daha aldı.

More Sentences
Konuşma Dili
at zf. -e
I looked up at the cloudless sky.
Bulutsuz gökyüzüne baktım.

More Sentences
Bilgisayar
at expr. konumunda
There were different planets at this position of Earth.
Dünyanın bu konumunda farklı gezegenler vardı.

More Sentences
Genel
at zf. nezdinde
at zf. üzere
at zf. -de/-da
at zf. de/da
at zf. -e/-a (konum/zaman)
at ed. bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır
at ed. bir zamanı belirtmek için kullanılır
at ed. hatta
at ed. bir yeri belirtmek için kullanılır
at ed. bir miktarı göstermek için kullanılır
at ed. yanında
at ed. üzerinde
at ed. bir hareketin hedefini gösterir
at ed. haliyle
at ed. -de
at ed. -da
at ed. -dan
Konuşma Dili
at expr. -de
at expr. -da
Ticaret/Ekonomi
at i. laos para birimi
Bilgisayar
at i. saat
at expr. tarih
Kimya
at i. astatinin simgesi
Kısaltma
at i. attotesla

"at" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
at horse i.
The new unit of police will ride horses.
Yeni polis birimi atlara binecek.

More Sentences
Genel
at equine i.
The final point concerns the use of medicines for equine species.
Son olarak at türlerine yönelik ilaçların kullanımına değinmek istiyorum.

More Sentences
at horse i.
The new unit of police will ride horses.
Yeni polis birimi atlara binecek.

More Sentences
Bilgisayar
at discard expr.
As with all things, take from this video any wisdom that is useful, and discard the bullshit.
Her şeyde olduğu gibi, bu videodan da işinize yarayacak her türlü bilgeliği alın ve saçmalıkları atın.

More Sentences
Edebiyat
at steed i.
The knight was riding a black steed.
Şövalye siyah bir ata biniyordu.

More Sentences
Satranç
at knight i.
Only the knight can jump over other pieces.
Sadece at diğer taşların üzerinden atlayabilir.

More Sentences
Genel
at hack i.
at gee i.
at hackney i.
at stallion i.
at caballo i.
at capel i.
at caple [obsolete] i.
at yarraman [australia] i.
at prancer i.
at beast i.
at pony N.
Konuşma Dili
at hoss [dialect] [us] i.
at prad [australia] i.
at pitch it expr.
Zooloji
at caballo i.
at equus caballus i.
Hayvancılık
at stonehorse i.
at stone-horse i.
Eski Kullanım
at pranker i.
Argo
at neddy i.
at skin i.

"at" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
snarl at f. hırlamak
look at f. bakmak
wink at f. göz kırpmak
aim at f. hedeflemek
shout at each other f. bağrışmak
call the meeting at short notice f. acil toplantıyı çağırmak
call the meeting at short notice f. acil toplantıya çağırmak
snap at f. çemkirmek
at night zf. geceleyin
at the moment zf. şu anda
at the same time zf. aynı zamanda
at once zf. hemen
at least zf. en az
at least zf. en azından
at once zf. derhal
at night zf. geceleri
at the beginning ed. başında
at the drop of a hat expr. hemen
Genel
the turf at i. yarışçılığı
friend at court i. dayı
lunge at i. üzerine saldırı
a course of treatment at a spa i. kaplıca tedavisi
playing at families i. evcilik
a cure at a spa i. kaplıca kürü
prayer performed at a funeral i. cenaze namazı
friend at court i. torpil
looking at i. seyir
nursing at home i. evde bakım
glance at i. ima
cheating at games i. mızıkçılık
course for nursing at home i. evde yaşlı bakım kursu
deduction at source i. stopaj
dive time at current depth i. dipte kalma süresi
repeating a year at school i. çift dikiş
nursing of old persons at home i. evde yaşlı bakım
corruption starts at the top i. balık baştan kokar
sergeant at arms i. parlamentoda güvenlik görevlisi
counselor at law i. avukat
collisions at sea i. denizde çarpışmalar
sergeant at arms i. komiser
criminal still at large i. hapishane kaçkını
at home in i. kendini rahat hisseden (bir yerde)
bara'at night i. berat kandili
name given at birth i. göbek adı
at full capacity i. tam kapasitede
accident at sea i. deniz kazası
at the first opportunity i. ilk fırsatta
health and safety at work i. işçi sağlığı ve iş güvenliği
object at issue i. anlaşmazlık konusu
enemy at the gate i. kapıdaki düşman
looking at i. seyretme
friend at court i. tanıdık
heir at law i. yasal mirasçı
accomplished at i. bir şeyde usta
gentleman at arms i. kral muhafızı
stoppage at source i. vergilerin kaynağında kesilmesi
object at issue i. iddia olunan şey
lunge at i. üzerine hücum
friend at court i. arka
love at first sight i. ilk görüşte aşk
age at entry i. giriş yaşı
age at last birthday i. son doğum günündeki yaş
object at issue i. tartışma konusu
ticket at full fare i. tam bilet
forty at a time i. kırkar
at the earliest opportunity i. ilk fırsatta
name at birth i. doğum adı
name at birth i. doğum ismi
at the earliest possible opportunity i. vakit geçirmeden
passage of (or at) arms i. ağız dalaşı
love at first sight i. yıldırım aşkı
barrister-at-law i. dava vekili
counsellor-at-law i. avukat
counselor-at-law i. dava vekili
gentleman-at-arms i. kral muhafızı
man-at-arms i. asker
counsellor-at-law i. dava vekili
man-at-arms i. silahşor
the train leaves at four o'clock i. tren saat dörtte kalkar
deal at arm's length with someone i. bir işlemin tarafların birbirleriyle ilişkisi yokmuş gibi yürütülmesi
ship at sea i. denizdeki gemi
life expectancy at birth i. umulan yaşam süresi (doğum anında)
one's arrival at work i. işe geliş (saati)
a statement made at a police station i. karakol ifadesi
an advantage gained at the beginning i. başlangıçta elde edilen avantaj
carpet at low price i. düşük fiyata halı
first day at school i. okuldaki ilk gün
at any time of day i. günün herhangi bir zamanı
a bullet fired at democracy i. demokrasiye atılan kurşun
death at a young age i. genç yaşta ölüm
dying at a young age i. gençt yaşta ölme
suspect at large i. kaçak zanlı
companion at home i. adreste/evde refakat
the point arrived at i. gelinen nokta
ma'at i. eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri
ma'at i. mısır'ın doğruluk ve adalet tanrıçası
the credits at the end of a movie i. film sonunda çıkan yazılar
barrister at law i. dava vekili
counsellor at law i. dava vekili
counsellor at law i. avukat
counselor at law i. dava vekili
counselor-at-law i. avukat
stay-at-home dad i. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
stay at home father i. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
point at issue i. tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
stay-at-home mom i. ev hanımı anne
people at the base of the pyramid i. piramidin tabanındakiler
at-homeness i. kendini iyi ve güvende hissetme
at-homeness i. evde olma/bulunma
a day at school i. okulda bir gün
paying at the door i. kapıda ödeme
delivery at the door i. kapıda teslim
prime minister at the time/during that time i. zamanın başbakanı
contents at a glance i. bir bakışta içindekiler
name at birth i. doğum adı
life at a glance i. bir bakışta hayat
my new friend at school i. okuldaki yeni arkadaşım
activities at work i. iş yerinde gerçekleştirilen aktiviteler
everything at once i. bir kerede her şey
win-at-all-costs attitude i. ne olursa olsun kazanmaya değer yaklaşımı
action at law i. kanuni işlem
action at law i. yasal işlem
action at law i. yasal girişim
action at law i. hukuk davası
bachelor-at-arms i. en alt rütbeli şövalye
bachelor-at-arms i. en düşük rütbeli şövalye
aftergame at irish i. tavlaya benzer eski bir oyun
at-home i. ev oturması
at-home i. ev ziyareti
jack-at-a-pinch i. acil durum yedeği
jack-at-all-trades i. elinden her iş gelen kimse
jack-at-a-pinch i. ücret karşılığı hizmet veren gezgin papaz
jack-at-all-trades i. her işten anlayan kimse
jack-at-a-pinch i. acil durumda birinin yerini alan kimse
man-at-arms i. ağır silahla donanmış asker
man-at-arms i. ağır silahla donanmış orta çağ süvarisi
(at) worst i. en kötü nitelik veya durum
(at) worst i. en vasıfsız nitelik veya durum
(at) worst i. en hoş olmayan nitelik veya durum
burning at the stake i. yakarak idam etme
common at large i. herhangi bir toprak mülkiyetine bağlı bulunmayıp bağımsız olan ve devredilmesi için tapu gereken arazi parçası
people at the levers i. gücü elinde bulunduran kişiler
set at naught f. hiçe saymak
stop off at f. mola vermek
throw mud at f. çamur atmak
loose off at f. parlamak
laugh at f. gülmek
jump at f. atlamak
strain at f. çabalamak
take offense at f. gücenmek