oncoming - Türkçe İngilizce Sözlük

oncoming

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"oncoming" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oncoming i. yaklaşma
I hope this is not the headlamp of an oncoming train.
Umarım bu yaklaşan bir trenin farı değildir.

More Sentences
oncoming s. yaklaşma
I hope this is not the headlamp of an oncoming train.
Umarım bu yaklaşan bir trenin farı değildir.

More Sentences
oncoming s. gelecek
He failed to see the stop sign at the intersection and hit an oncoming car.
Kavşaktaki dur işaretini göremedi ve gelen bir arabaya vurdu.

More Sentences
oncoming s. yaklaşan
You can also try massaging therapy to prevent and treat an oncoming migraine.
Yaklaşan bir migreni önlemek ve tedavi etmek için masaj terapisini de deneyebilirsiniz.

More Sentences
oncoming i. girişim
oncoming i. ilerleme
oncoming i. başlangıç
oncoming i. ilk aşamalar
oncoming s. yaklaşmakta olan
oncoming s. ilerleyen
oncoming s. yetişmekte olan
oncoming s. yakın zamanda ortaya çıkmış
oncoming s. yeni oluşmuş

"oncoming" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oncoming diesel fuel-laden truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel fuel-laden truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck laden with diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck carrying diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming truck carrying diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck laden with diesel i. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel truck i. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
Otomotiv
oncoming traffic i. karşıdan gelen trafik
oncoming vehicle information assistance system i. gelen araç bilgi destek düzeni
Trafik
oncoming traffic i. karşıdan gelen trafik
oncoming traffic i. karşı yönden gelen trafik
priority over oncoming vehicles i. karşıdan gelene yol ver
priority over oncoming vehicles i. önceliği olan yön