gelecek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

gelecek



"gelecek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
gelecek future i.
General
gelecek futurity i.
gelecek the future i.
gelecek hereafter i.
gelecek fortune i.
gelecek fate i.
gelecek aftertime i.
gelecek outlook i.
gelecek ensuing s.
gelecek forthcoming s.
gelecek upcoming s.
gelecek to come s.
gelecek coming s.
gelecek unborn s.
gelecek following s.
gelecek due in s.
gelecek next s.
gelecek oncoming s.
gelecek future s.
Idioms
gelecek days to come
Trade/Economic
gelecek expectant
Linguistics
gelecek future

"gelecek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 315 sonuç

Türkçe İngilizce
General
daha iyi bir gelecek oluşturmak carve out a better future f.
gelecek görmemek see no future f.
gelecek haftaya ertelenmek be postponed to next week f.
gelecek haftaya sarkmak extend to next week f.
gelecek için bir model oluşturmak provide a blueprint for future f.
gelecek için bir model sağlamak provide a blueprint for future f.
gelecek için plan yapmak plan for future f.
gelecek için planlar yapmak think ahead f.
gelecek kuşaklara aktarmak transfer to the next generations f.
gelecek kuşaklara bırakmak leave to the next generations f.
gelecek kuşaklara bırakmak pass on to the next generation f.
gelecek nesillere aktarmak hand down the next generations f.
gelecek olayları önceden tahmin etmek previse f.
gelecek planları hakkında konuşmak talk about one's future plans f.
gelecek vaadiyle kandırılmak be led on f.
gelecek vaadiyle kandırmak lead someone on f.
gelecek vaat etmek be promising f.
gelecek vaat etmek look bright f.
gelecek vaat etmek have a promising future f.
gelecek zaman için kullanılır/zorunluluk gösterir/niyet gösterir be going to f.
gelecek zamana kalması için kullanmamak husband f.
iki anlama gelecek söz söylemek equivocate f.
işaret etmek (gelecek hakkında bir şeye) prognosticate f.
iyi bir gelecek bırakmak leave a good future f.
kararlılık, niyet, plan bildiren gelecek zaman yardımcı fiili shall f.
kendi yerine gelecek/geçecek olan kişiyi beklemek wait for his/her replacement f.
bir dersin sonunda öğrendiğin ve seninle birlikte bu ders devam etmese bile gelecek şeyler take-home lessons i.
denizden gelecek saldırıları önlemek için yapılan surlar sea wall i.
evlenme ilanı (gelecek bir tarihe ait) banns i.
gelecek aylar coming months i.
gelecek beklentisi future expectation i.
gelecek bilim futurology i.
gelecek bilimci futurologist i.
gelecek bilimci futurist i.
gelecek bin yıl the next millennium i.
gelecek bir felaketi önceden haber veren kişi doomwatcher i.
gelecek cevaplar further replies i.
gelecek değer future value i.
gelecek doğum günündeki yaş age next birthday i.
gelecek endişesi future anxiety i.
gelecek endişesi concern for the future i.
gelecek günler coming days i.
gelecek istasyon next station i.
gelecek kararı future decision i.
gelecek kararları future decisions i.
gelecek kaygısı concern for the future i.
gelecek kaygısı future anxiety i.
gelecek kuşak next generation i.
gelecek kuşaklar posterity i.
gelecek nesil next generation i.
gelecek nesil future generation i.
gelecek nesiller posterity i.
gelecek planı future plan i.
gelecek planlama future planning i.
gelecek planları future plans i.
gelecek planlarım my plans for the future i.
gelecek program trailer i.
gelecek şoku future shock i.
gelecek vaadeden comer i.
gelecek vaadeden feebleness i.
gelecek vaadeden kimse comer i.
gelecek vaat eden öğrenci promising student i.
gelecek vadeden bir yıldız a promising star i.
gelecek yaş günündeki yaş next birthday age i.
gelecek yaz next summer i.
gelecek yıl bugün this day next year i.
gelecek yıllar coming years i.
gelecek zaman future time i.
gelecek zaman future i.
grup anlamına gelecek şekilde kullanılan sözcük party i.
iki anlama gelecek söz söyleme equivocating i.
iki anlama gelecek şekilde konuşan equivocator i.
işaret (gelecek hakkında) prognostication i.
ortak gelecek common future i.
önümüzdeki/gelecek cumartesi next saturday i.
parlak gelecek promising future i.
parlak gelecek bright future i.
temiz gelecek secure future i.
temiz gelecek clean future i.
umut dolu bir gelecek a rosy future i.
uzak gelecek distant future i.
uzak gelecek far future i.
uzak gelecek remote future i.
yakın gelecek near future i.
gelecek (ay, yıl) coming s.
gelecek ay proximo s.
gelecek ay içinde prox. s.
gelecek için bir şeyler vadeden promising s.
gelecek için uygun olan futuristic s.
gelecek ile ilgili apocalyptic s.
gelecek odaklı future-oriented s.
gelecek vaadeden promising s.
gelecek vaat eden promising s.
gelecek vaat eden up and coming s.
gelecek vaat eden up-and-coming s.
gelecek vadeden up and coming s.
gelecek yıla devreden carried over to the next year s.
iki anlama gelecek şekilde söylenmiş equivocated s.
gelecek ay next month zf.
gelecek ay bugün this day month zf.
gelecek ayın sonundan önce before the end of next month zf.
gelecek aylarda in the months to come zf.
gelecek günlerde in the next days zf.
gelecek hafta next week zf.
gelecek hafta bugün this day week zf.
gelecek hafta bugün to-day week zf.
gelecek iki hafta içinde for two weeks to come zf.
gelecek pazar next sunday zf.
gelecek perşembe next thursday zf.
gelecek posta ile by return post zf.
gelecek sefer next time zf.
gelecek uzun yıllarca for years to come zf.
gelecek yıl next year zf.
gelecek zamanlarda in days to come zf.
geniş taraf öne gelecek şekilde broadside zf.
kulağa hoş gelecek şekilde euphoniously zf.
peş peşe gelecek şekilde consecutively zf.
peş peşe gelecek şekilde in a sequential manner zf.
Phrasals
gelecek için saklamak hive away
gelecek için saklamak lay in
gelecek için saklamak salt away
gelecek için saklamak stack away
gelecek için saklamak stash away
Phrases
bir gün gelecek ki one or other day
gelecek hafta içinde within the next week
gelecek vadeden hot prospect for the future
ya da bu anlama gelecek olan benzer sözler or words to that effect
yakında gelecek available soon
Proverb
bugün dururken gelecek için endişelenme Sufficient unto the day is the evil thereof
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez you must lose a fly to catch a trout
Colloquial
başına büyük bir tehlike gelecek great danger will befall
başına gelecek stare in the face
başına gelecek gibi gözükmek stare in the face
gelecek günlerde in days to come
gelecek hafta sonu next weekend
gelecek vadeden bir yetenek an aspiring talent
Idioms
birisinin başına gelecek en kötü şey a fate worse than death
çok yakında meydana gelecek olmak be in the air
gelecek olan saldırıya hazırlanmak circle the wagons
gelecek olaylar coming events
gelecek şeylerin işareti portent of things to come
gelecek şeylerin işareti sign of things to come
gelecek şeylerin işareti harbinger of things to come
gelecek vaat etmek one's future looks bright
gelecek vadeden bir yıldız a star in the making
gelecek vadetmek have a lot of promise
gelecek vadetmek show a lot of promise
gelecek vadetmek one's future looks bright
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek set a sprat to catch a mackerel
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek throw a sprat to catch a mackerel
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez throw out a herring to catch a whale
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez throw out a sprat to catch a mackerel
kaz gelecek yeri bilmek know which side one's bread is buttered on
Speaking
asıl konuya gelecek olursak to get to the main point
asıl konuya gelecek olursak to get back to the issue at hand
bakalım gelecek ne getirecek let's see what the future brings
bakalım gelecek ne getirecek let us see what the future brings
barış gelecek mi will peace come
başına bir şey gelecek olursa kendimi asla affetmem if anything ever happened to you i'd never forgive myself
beni görmeye gelecek misin will you come to see me
bir gün gelecek para edecekler they will be worth money someday
bu size iyi gelecek it'll do you good
bu taraf aşağı gelecek this side down
buraya gelecek misin? will you come here?
eve gelecek misin? will you come home?
gelecek ay benim evlilik yıl dönümüm it's my wedding anniversary next month
gelecek hafta benim evlilik yıl dönümüm it's my wedding anniversary next week
gelecek hafta görüşürüz i'll see you next week
gelecek hafta sonu bir parti veriyorum i'm having a party next weekend
gelecek haftaya kadar beklemeniz gerekecek you'll have to wait until next week
gelecek haziran evleneceğim I am going to get married next june
gelecek haziran evleniyorum I am going to get married next june
gelecek misin? will you come?
gelecek ne getirir what the future holds
gelecek ne getirirse getirsin no matter what the future brings
gelecek sefer bu karşılıksız olmayacak the next time this will not be for free
gelecek sene görüşürüz i'll see you next year
gelecek sizin elinizde the future is in your hands
gelecek yıl burada yaşamayacağım I won't live here next year
gelecek yıl görüşürüz i'll see you next year
gelecek yıla artık bir şey kalmadı the next year is right around the corner
ikimiz için bir gelecek göremiyorum i can’t see a future for us
kulağa biraz garip gelecek i know this is gonna sound a bit weird
neden gelecek sene why next year
neden gelecek yıl why next year
niye gelecek sene why next year
niye gelecek yıl why next year
öğretmen on dakikaya buraya gelecek the teacher will be here in ten minutes
paskalya'da gelecek misin? are you coming to easter?
şakaya gelecek iş değil no laughing matter
tekrar gelecek misin will you come again
türkiye'ye gelecek misin? will you come to Turkey?
yarın partiye gelecek misin? are you coming to the party tomorrow?
Trade/Economic
(gelecek dönemler için) performansa bağlı ek ödeme earn out payment
avrupa konseyi'nin bir önceki, şimdiki ve gelecek olan başkanlarının oluşturduğu üçlü grup troika
bakiyesi gelecek dönemlere devredilebilen bilanço hesabı real accounts
bilançoda gelecek döneme ait gelirlerin ayrılması revenue apportionments
bir varlığın gelecek fiyatı ile spot fiyatı arasındaki fark basis
birçok bireysel miktar veya fiyatın tek bir parti veya fiyat ölçüsü durumuna gelecek biçimde birleştirilmesi aggregate
cari ve gelecek dönemlerde yararlanılacak yatırım indiriminin toplam tutarı total amounts of investment allowances related to current and future periods
chicago ticaret borsasının döviz ve mali gelecek işlemleri konularında faaliyet gösteren bölümü international monetary market
döviz gelecek sözleşmeleri foreign exchange futures
gelecek işlemli (vadeli) döviz piyasası araçlarını kullanan spekülatörleri ve arbitrajcıları birden kapsayan tacir tipi futures trader
gelecek ay the ensuing month
gelecek ay içinde proximo
gelecek aylara ait gelir-gider toplamları revenue collected in advance and accrued expenses payable in next months
gelecek aylara ait gelirler short-term deferred income
gelecek aylara ait gelirler revenue collected in advance relevant to coming months
gelecek aylara ait gelirler income relating to future months
gelecek aylara ait gelirler ve gider tahakkukları short-term deferred income and accrued expenses
gelecek aylara ait gelirler ve gider tahakkukları income relating to future months and expense accruals
gelecek aylara ait giderler prepaid expenses for future months
gelecek aylara ait giderler prepaid expenses for next months
gelecek aylara ait giderler prepaid expense for the following months
gelecek aylara ait giderler prepaid expenses
gelecek aylara ait giderler provision for future expenses
gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları short-term prepaid expenses and accrued income
gelecek aylara ait gid-gelir tahak prepaid expenses and accrued revenue receivables for next months
gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo budget
gelecek döneme ait gelir prepaid income
gelecek döneme ait masraf prepaid expense
gelecek döneme ait masraf deferred charges
gelecek döneme ait masraflar cost residue
gelecek döneme ait masraflar deferred charges
gelecek işlemleri futures
gelecek işlemleri sözleşmesi futures contract
gelecek işlemleri sözleşmesi futures
gelecek piyasaları futures market
gelecek seneye aktarılan tahsisat continuing appropriation
gelecek sözleşmeleri borsası futures exchange
gelecek sözleşmeleri piyasası futures market
gelecek sözleşmesi fiyatı futures price
gelecek tasfiye succeeding account
gelecek yıl gelirleri deferred income
gelecek yıla ertelen veya terkin edilen k.d.v. vat deferred to following years
gelecek yıla ertelenen terkin edilen kdv deferred vat to future years
gelecek yılara ait giderler prepaid expenses relevant to future years
gelecek yıllar ihtiyacı stoklar other tangible assets
gelecek yıllar ihtiyacı stoklar long-term inventories
gelecek yıllar ihtiyacı stoklar inventories for need of future years
gelecek yıllar ihtiyacı stoklar long term stocks
gelecek yıllara ait gelir tahakkukları income accruals for coming years
gelecek yıllara ait gelir tahakkukları future income accruals
gelecek yıllara ait gelir ve gider tahakkukları income relating to future periods and expense accruals
gelecek yıllara ait gelir ve gider toplamları revenue collected in advance and accrued expenses payable
gelecek yıllara ait gelirler long-term deferred income
gelecek yıllara ait gelirler long term deferred income
gelecek yıllara ait gelirler provision for future revenues
gelecek yıllara ait gelirler revenue collected in advance relevant to periods further than one year
gelecek yıllara ait gelirler income relating to future periods
gelecek yıllara ait gelirler accrued income
gelecek yıllara ait gelirler ve gider tahakkukları income relating to future periods and expense accruals
gelecek yıllara ait gelirler ve gider tahakkukları long-term deferred income and accrued expenses
gelecek yıllara ait gider tahakkuku expense accruals relating to future periods
gelecek yıllara ait giderler prepaid expenses for future years
gelecek yıllara ait giderler prepaid expenses for the following years
gelecek yıllara ait giderler prepaid expenses
gelecek yıllara ait giderler long-term prepaid expenses
gelecek yıllara ait giderler ve gelir tahakkukları long-term prepaid expenses and accrued income
gelecek yıllara ait gid-gelir tahakkuk prepaid expenses and accrued revenue receivables for next years
gelecek yıllara ait peşin ödenen giderler prepaid expenses for future years
gelecek yıllara ertelenen kdv vat deferred to subsequent years
gelecek yıllara ertelenen veya terkin edilecek kdv long term deferred or postponed vat
gelecek yıllara ertelenen veya terkin edilecek kdv vat to be delayed for next years
gelecek yıllara ertelenen veya terkin edilen kdv value added tax deferred to future years or written off
gelecek yıllarda indirilecek k.d.v. deductible vat in future years
gelecek yıllarda indirilecek kdv deductible vat
gelecek yıllarda indirilecek kdv long-term vat deductible
gelecek yıllarda indirilecek kdv vat carried forward for future years
gelecek yıllarda indirilecek kdv vat deductible for the following years
gider tahakkukları ve gelecek dönem gelirleri accruals and deferred income
ıskontolu gelecek işlem fiyatı discounted future price
kısa ve uzun vadeli kredilerle ilgili olarak alınan kredilerin ve çıkarılmış menkul kıymetlerin (katılma intifa senedi dahil) kredi ve menkul kıymet türleri itibarıyla tahakkuk etmemiş gelecek döneme ilişkin faiz borçları tutarları amount of unaccured liabilities of interests for future periods related to short and long-term credits and bonds payable (including redeemed shares)
mal konusunda gelecek sözleşmeleri yapan aracı commodity broker
meydana gelecek borç contingent liability
opsiyon veya gelecek sözleşmeleri piyasalarında alıcı ve satıcıları karşılaştırmakla görevli ve işlemcilerin sorumluluklarını yerine getirmeyi garantileyen işletme clearing house
vadesi gelecek maturing
vadesi gelecek borç maturing liability
vadesi yakında gelecek borçlar current maturity
zaman serilerinde gelecek yıllara ait tahmin forecasting
Law
gelecek olan forthcoming
Technical
bu taraf yukarı gelecek this side up
bu yan yukarı gelecek this side up
organik maddelerle temas halinde meydana gelecek lekelenme staining in contact with organic material
Computer
gelecek ay nextmonth
gelecek çalışma zamanı next run time
gelecek yedi gün next seven days
gelecek yıl next year
mac gelecek kullanım mac future use
Aeronautic
burnu dışarı gelecek şekilde nose-out
burnu içeri gelecek şekilde nose-in
Marine
gelecek sevkiyatlar forthcoming shipments
Medical
gelecek endişesi future anxiety
Gastronomy
dişe gelecek şekilde haşlanmış al dente
Linguistics
basit gelecek simple future
geçmişte gelecek future in the past
gelecek zaman future
gelecek zaman simple future
gelecek zaman the future tense
gelecek zaman future tense
gelecek zamanda süreklilik future continuous tense
Military
gelecek mevkii prediction position
gelecek nokta future position
gelecek nokta predicted position
gelecek nokta set-forward point
gelecek nokta hesaplama cihazı predicted position device
gelecek noktaya atış track off
mevcut veya gelecek stoktan ikmal supply from stock in hand or due-in
Sport
elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş backhand
Basketball
seyircinin gözüne hoş gelecek oyun ve atışları yapan oyuncu fancy dan
Wagering
bir bahisten gelecek paranın otamatikman başka bir bahse yatırılması any to come
yarışmada 1inci 2inci ve 3üncü gelecek kişileri doğru bilme üzerine yapılan bahis tiercé
yarışmada 1inci 2inci ve 3üncü gelecek kişileri doğru bilme üzerine yapılan bahis tricast
yarışmada 1inci 2inci ve 3üncü gelecek kişileri doğru bilme ve sıralamayı doğru bilme üzerine yapılan bahis trifecta
Cinema
gelecek program trailer