brilliant - Türkçe İngilizce Sözlük

brilliant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

brilliant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
parlak, müthiş, zekice
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbrɪljənt/ – BrE /ˈbrɪliənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Parlak ışık veren veya olağanüstü iyi/zekice olanı niteleyen sözcüktür. “Brilliance” ailesiyle aynı hat üzerinde, önce “ışıltılı” anlamı, sonra övgü sıfatı olarak “harika” kullanımını güçlendirmiştir

"brilliant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
brilliant s. parlak
Brilliant colors hurt my eyes.
Parlak renkler gözlerimi acıtıyor.

More Sentences
brilliant s. muhteşem
That book is brilliant!
O kitap muhteşem!

More Sentences
brilliant s. nefis
Genel
brilliant s. parlak
Brilliant colors hurt my eyes.
Parlak renkler gözlerimi acıtıyor.

More Sentences
brilliant s. zeki
You are a brilliant student.
Sen zeki bir öğrencisin.

More Sentences
brilliant s. harika
Luke Evans and Josh Gad are a brilliant duo.
Luke Evans ve Josh Gad harika bir ikili.

More Sentences
brilliant s. görkemli
Everyone recognized him as a brilliant pianist.
Herkes onu görkemli bir piyanist olarak tanıdı.

More Sentences
brilliant s. mükemmel
Having said that, I should also like to thank the rapporteur for the brilliant report she has presented here.
Bunu söyledikten sonra, raportöre burada sunduğu mükemmel rapor için de teşekkür etmek isterim.

More Sentences
brilliant s. göz kamaştırıcı
It was absolutely brilliant.
Kesinlikle göz kamaştırıcıydı.

More Sentences
brilliant s. ışıl ışıl
Brilliant!
Işıl ışıl!

More Sentences
brilliant s. muhteşem
That book is brilliant!
O kitap muhteşem!

More Sentences
brilliant s. başarılı
After this brilliant career, he is now living a retired life in Hoboken.
Bu başarılı kariyerin ardından şimdi Hoboken'de emekli hayatı yaşıyor.

More Sentences
brilliant i. pırlanta
brilliant i. üç puntoluk harf
brilliant i. (elmas) yuvarlak kesim
brilliant i. yuvarlak kesimli elmas
brilliant i. pırlanta
brilliant s. şaşaalı
brilliant s. pırıl pırıl
brilliant s. enfes
brilliant s. dahice
brilliant s. göz alıcı
brilliant s. harikulade
brilliant s. berrak
brilliant s. keskin zekalı
brilliant s. parlak zekalı
brilliant s. (ton) keskin
brilliant s. (ton) net
brilliant s. dikkat çekici
brilliant s. ünlü
brilliant s. seçkin
brilliant s. (değerli taş) yuvarlak kesimli
brilliant s. canlı
brilliant s. yoğun
brilliant s. gelecek vadeden
brilliant s. zekice
brilliant s. müthiş
Tekstil
brilliant i. bir tür pamuklu eşya
Coğrafya
brilliant i. alabama eyaletinde şehir
Müzik
brilliant s. (enstrüman tonu) yüksek derecede armonik
brilliant s. canlı
Matbaa
brilliant i. (eskiden) yaklaşık olarak 4 puntoya eşit bir yazı tipi boyutu
brilliant i. yaklaşık üç buçuk puntolluk bir yazı tipi boyutu
brilliant i. küçük bir yazı tipi boyutu

"brilliant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
brilliant achievement i. parlak başarı
brilliant white i. parlak beyaz
brilliant polish i. parlak cila
brilliant light i. parlak ışık
brilliant success i. parlak başarı
brilliant idea i. parlak fikir
brilliant cut i. yuvarlak kesim
be brilliant at something f. bir şeyde harika olmak
as a brilliant s. pırlanta gibi
brilliant-cut s. (değerli taş) yuvarlak kesimli
Konuşma
I had a brilliant weekend expr. haftasonum iyi geçti
Tekstil
coomassie brilliant blue i. koomassie parlak mavi (tekstilde ve biyokimyada kullanılan bir tür boya)
Boyacılık
brilliant green i. parlak yeşil renkte bir tür trifenilmetan boyası
Medikal
brilliant performance i. üstün performans
Jeoloji
trap brilliant i. 72 façetalı pırlanta
split brilliant i. 72 façetalı pırlanta
double brilliant i. 72 façetalı pırlanta
Askeri
brilliant pebble i. ısı güdümlü, bilgisayarlı bir füzenin kod adı