designates - Türkçe İngilizce Sözlük

designates

designates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirlemek, atamak, işaretlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdezɪɡˌneɪt/ – BrE /ˈdezɪɡˌneɪt/)
Terim Türü:
Fiil: designate (designates – designated – designating)
Bir kişiyi/şeyi resmî olarak belirleyip atamayı ya da bir isimle anmayı tanımlamaktadır; kurum dilinde sık kullanılır. Latince designare kökünden günümüze ulaşır; modern kullanımda “designate an area” ile alanı tanımlama, “president-designate” ile henüz göreve başlamamış atamayı ifade ederek statü geçişlerini netleştirir.
Eş Anlamlılar:
appoint, specify
Zıt Anlamlılar:
revoke, withdraw

"designates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
designate f. belirlemek
The study groups are designated by the letters A, B, and C.
Çalışma grupları A, B ve C harfleriyle belirlenmiştir.

More Sentences
designate f. atamak
Genel
designate f. belirtmek
It cannot be even one milligram different from what the mark designates.
İşaretin belirttiğinden bir miligram bile farklı olamaz.

More Sentences
designate f. tanımlamak
The term designates a broad range of very harmful substances that are to be found everywhere.
Bu terim, her yerde bulunabilen çok çeşitli zararlı maddeleri tanımlamaktadır.

More Sentences
designate f. göstermek
Blue lines on the map designate rivers.
Haritadaki mavi çizgiler nehirleri gösteriyor.

More Sentences
designate f. adlandırmak
Various terms have been used to describe or designate these workers.
Bu işçileri tanımlamak ya da adlandırmak için çeşitli terimler kullanılmıştır.

More Sentences
designate f. belirlemek
The study groups are designated by the letters A, B, and C.
Çalışma grupları A, B ve C harfleriyle belirlenmiştir.

More Sentences
designate f. görevlendirmek
OLAF has designated eight experts from its area to examine the document.
Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Bürosu, belgeyi incelemek üzere kendi alanından sekiz uzman görevlendirmiştir.

More Sentences
designate s. aday
The ambassador-designate is expected to start duty on January 1.
Büyükelçi adayının 1 Ocak'ta göreve başlaması bekleniyor.

More Sentences
Hukuk
designate f. belirlemek
The study groups are designated by the letters A, B, and C.
Çalışma grupları A, B ve C harfleriyle belirlenmiştir.

More Sentences
Genel
designate f. seçmek
designate f. uygulamak
designate f. düzenlemek
designate f. tayin etmek
designate f. işaret etmek
designate f. isimlendirmek
designate f. demek
designate f. atamak
designate f. numaralandırmak
designate f. farklı bir isim, terim veya ifade ile hitap etmek
designate f. nitelendirmek
designate f. (olarak) duyurmak
designate f. (biri için) ayırmak
designate f. işaretlemek
designate s. atanmış
designate s. resmileşmemiş
Ticaret/Ekonomi
designate s. tayin edilmiş
Mantık
designate f. (soyut veya somut bir varlığa) atfetmek

"designates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
designate to f. atamak
designate a lawyer to f. avukat tayin etmek
designate for f. için ayırmak
designate for f. atamak
designate to f. tayin etmek
designate with a term f. isim vererek göstermek
designate for f. ayırmak
designate for f. tayin etmek
designate for f. -e tahsis etmek
designate someone as f. olarak atamak
designate someone as f. olarak tayin etmek
designate someone as f. olarak belirlemek
Öbek Fiiller
designate as f. olarak atamak
designate as f. olarak belirlemek
designate (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak atamak
designate as f. olarak tayin etmek
designate (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak seçmek
designate (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak düzenlemek
designate (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak belirlemek
designate (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak tayin etmek
Hukuk
authority to designate the name i. adın belirtilmesi salahiyeti
designate an heir f. mirasçı tayin etmek
designate an heir f. mirasçı atamak
Siyasal
ambassador designate i. atanmış elçi
Askeri
officer designate i. aday subay
officer designate i. asteğmen