opak - Türkçe İngilizce Sözlük

opak

"opak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
opak opaque s.
All the doors have opaque glass on them.
Tüm kapıların üzerinde opak cam bulunuyor.

More Sentences
Teknik
opak opaque s.
All the doors have opaque glass on them.
Tüm kapıların üzerinde opak cam bulunuyor.

More Sentences
Tekstil
opak opaque i.
All the doors have opaque glass on them.
Tüm kapıların üzerinde opak cam bulunuyor.

More Sentences
Gıda
opak opaque s.
All the doors have opaque glass on them.
Tüm kapıların üzerinde opak cam bulunuyor.

More Sentences
Meteoroloji
opak opaque s.
All the doors have opaque glass on them.
Tüm kapıların üzerinde opak cam bulunuyor.

More Sentences
Genel
opak opacular s.
opak opake s.
Teknik
opak non-transparent s.
opak nontransparent s.
Optik
opak untransparent s.
Eski Kullanım
opak opacous s.

"opak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tin oksit içeren opak seramik perdahı tin glaze i.
radyo opak radio opaque i.
amerika'da on dokuzuncu yıla özgü, sarıdan pembeye renk geçişli opak bir cam eşyası burmese i.
opak veya yarı opak beyazımsı cam opaline i.
opak yer opaque i.
opak nesne opacity i.
opak nesne opaque i.
opak ortam opaque i.
altın sarısı küçük parçacıklar içeren kahverengi opak cam goldstone i.
kısmen opak semiopaque s.
ıslakken yarı saydam olup kuruyken opak olan hygrophanous s.
bazı çin porselenleri gibi opak mavi china s.
kısmen opak semiopacous s.
(kağıt) opak ve esnek dokulu soft s.
opak şekilde opaquely zf.
Öbek Fiiller
(çinkografi için hazırlanan negatifi) opak maddeyle kapatmak stop out f.
Teknik
bağıl iyonosferik opak metre riometer i.
opak projeksiyon opaque projection i.
tüplü televizyon alıcısı ekranını çevreleyen şeffaf veya opak kenarlık mask i.
spektroskopun mikroskop alanını veya yarık uzunluğunu sınırlandırmak için kullanılan opak diyafram decker i.
röntgende opak görünen iyotlu bir asit iopanoic acid i.
hafif ve opak dokulu bir kil karışımı soft paste i.
kalay oksit içeren opak seramik perdahı ile kaplamak tin-glaze f.
Tekstil
pamuklu kumaşları opak veya yarı opak yapmak için kullanılan pürüzsüz apre holland i.
yarı opak semi-opaque s.
Boyacılık
opak boya tabakası body color i.
opak ve saten dokulu cam vazo peach-blow s.
Otomotiv
opak boya solid paint i.
opak boya solid paint i.
Petrol
saydam ve opak sıvılar transparent and opaque liquids i.
Maden
barit mineralinin opak ve sıkı bir türü cawk i.
opak bir değerli taş opaque gem i.
doğal hali opak olup ısı ile saydamlaşan bir mineral çeşidi pyrophane i.
baritin opak ve sıkı türüyle ilgili cawky s.
baritin opak türüne benzeyen cawky s.
baritin opak türünü içeren cawky s.
Medikal
opak nesneye x ışınları vererek iç yapılarını gösteren bir görüntüleme cihazı fluoroscope i.
eskiden radyolojide kullanılan bir opak madde thorotrast i.
opak madde enjeksiyonunun ardından uterus ve fallop tüplerinin radyografi ile incelenmesi hysterosalpingography i.
mesaneye enjekte edilen opak solüsyon ve röntgen ile yapılan mesane muayenesi crystography i.
Optik
şeffaf arka plan üzerine opak çizgileri olan optik ağ transmission grating i.
opak nesnelere ışık tutmak için mikroskobun objektifine monte edilen metalik çukur ayna lieberkuhn i.
opak hücre parçalarının camsı cisim ve lenste oluşturduğu lekeler musca volitans i.
Kimya
saydam ve opak transparent and opaque i.
(camı) uzun süre ısıtarak opak, sert ve kristalli hale getirmek devitrify f.
Biyoloji
gözün korneasında olağan dışı oluşan ince ve opak tabaka film i.
Deniz Biyolojisi
opak kuşak opaque zone i.
yumuşakçada opak veya jelatinimsi yumurta kitlesi cultch i.
Botanik
polypodiaceae familyasından opak yapraklı bir eğrelti otu polypody i.
Jeoloji
spinel dizisinden olan siyah ve opak bir mineral hercynite i.
opak yapılı homojen ve sağlam (mineral) horny s.
Sanat
opak veya yarı opak ince boya tabakası velatura i.
cam objelere beyaz kurdele veya çizgi deseni yapmak için kullanılan opak venedik camı latticinio i.
cam objelere beyaz kurdele veya çizgi deseni yapmak için kullanılan opak venedik camı latticino i.
19. yüzyılın sonlarına özgü opak ve saten dokulu ürün elde edilen bir cam sanatı peachblow glass i.
(19. yüzyıl) opak ve saten dokuda renk geçişli ürün elde edilen bir cam sanatı peachblow i.
Fotoğrafçılık
opak projektör opaque projector [us/canada] i.
fotoğraf negatifin veya baskısının bir bölümünü kapatmak için kullanılan opak müstahzar opaque i.
opak fotoğraf baskısı opaque i.
ışığı filtrelemek için kullanılan opak görüntü photomask i.
(fotoğrafın veya görüntünün) boyutunu veya biçimini opak kenarlık ile değiştirmek mask f.
opak kullanarak fotoğraf negatifi üzerindeki belirli yerleri kapatmak opaque f.
Eski Kullanım
iğne batırarak opak kitleyi parçalamak suretiyle yapılan katarakt ameliyatı keratonyxis i.
yarı opak horny s.