opened - Türkçe İngilizce Sözlük

opened

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"opened" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
opened s. açılmış
Genel
opened s. açık
Tom advised Mary to not leave her door opened.
Tom, Mary'ye kapısını açık bırakmamasını tavsiye etti.

More Sentences
opened s. (ağız, göz) açık

"opened" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be opened f. açılmak
be opened f. açılmak (kapı)
Genel
opened window i. açık pencere
(stitches) be opened f. dikişi açılmak
(stitches) be opened f. dikişleri açılmak
get opened f. açılmak
be opened for settlement f. yerleşime açılmak
be opened to settlement f. yerleşime açılmak
be opened to visit f. ziyarete açılmak
be opened to tourism f. turizme açılmak
be opened for use f. kullanıma açılmak
be opened to use f. kullanıma açılmak
be opened to worship f. ibadete açılmak
be opened from the outside f. dışarıdan açılmak
be opened from the inside f. içeriden açılmak
be opened part way f. aralanmak
be opened for worship f. ibadete açılmak
recently opened up for use s. kısa bir süre önce kullanıma açılan
Deyim
the heavens opened expr. (bardaktan boşanırcasına) yağmur yağmaya başladı
heavens opened expr. (bardaktan boşanırcasına) yağmur yağmaya başladı
the heavens opened expr. adeta gök delindi (yağmur)
heavens opened expr. adeta gök delindi (yağmur)
Konuşma
I opened the door expr. kapıyı açtım
heavens opened expr. bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı
the heavens opened expr. bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı
soon as you opened your mouth expr. ağzını açar açmaz
when I opened the door expr. kapıyı açtığımda
I opened my umbrella expr. şemsiyemi açtım
Ticaret/Ekonomi
opened quota i. açık kota
Siyasal
number of ballot boxes opened i. açılan sandık sayısı
Bilgisayar
flows opened i. açılmış akış sayısı
get opened f. açılmak (mail vb)
wormhole opened expr. solucan deliği açık
port opened expr. bağlantı noktası açıldı
opened by expr. açan
Otomotiv
fully opened s. tam açık
Argo
who opened their lunch? expr. kim osurdu?