peaceful - Türkçe İngilizce Sözlük

peaceful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

peaceful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
barışçıl, sakin
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpiːsfəl/ – BrE /ˈpiːsfəl/)
Terim Türü:
Sıfat: peaceful
Çatışmadan uzak ve dingin bir durumu niteleyen sıfattır. Peace köküne -ful eklenmesiyle oluşan yapı, duygusal ve toplumsal uyum algısı oluşturur.
Eş Anlamlılar:
calm, serene
Zıt Anlamlılar:
violent, turbulent

"peaceful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
peaceful s. huzurlu
She had a peaceful holiday away from the city.
Şehirden uzakta huzurlu bir tatil geçirdi.

More Sentences
peaceful s. barışçıl
The UN is looking for a peaceful way to solve the crisis between the two countries.
BM, iki ülke arasındaki krizi çözmek için barışçıl bir yol arıyor.

More Sentences
Genel
peaceful s. sakin
At night, this street is very peaceful.
Geceleyin bu sokak çok sakindir.

More Sentences
peaceful s. barışçı
peaceful s. hazari
peaceful s. rahat
peaceful s. barışsever
peaceful s. asude
peaceful s. uysal
peaceful s. huzur dolu
peaceful s. huzura ait
peaceful s. huzur ile ilgili
peaceful s. barış sürecine ait
peaceful s. barış süreci ile ilgili
peaceful s. sükunete ait
peaceful s. sükunet ile ilgili
peaceful s. sulhperver
peaceful s. barış yanlısı
peaceful s. savaş karşıtı
peaceful s. hareketsiz ve sakin
peaceful s. durgun
peaceful s. barış sürecine özgü
Siyasal
peaceful s. barışçı
peaceful s. barışsever
peaceful s. sulhçu
Resim
peaceful s. dingin

"peaceful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
peaceful assembly i. barışçı toplantı
peaceful agreement i. sulh anlaşması
peaceful means i. barışçı yollar
peaceful settlement i. barışçıl çözüm
peaceful atmosphere i. huzurlu ortam
peaceful coexistence i. barış içinde bir arada yaşama
a peaceful nation i. barışçıl bir millet
make someone peaceful f. huzur vermek
become peaceful f. huzurlu olmak
be peaceful f. huzurlu olmak
settle a conflict by peaceful means f. sulh yolu ile çözmek
settle a conflict by peaceful means f. sulh yoluyla çözmek
İfadeler
for peaceful purposes expr. barışçıl amaçlarla
Konuşma Dili
nice and peaceful expr. yeterince huzurlu
nice and peaceful expr. güzel/hoş bir huzuru olan
Deyim
close the door on something on a peaceful solution f. barışçıl bir çözümün yollarını tıkamak
shut the door on something on a peaceful solution f. barışçıl bir çözümün yollarını tıkamak
Hukuk
peaceful settlement of disputes i. uyuşmazlıkların barışçıl çözümü
peaceful use of outer space i. dış uzayın barışçıl kullanımı
Siyasal
right of peaceful assembly i. barışçı toplantı hakkı
peaceful change i. barışsal değişim
peaceful co-existence i. barış içinde bir arada yaşama
peaceful settlement i. barışçı çözüm
peaceful settlement i. sulhen anlaşma
peaceful settlement i. barış yoluyla anlaşma
peaceful penetration i. kuvvetli bir devletin güçsüz bir devleti silah kullanmadan nüfuzu altına alması
peaceful resolution i. barışçıl (yollarla/yollardan) çözüm
peaceful settlement of disputes i. anlaşmazlıkların barışçıl çözümü
peaceful solution i. barışçıl çözüm
peaceful coexistence i. barış içinde birarada yaşama
peaceful intervention i. barışçıl müdahale
peaceful approach i. barışçıl yaklaşım
un committee on the peaceful uses of outer space i. birleşmiş milletler uzayın barışçı amaçlarla kullanılması komitesi
peaceful rally i. barışçıl gösteri
Kurum/Kuruluş
committee for peaceful uses of outer space i. birleşmiş milletler uzayın barışçı amaçlarla kullanılması komitesi
Çevre
peaceful nuclear explosion i. savaş amacıyla gerçekleştirilmeyen nükleer patlama
Askeri
peaceful nuclear explosions treaty i. barışçıl nükleer denemeler antlaşması