| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | prescribe f. | reçete yazmak | ||
|
Anyone taking medications must be monitored closely and carefully by their prescribing doctor. İlaç kullanan herkes, reçeteyi yazan doktor tarafından yakından ve dikkatle izlenmelidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | prescribe f. | ilaç yazmak (doktor) | ||
|
For example, if your asthma is well-controlled, your doctor may prescribe less medicine. Örneğin astımınız iyi kontrol ediliyorsa doktorunuz daha az ilaç yazabilir. More Sentences |
||||
| Genel | prescribe f. | belirtmek (şartları/kuralları) | ||
|
The report arrogantly prescribes what is good and evil. Rapor, neyin iyi neyin kötü olduğunu küstahça belirtmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | prescribe f. | tavsiye etmek | ||
|
Did you complete the prescribed treatment? Tavsiye edilen tedavi programını tamamladınız mı? More Sentences |
||||
| Genel | prescribe f. | yazmak | ||
|
If I prescribe sleeping tablets to 25 people, one of them will die. Eğer 25 kişiye uyku hapı yazarsam, içlerinden biri ölecek. More Sentences |
||||
| Genel | prescribe f. | öngörmek | ||
|
Europe must not prescribe a 'national breast-implant register' or annual 'compulsory aftercare examinations'. Avrupa, 'ulusal meme-implant kaydı' veya yıllık 'zorunlu bakım sonrası muayeneleri' öngörmemelidir. More Sentences |
||||
| Genel | prescribe f. | reçete etmek | ||
|
We must make sure that we do not prescribe ourselves the wrong medicine. Kendimize yanlış ilacı reçete etmediğimizden emin olmalıyız. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | prescribe f. | reçete yazmak | ||
|
Anyone taking medications must be monitored closely and carefully by their prescribing doctor. İlaç kullanan herkes, reçeteyi yazan doktor tarafından yakından ve dikkatle izlenmelidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | prescribe f. | bildirmek | ||
| Genel | prescribe f. | tayin etmek (şartları/kuralları) | ||
| Genel | prescribe f. | zaman aşımı ile hak kazanmak | ||
| Genel | prescribe f. | tembih etmek | ||
| Genel | prescribe f. | salık vermek | ||
| Genel | prescribe f. | sıkı kurallar koymak | ||
| Genel | prescribe f. | reçetelemek | ||
| Genel | prescribe f. | buyurmak | ||
| Genel | prescribe f. | emretmek | ||
| Genel | prescribe f. | zamanaşımı yoluyla hak iddia etmek | ||
| Genel | prescribe f. | zamanaşımı ile kazanılmış talep ileri sürmek | ||
| Genel | prescribe f. | (birinden) belirli bir talimata uymasını istemek | ||
| Genel | prescribe f. | sınırlar içinde tutmak: hapsetmek | ||
| Genel | prescribe f. | sınırlamak | ||
| Genel | prescribe f. | kısıtlamak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | prescribe f. | buyurmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | prescribe f. | düzen oluşturmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | prescribe f. | emretmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | prescribe f. | zaman aşımına uğramak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | prescribe f. | düzen koymak | ||
| Hukuk | prescribe f. | müruru zamanla kazanmak | ||
| Hukuk | prescribe f. | nizam koymak | ||
| Hukuk | prescribe f. | zamanaşımı ile kazanmak | ||
| Hukuk | prescribe f. | zamanaşımı yoluyla elde etmek | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | prescribe f. | ilaç yazmak | ||
| Medikal | prescribe f. | reçete vermek | ||
| Medikal | prescribe f. | tedavi yöntemi tavsiye etmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | prescribe a diet f. | diet yazmak | ||
| Genel | prescribe a diet f. | diyet vermek | ||
| Genel | prescribe a diet f. | diyet yazmak | ||
| Genel | prescribe medication f. | reçete yazmak | ||
| Genel | prescribe medication f. | ilaç yazmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | prescribe something for someone f. | birisi için reçete yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe something for something f. | bir soruna reçete yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe for f. | -e reçete yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe (something) for (someone) f. | (birinin) reçetesine (bir şey/ilaç) yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe (something) for (something) f. | (bir hastalık, sorun) için (bir ilaç) yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe (something) for (something) f. | (bir hastalık, sorun) için reçeteyle (bir ilaç) vermek | ||
| Öbek Fiiller | prescribe for f. | için reçete yazmak | ||
| Öbek Fiiller | prescribe (something) for (someone) f. | (birine) reçeteyle (bir ilaç) vermek | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | prescribe medicine f. | ilaç yazmak | ||
| Medikal | prescribe a drug f. | ilaç yazmak | ||