prevails - Türkçe İngilizce Sözlük

prevails

prevails — Definition

Anlamı ve Tanımı:
üstün gelmek, yaygın olmak
Okunuş (IPA):
(AmE /prɪˈveɪl/ – BrE /prɪˈveɪl/)
Terim Türü:
Fiil: prevail (prevails – prevailed – prevailing)
Bir görüşün, gücün ya da durumun baskın hâle gelmesini anlatan fiildir. Latince praevalere kökünden türemiştir. Hukuk, sosyoloji ve tarih anlatılarında baskın eğilimleri ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
triumph, dominate
Zıt Anlamlılar:
fail

"prevails" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prevail f. hüküm sürmek
The same lack of solidarity has prevailed in the telecommunications sector.
Telekomünikasyon sektöründe de aynı dayanışma eksikliği hüküm sürmektedir.

More Sentences
prevail f. galip gelmek
Love will prevail over hate.
Sevgi nefrete galip gelecektir.

More Sentences
prevail f. üstün gelmek
The vision of competition alone cannot prevail.
Rekabet vizyonu tek başına üstün gelemez.

More Sentences
prevail f. geçerli olmak
The zero tolerance principle must always prevail in any matter regarding the protection of public health.
Halk sağlığının korunmasıyla ilgili her konuda sıfır tolerans ilkesi her zaman geçerli olmalıdır.

More Sentences
Teknik
prevail f. hakim olmak
Above all I deplore the informal procedure which has prevailed until today's debate.
Her şeyden önce, bugünkü tartışmaya kadar hakim olan gayri resmi prosedürü esefle kınıyorum.

More Sentences
prevail f. yaygın olmak
This ancient custom prevails over the northern villages.
Bu eski gelenek kuzey köylerinde yaygındır.

More Sentences
Genel
prevail f. yerine geçmek
prevail f. galebe çalmak
prevail f. yenmek
prevail f. başarmak
prevail f. yürürlükte olmak
prevail f. kafalamak
prevail f. egemenlik sürmek
prevail f. baskın gelmek
prevail f. baskın çıkmak
Siyasal
prevail f. yürürlükte olmak
Teknik
prevail f. etkili olmak

"prevails" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prevail against f. yenmek
prevail upon f. ikna etmek
prevail up f. razı etmek
prevail among f. yaygın olmak
prevail in f. içinde en çok ... bulunmak
prevail over f. yenmek
prevail among f. içinde en çok ... bulunmak
prevail upon f. razı etmek
prevail on f. gönlünü etmek
prevail on somebody to do something f. razı etmek
prevail on f. ikna etmek
prevail up f. ikna etmek
prevail in f. yaygın olmak
prevail on f. razı etmek
prevail over f. -den baskın çıkmak
prevail in f. en sık -e rastlanmak
prevail among f. -de en çok ... bulunmak
prevail against f. -den baskın çıkmak
prevail over f. -e üstün kabul etmek
prevail in f. -de en çok ... bulunmak
prevail among f. en sık -e rastlanmak
prevail [obsolete] f. güçlenmek
prevail [obsolete] f. faydalı olmak
prevail [obsolete] f. canlılığı artmak
prevail [obsolete] f. yaramak
prevail [obsolete] f. fayda sağlamak
prevail [obsolete] f. enerji dolmak
Öbek Fiiller
prevail against (someone or something) f. (birini/bir şeyi) yenmek
prevail upon (one) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) ikna etmek
prevail against (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) baskın çıkmak
prevail upon (one) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) razı etmek
prevail on (one) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) razı etmek
prevail on (one) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) ikna etmek
İfadeler
justice will prevail expr. adalet yerini bulacak
Atasözü
cooler heads will prevail soğukkanlı olanlar kazanır
cooler heads will prevail aklıselim olan kazanır
Deyim
cooler heads prevail expr. soğukkanlı olanlar kazanır
Hukuk
prevail over any non-english versions f. ingilizce olmayan nüshalar karşısında amir nüsha olmak