privilege - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

privilege

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"privilege" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
privilege i. imtiyaz
privilege i. ayrıcalık
General
privilege i. hak
privilege i. ruhsat
privilege i. müsaade
privilege i. şeref
privilege i. rüçhan hakkı
privilege i. öncelik hakkı
privilege i. dokunulmazlık
privilege i. nasip
privilege i. ayrıcalık
privilege i. özel hak
privilege f. muaf tutmak
privilege f. imtiyaz vermek
privilege f. ayrıcalık tanımak
privilege f. ayrıcalıklı kılmak
Trade/Economic
privilege i. ayrıcalık
privilege i. bağışıklık
privilege i. imtiyaz
privilege i. muafiyet
privilege i. öncelik
privilege i. özel hak
privilege i. rüçhan
Law
privilege i. ayrıcalık
privilege i. dokunulmazlık
privilege i. hak
privilege i. istisnai hak
privilege i. imtiyaz
privilege i. mazhariyet
privilege i. muafiyet
privilege i. rüçhan hakkı
Politics
privilege i. ayrıcalık

"privilege" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 83 sonuç

İngilizce Türkçe
General
informer's privilege i. (hükümete ait) ihbarcının kimliğini gizli tutma hakkı
bestow a privilege upon f. iltimas geçmek
bestow a privilege on f. birini kayırmak
bestow a privilege upon f. birini kayırmak
bestow a privilege on f. iltimas geçmek
bestow a privilege upon f. birine ayrıcalık tanımak
bestow a privilege on f. birine ayrıcalık tanımak
grant privilege f. ayrıcalıklı kılmak
exercise a privilege f. hakkı kullanmak
enjoy a privilege f. bir ayrıcalıktan yararlanmak
exercise a privilege f. imtiyazı kullanmak
Idioms
male privilege i. erkek üstünlüğü
Trade/Economic
privilege tax i. belirli meslek mensuplarından alınan vergi
corporate tax privilege i. kurumlar vergisi muafiyeti
call privilege i. emisyonu yapan kuruluşun menkul kıymeti geri satın alma ayrıcalığı
tax privilege i. vergi istisnası
subscription privilege i. rüçhan hakkı
affiliation privilege i. iştirak kazançları istisnası
note issuing privilege i. banknot basma yetkisi
tax privilege i. vergi imtiyazı
economic privilege i. ekonomik ayrıcalık
economic privilege i. iktisadi ayrıcalık
privilege tax i. imtiyaz vergisi
prepayment privilege i. önceden ödeme hakkı
purchase privilege i. satın alma imtiyazı
purchase privilege i. satın alma önceliği
purchasing privilege i. satın alma yetkisi
purchase privilege i. satın alma ayrıcalığı
franking privilege i. posta ücreti muafiyeti
special privilege monopoly i. özel imtiyazlara dayanan tekel
financial privilege i. mali ayrıcalık
to enjoy a privilege f. ayrıcalıktan istifade etmek
exercise a privilege f. ayrıcalık kullanmak
Law
granting privilege i. imtiyaz tanıma
qualified privilege i. sınırlı dokunulmazlık
complete privilege i. kesin dokunulmazlık
privilege from arrest i. tutuklanma dokunulmazlığı
privilege from arrest i. tutuklanmama imtiyazı
breach of privilege i. dokunulmazlığın kötüye kullanılması
breach of privilege i. ayrıcalığın kötüye kullanılması
breach of privilege i. yasama organı haklarının ihlali suçu
breach of privilege i. dokunulmazlığın suistimalı
attorney-client privilege i. avukat müvekkil gizliliği
legal professional privilege i. avukatın müvekkili ile olan mesleki ilişkisinden kaynaklanan bilgi ve belgelerin gizliliği ilkesi
legal professional privilege i. avukat-müvekkil gizliliği
privilege against self-incrimination i. kendi aleyhine tanıklık etmeyi reddetme hakkı
privilege against self-incrimination i. kendi kendini itham etmeme ayrıcalığı (susma hakkı)
privilege against self-incrimination i. kendi aleyhine tanıklık etmeme muafiyeti (susma hakkı)
abusing privilege i. özel hak ihlali
marital communications privilege i. evlilik sırasında taraflardan ikisinin de eşi ile sahip olduğu gizli içerikli iletişimi saklı tutma hakkı
question of privilege i. (iç tüzükte) ayrıcalık sorusu
writ of privilege i. dava sonucu tutuklanmış imtiyazlı bir kişiyi hapisten çıkarmak için verilen mahkeme emri
husband-wife privilege i. karı koca gizliliği
husband-wife privilege i. karı koca imtiyazı
husband-wife privilege i. eşlerin birbirlerine karşı ifade vermeye zorlanamaması
Politics
diplomatic privilege i. diplomatik dokunulmazlık
diplomatic privilege i. diplomatik imtiyaz
diplomatic privilege i. diplomatik ayrıcalık
absolute privilege i. kesin dokunulmazlık
parliamentary privilege i. milletvekilliği dokunulmazlığı
parliamentary privilege i. parlamenter ayrıcalığı
have diplomatic privilege f. diplomatik imtiyazı olmak
have diplomatic privilege f. diplomatik dokunulmazlığı olmak
Media
journalist's privilege i. basın dokunulmazlığı
Computer
insufficient privilege i. yetersiz öncelik
privilege level i. ayrıcalık düzeyi
sufficient privilege i. yeterli ayrıcalık
sufficient privilege i. yeterli hak/izin
privilege escalation i. ayrıcalığın yükseltilmesi
Informatics
least privilege i. en düşük erişim hakkı
Telecom
access privilege i. erişim önceliği
access privilege i. erişim ayrıcalığı
Railway
privilege ticket i. görev bileti
Medical
physician-patient privilege i. doktor-hasta gizliliği
therapeutic privilege i. tedavide ayrıcalık
therapeutic privilege i. tedavi ayrıcalığı
Social Sciences
cisgender privilege i. cis ayrıcalığı
male privilege i. erkek ayrıcalığı
Linguistics
privilege of occurrence i. bulunma ayrıcalığı
Military
driving privilege i. araç kullanma hakkı
Slang
check your privilege f. ayrıcalıklarına bakmak
check your privilege f. ayrıcalıklarını düşünmek
check your privilege f. ayrıcalıklarını göz önünde bulundurmak