ridiculing - Türkçe İngilizce Sözlük

ridiculing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ridiculing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
alay etmek, küçümsemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɪdɪkjuːl/ – BrE /ˈrɪdɪkjuːl/)
Terim Türü:
İsim: ridicule (uncountable); Fiil: ridicule (ridicules – ridiculed – ridiculing)
Bir kişi veya fikri gülünç duruma düşürmeyi tanımlayan kelimedir. Latince ridiculus kökünden evrilmiştir. Sosyal ve politik söylemde itibarsızlaştırma aracı olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
mock, deride
Zıt Anlamlılar:
respect

"ridiculing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ridicule i. alay
The child turned into an object of ridicule among the others due to her glasses.
Çocuk, gözlükleri nedeniyle çevredekilerin alay konusu oldu.

More Sentences
ridicule f. alay etmek
John was ridiculed for his accent.
John ile aksanından dolayı alay ediliyordu.

More Sentences
ridicule f. dalga geçmek
It is not good to ridicule him in public.
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.

More Sentences
Genel
ridicule f. alaya almak
This is a discerning way of ridiculing the Kremlin's authoritarian press policy.
Bu, Kremlin'in otoriter basın politikasını alaya almanın zeki bir yoludur.

More Sentences
ridicule f. ile alay etmek
Sami would ridicule Layla.
Sami, Layla ile alay ederdi.

More Sentences
Teknik
ridicule i. alay
The child turned into an object of ridicule among the others due to her glasses.
Çocuk, gözlükleri nedeniyle çevredekilerin alay konusu oldu.

More Sentences
ridicule f. ile alay etmek
Sami would ridicule Layla.
Sami, Layla ile alay ederdi.

More Sentences
Genel
ridicule i. eğlenme
ridicule i. istihza
ridicule i. taşlama
ridicule i. hiciv
ridicule i. yergi
ridicule i. dalga geçme
ridicule i. gülünç eleştirme
ridicule i. retikül çanta
ridicule i. çok amaçlı büzgülü kadın çantası
ridicule f. ile eğlenmek
ridicule f. eğlenmek
ridicule f. gülmek
ridicule f. istihza etmek
ridicule f. alay konusu yapmak
ridicule f. tefe koymak
ridicule f. küçümsemek
Teknik
ridicule i. eğlenme
ridicule f. gülmek

"ridiculing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
appeal to ridicule i. savunulan görüşün mantıksız bir temele dayandırılması
appeal to ridicule i. mantıksal safsata
an object of ridicule i. alay konusu
self-ridicule i. kendini alaya alma
self-ridicule i. kendini tiye alma
self-ridicule i. kendi ile dalga geçme
ridicule somebody's showing-off f. fiyakasını bozmak
heap ridicule on f. dalga geçmek
heap ridicule on f. alay etmek
heap ridicule on f. istihza etmek
heap ridicule upon f. alay etmek
heap ridicule upon f. istihza etmek
heap ridicule upon f. dalga geçmek
ridicule [obsolete] s. tuhaf
ridicule [obsolete] s. komik
ridicule [obsolete] s. saçma
ridicule [obsolete] s. absürt
ridicule [obsolete] s. gülünç
ridicule [obsolete] s. anlamsız
Konuşma Dili
an object of ridicule i. şaka malzemesi
Deyim
source of ridicule i. eğlence/alay kaynağı
hold up to ridicule f. alay konusu etmek
hold up to ridicule f. taşlamak
hold up to ridicule f. yermek
hold (someone or something) up to ridicule f. (birini/bir şeyi) yermek
hold (someone or something) up to ridicule f. (birini/bir şeyi) taşlamak
hold (someone or something) up to ridicule f. (birini/bir şeyi) alay konusu etmek
hold (someone or something) up to ridicule f. (biriyle/bir şeyle) alay etmek