roundabout - Türkçe İngilizce Sözlük

roundabout

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

roundabout — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dolambaçlı, kavşak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈraʊndəˌbaʊt/ – BrE /ˈraʊndəˌbaʊt/)
Terim Türü:
İsim: roundabout (roundabouts); Sıfat: roundabout
Doğrudan olmayan yolu ya da trafiği yönlendiren dairesel kavşağı tanımlayan sözcüktür. Round ve about bileşenlerinden oluşmuştur. Ulaşım ve söylem analizinde dolaylı yaklaşımı betimler.
Eş Anlamlılar:
indirect, rotary
Zıt Anlamlılar:
direct

"roundabout" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
roundabout i. atlıkarınca
The children cheerfully gathered around the roundabout.
Çocuklar neşeyle atlıkarıncanın etrafında toplandılar.

More Sentences
roundabout i. dönel kavşak
Ada missed the right turn at the second roundabout.
Ada, ikinci dönel kavşakta sağa dönüşü kaçırdı.

More Sentences
roundabout s. dolambaçlı
The taxi overcharged us by taking a roundabout route to the airport.
Taksi havaalanına dolambaçlı yollardan giderek bizden fazla ücret aldı.

More Sentences
roundabout s. dolaylı
Iris grumbled about her partner in a roundabout fashion.
Iris dolaylı bir şekilde ortağı hakkında homurdandı.

More Sentences
Teknik
roundabout i. atlıkarınca
The children cheerfully gathered around the roundabout.
Çocuklar neşeyle atlıkarıncanın etrafında toplandılar.

More Sentences
roundabout s. dolaylı
Iris grumbled about her partner in a roundabout fashion.
Iris dolaylı bir şekilde ortağı hakkında homurdandı.

More Sentences
roundabout s. dolambaçlı
The taxi overcharged us by taking a roundabout route to the airport.
Taksi havaalanına dolambaçlı yollardan giderek bizden fazla ücret aldı.

More Sentences
Trafik
roundabout i. dönel kavşak
Ada missed the right turn at the second roundabout.
Ada, ikinci dönel kavşakta sağa dönüşü kaçırdı.

More Sentences
roundabout i. dönel kavşak
Ada missed the right turn at the second roundabout.
Ada, ikinci dönel kavşakta sağa dönüşü kaçırdı.

More Sentences
roundabout i. dönel kavşak
Ada missed the right turn at the second roundabout.
Ada, ikinci dönel kavşakta sağa dönüşü kaçırdı.

More Sentences
Genel
roundabout i. dolaylı anlatım
roundabout i. ada kavşak
roundabout i. ceket
roundabout i. dolambaçlı yol
roundabout i. göbekli kavşak
roundabout i. döner ada
roundabout i. yuvarlak kavşak
roundabout i. gereksiz kelimeler kullanma
roundabout i. boş laf etme
roundabout i. laf kalabalığı
roundabout i. dolaylı bir şekilde meramını anlatma
roundabout i. dolambaçlı yoldan konuşma
roundabout i. atlı karınca
roundabout i. göbek (kavşak)
roundabout i. başıboş gezinti
roundabout i. öylesine gezinti
roundabout s. toplu
roundabout s. yeterli
roundabout s. dolaşık
roundabout s. tombul
roundabout s. yuvarlak hatlı
roundabout s. yuvarlak
roundabout s. dolgun
roundabout s. (kıyafet) düz
roundabout s. (kıyafet) sade dairesel kesimli
roundabout s. (elbise) etekleri yuvarlak kesilmiş
roundabout N. kavşak
Teknik
roundabout i. ada kavşak
roundabout i. döner ada
roundabout i. göbekli kavşak
roundabout i. yuvarlak kavşak
roundabout s. dolaşık
Trafik
roundabout i. dönel ada
Eski Kullanım
roundabout i. dairesel karargah
roundabout i. yuvarlak karargah
roundabout i. çember dansı
roundabout i. katılımcıların çember oluşturarak döndükleri halk dansı

"roundabout" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
roundabout way i. dolambaçlı yol
roundabout [dialect] i. çit
roundabout [uk] s. dönen
in a roundabout way zf. dolaylı olarak
in a roundabout way zf. dolambaçlı yoldan
in a roundabout way zf. dolaylı yoldan
Deyim
say something in a roundabout way f. lafı dolandırarak söylemek
say something in a roundabout way f. lafı dolandırmak
say something in a roundabout way f. bir şeyi dolandırarak söylemek
say (something) in a roundabout (sort of) way f. lafı dolandırarak söylemek
say (something) in a roundabout (sort of) way f. (bir şeyi) dolandırarak söylemek
say in a roundabout way f. lafı dolandırarak söylemek
say in a roundabout way f. lafı dolandırmak
say in a roundabout way f. dolandırarak söylemek
say (something) in a roundabout (sort of) way f. lafı dolandırmak
Ticaret/Ekonomi
roundabout production i. dolaylı üretim
roundabout method of production i. üretimde girdi olarak kullanılan sermaye mallarının üretim sonucunda çıktı olarak tekrar sermaye malına dönüşmesi ve bu üretilen sermaye mallarının birbirini izler şekilde tekrar tekrar üretimde girdi olarak kullanılması yöntemi
Otomotiv
three-level roundabout i. üç seviyeli dönel kavşak
Trafik
traffic roundabout i. dönel kavşak
traffic roundabout sign i. dönel kavşak tabelası
traffic roundabout sign i. dönel kavşak yaklaşımı tabelası