rumble! - Türkçe İngilizce Sözlük

rumble!

"rumble!" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 80 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rumble i. gürültü
rumble i. gümbürtü
rumble f. gürlemek
rumble f. gümbürdemek
rumble f. gürüldemek
Genel
rumble i. gurlama
rumble i. guruldama
rumble i. haykırış
rumble i. dağdağa
rumble i. bagaj yeri
rumble i. perdah dolabı
rumble i. gürleme
rumble i. gurultu
rumble i. arka koltuk
rumble i. gümbürdeme
rumble fish i. siyam balığı (film)
stomach rumble i. mide gurultusu
rumble i. açılır kapanır koltuk
rumble i. didişme
rumble i. obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu
rumble i. bagaj koltuğu
rumble i. kavga
rumble i. rivayet
rumble i. şikayet
rumble i. rahatsızlık
rumble i. at arabasının arka kısmında hizmetçilere ayrılmış oturak
rumble i. döner tambur
rumble i. yakınma
rumble i. perdah silindiri
rumble i. söylenti
rumble i. kargaşa
rumble i. cilalama tamburu
rumble f. gurlamak
rumble f. çakmak
rumble out f. haykırmak
rumble f. anlamak
rumble f. haykırmak
rumble f. guruldamak
rumble f. sezmek
rumble f. içyüzünü anlamak
rumble f. (karın) guruldamak
rumble f. huzursuzluk hali yaratmak
rumble f. rahatsız edici bir etken olmak
rumble f. rahatsız edici bir etken teşkil etmek
rumble f. yankılı alçak bir ses gibi yayılmak
rumble f. alçak ve derin bir sesle yankılanmak
rumble f. suçüstü yapmak
rumble [uk] f. gümbürdeme sesiyle sarsmak
rumble [uk] f. gürleme sesi ile galeyana getirmek
rumble f. boğuk ve alçak sesle konuşmak
rumble f. gürüldemek
rumble f. kargaşa
rumble f. kavga
rumble f. tangır tangır ilerlemek
rumble f. homurdanmak
Öbek Fiiller
rumble on f. saçma sapan bir şeyi uzun süre tartışmak
rumble on f. boş yere konuyu uzatmak
Sanayi
rumble i. metal parlatıcı
Teknik
rumble strip i. sarsma bandı
rumble i. disk kaydetme veya çoğaltma sırasında düşük frekanslı titreşimin pikaba iletilmesi sebebiyle oluşan gürültü
rumble f. (metal parçaları) cilalama tamburuyla parlatmak
rumble f. (metal parçaları) cilalamak
Mekanik
rumble i. tambur
rumble i. döner hazne
Otomotiv
rumble seat i. açılır kapanır koltuk
rumble seat i. bagaj koltuğu
rumble strips i. sarsıntı bantları
rumble i. uğultu
Trafik
rumble strip i. (hız kesici) tırtıklı şerit
Spor
royal rumble i. bir amerikan güreşi müsabakası
Argo
rumble seat i. kıç
rumble i. genç çeteler arasındaki sokak çatışması
rumble i. kolluk kuvvetlerinin özel mülkte veya muhitte yaptıkları uyuşturucu veya uyuşturucu satıcısı araması
rumble i. suç üzerinde yakalanma
rumble i. sokak çatışması
rumble f. sokak çatışmasına karışmak
rumble f. şüphe uyandırmak
rumble f. aklından geçeni görmek (hile veya hilekar olarak)
rumble f. kendini ele vermek
rumble f. suç işlerken fark edilmek