sacrifice - Türkçe İngilizce Sözlük

sacrifice

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sacrifice — Definition

Anlamı ve Tanımı:
fedakârlık, kurban etme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsækrɪfaɪs/ – BrE /ˈsækrɪfaɪs/)
Terim Türü:
İsim: sacrifice (sacrifices); Fiil: sacrifice (sacrifices – sacrificed – sacrificing)
Daha büyük bir amaç uğruna değerli bir şeyi bilinçli olarak feda etmeyi tanımlayan sözcüktür. Latince sacrificium kökünden evrilmiştir. Din, etik ve kişisel anlatımlarda özveri ve kayıp dengesini betimler.
Eş Anlamlılar:
offering, forgo
Zıt Anlamlılar:
retain

"sacrifice" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sacrifice i. kurban
He offered the beast as a sacrifice to the gods.
Hayvanı tanrılara kurban olarak sundu.

More Sentences
sacrifice f. kurban etmek
The villagers sacrificed a sheep in the temple.
Köylüler tapınakta bir koyun kurban ettiler.

More Sentences
sacrifice f. feda etmek
You don't need to sacrifice your career for your children.
Çocuklarınız için kariyerinizi feda etmek zorunda değilsiniz.

More Sentences
Genel
sacrifice i. fedakarlık
The European Union has demanded many sacrifices from the working classes in Poland.
Avrupa Birliği Polonya'daki emekçi sınıflardan pek çok fedakarlık talep etmiştir.

More Sentences
sacrifice i. fedakârlık
As parents, they often had to make sacrifices for their children.
Ebeveynler olarak çocukları için sıklıkla fedakârlık yapmak zorunda kalıyorlardı.

More Sentences
sacrifice f. kurban etmek
The villagers sacrificed a sheep in the temple.
Köylüler tapınakta bir koyun kurban ettiler.

More Sentences
sacrifice f. feda etmek
You don't need to sacrifice your career for your children.
Çocuklarınız için kariyerinizi feda etmek zorunda değilsiniz.

More Sentences
sacrifice f. ödün vermek
We are seeking trustworthy candidates who work efficiently without sacrificing accuracy.
Doğruluktan ödün vermeden verimli çalışan güvenilir adaylar arıyoruz.

More Sentences
sacrifice f. fedakarlık yapmak
Thank you for sacrificing so much for me.
Benim için bu kadar fedakarlık yaptığın için teşekkür ederim.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
sacrifice i. fedakarlık
The European Union has demanded many sacrifices from the working classes in Poland.
Avrupa Birliği Polonya'daki emekçi sınıflardan pek çok fedakarlık talep etmiştir.

More Sentences
Teknik
sacrifice f. feda etmek
You don't need to sacrifice your career for your children.
Çocuklarınız için kariyerinizi feda etmek zorunda değilsiniz.

More Sentences
Medikal
sacrifice f. sakrifiye etmek
The animals were sacrificed after 4 h.
Hayvanlar 4 saat sonra sakrifiye edildi.

More Sentences
Genel
sacrifice i. tanrıya sunma
sacrifice i. feda
sacrifice i. feda etme
sacrifice i. kurban etme
sacrifice i. özveri
sacrifice i. feragat
sacrifice i. zararına satış
sacrifice i. yok pahasına satma
sacrifice f. uğrunda harcamak
sacrifice f. kıymak
sacrifice f. kurban kesmek
sacrifice f. kurban olarak kesmek
sacrifice f. harcamak
sacrifice f. fedakarlıkta bulunmak
sacrifice f. gözden çıkarmak
sacrifice f. zararına satmak
sacrifice f. yok pahasına satmak
Ticaret/Ekonomi
sacrifice i. maaşlı izin dönemi
sacrifice i. özveri
sacrifice i. zarar
Teknik
sacrifice f. gözden çıkarmak
Dini
sacrifice i. mesih'in çarmıha gerilmesi
sacrifice i. mesih'in tüm insanlık uğruna kendini feda etmesi
Beysbol
sacrifice i. koşucu ilerletme
sacrifice i. feda vuruşu
sacrifice f. feda vuruşu yapmak
sacrifice f. kasten bunting vurarak koşucuya avantaj sağlamak
Satranç
sacrifice i. stratejik amaçlarla taş feda etme
sacrifice i. taş fedası
Bahisçilik
sacrifice f. rakibin taş ele geçirmesine izin vermek
sacrifice f. stratejik olarak rakibi taş yemeye zorlamak

"sacrifice" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
self sacrifice i. fedakarlık
festival of the sacrifice i. kurban bayramı
Genel
self sacrifice i. özveride bulunma
self sacrifice i. fedakarlık etme
sacrifice sale i. zararına satış
sacrifice holiday i. kurban bayramı
self sacrifice i. özveri
feast of sacrifice i. kurban bayramı
social self-sacrifice i. sosyal fedakarlık
self-sacrifice i. fedakarlık
self-sacrifice i. esirgemezlik
self-sacrifice i. feragat
self-sacrifice i. özveri
worship of sacrifice i. kurban ibadeti
sacrifice for common safety i. ortak çıkar için fedakarlık
the feast of the sacrifice i. kurban bayramı
feast of the sacrifice holiday i. kurban bayramı tatili
ritual sacrifice i. kurban töreni
proportional equal sacrifice i. orantılı eşit fedakarlık
the feast of sacrifice i. kurban bayramı
festival of sacrifice i. kurban bayramı
unbloody sacrifice i. kurbanın katledilmediği bir kurban etme şekli
unbloody sacrifice i. kansız kurban
human sacrifice i. insan kurban etme
supreme sacrifice i. kendini kurban etme
supreme sacrifice i. hayatını feda etme
make the supreme sacrifice f. canını feda etmek
sacrifice one's interest f. özveride bulunmak
sacrifice an animal f. kan akıtmak
make a sacrifice f. fedakarlık yapmak
spare no sacrifice f. fedakarlıktan kaçınmamak
sacrifice one´s fortune f. servetini feda etmek
be prepared to sacrifice f. gözden çıkarmak
sacrifice a sheep f. koyun kurban etmek
make a sacrifice f. özveride bulunmak
sacrifice blindly f. ateşe atmak
sacrifice an animal for god f. kurban kesmek
sacrifice one's life f. canını vermek
sacrifice oneself for f. kurban olmak
make self-sacrifice f. fedakarlık etmek
make self-sacrifice f. fedakarlıkta bulunmak
make a self-sacrifice f. özveride bulunmak
make self-sacrifice f. fedakarlık yapmak
self-sacrifice f. özveride bulunmak
sacrifice one's interest f. fedakarlık yapmak
sell at a sacrifice f. zararına satmak
fear no sacrifice f. hiçbir fedakarlıktan kaçınmamak
sell at a sacrifice f. zararla satmak
impose sacrifice f. fedakarlık gerektirmek
avoid self-sacrifice f. özveriden kaçınmak
make sacrifice f. fedakarlık yapmak
self-sacrifice f. kendinden vermek
sacrifice one's life f. hayatını feda etmek
sacrifice oneself f. kendini feda etmek
sacrifice the prisoner to the gods f. esiri tanrılara kurban etmek
Öbek Fiiller
sacrifice (someone or something) to (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için gözden çıkarmak
sacrifice (someone or something) to (someone or something else) f. (birinden/bir şeyden başka biri/bir şey) için vazgeçmek
sacrifice (someone or something) to (someone or something else) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) kurban etmek
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birinden/bir şeyden başka biri/bir şey) için feragat etmek
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için gözden çıkarmak
sacrifice (someone or something) to (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için feda etmek
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) uğruna harcamak
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için kurban etmek
sacrifice to f. için vazgeçmek
sacrifice (someone or something) to (someone or something else) f. (birinden/bir şeyden başka biri/bir şey) için feragat etmek
sacrifice to f. -e/uğruna feda etmek
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birinden/bir şeyden başka biri/bir şey) için vazgeçmek
sacrifice to f. -e/uğruna kurban etmek
sacrifice to f. için feragat etmek
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birine/bir şeye başka biri/bir şey) uğruna kıymak
sacrifice (someone or something) for (someone or something else) f. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için feda etmek
Konuşma Dili
patriotism requires sacrifice expr. vatanseverlik fedakarlık gerektirir
Deyim
sacrifice something on the altar of something f. uğruna/yolunda bir şeyi feda etmek
sacrifice someone or something on the altar of f. -in uğruna birini/bir şeyi feda/kurban etmek
Ticaret/Ekonomi
sacrifice ratio i. vazgeçme oranı
least sacrifice principle i. asgari masraf ilkesi
tax sacrifice i. vergi fedakarlığı
sacrifice ratio i. fedakarlık oranı
principle of equal sacrifice i. özveride eşitlik ilkesi
theory of sacrifice i. fedakarlık kuramı
marginal equal sacrifice principle i. marjinal eşit fedakarlık ilkesi
pecuniary sacrifice i. maddi fedakarlık
pecuniary sacrifice i. para fedakarlığı
salary-sacrifice arrangements i. maaştan feragat anlaşması
Hukuk
principle of equal sacrifice i. eşit fedakarlık ilkesi
Sigortacılık
general average sacrifice i. genel avarya fedakarlığı
Bilgisayar
sacrifice everything, for victory? gladly expr. kazanmak için herşeyi feda etmek mi? memnuniyetle
Tarım
sacrifice paddock [new zealand] i. tekrar tekrar ekilip otlatılmasına izin verilen alan
Dini
burnt sacrifice i. yakılmış adak
Askeri
courage and self-sacrifice medal i. üstün cesaret ve feragat madalyası
taf courage and self-sacrifice medal i. tsk üstün cesaret ve feragat madalyası
medal of distinguished courage and self-sacrifice i. üstün cesaret ve feragat madalyası
sacrifice operation i. intihar saldırısı
sacrifice operation i. intihar bombacılığı
Beysbol
sacrifice hit i. koşucu ilerletme
sacrifice fly i. üçüncü kaledeki koşucunun başlangıç kalesine dönüp sayı yapabilmesi için topu çok uzağa atma
sacrifice fly i. feda vuruşu
sacrifice bunt i. koşucu ilerletme
sacrifice hit i. koşucunun ilerlemesi için bilerek bunting vurma
sacrifice bunt i. koşucunun ilerlemesi için bilerek bunting vurma
Star Wars
temple of sacrifice i. kurban tapınağı