| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | sakatlanma | mutilation i. | ||
|
The main victims of violence, trafficking and mutilation are women and girls. Şiddet, insan ticareti ve sakatlanmanın başlıca mağdurları kadınlar ve kız çocuklarıdır. More Sentences |
||||
| Genel | sakatlanma | injury i. | ||
|
I stretch before exercising to prevent injury. Sakatlanmayı önlemek için egzersizden önce esneme hareketleri yapıyorum. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | sakatlanma | mutilation i. | ||
|
The main victims of violence, trafficking and mutilation are women and girls. Şiddet, insan ticareti ve sakatlanmanın başlıca mağdurları kadınlar ve kız çocuklarıdır. More Sentences |
||||
| Medikal | sakatlanma | disablement i. | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | sakatlanma ihtimali | possibility of injury i. | ||
| Genel | yeniden sakatlanma | reinjury i. | ||
| Genel | aynı yerden yeniden sakatlanma | reinjury i. | ||
| Genel | vücudun önemli bir uzvunun kaybına veya kullanılmaz hale gelmesine yol açan sakatlanma | maim i. | ||
| Genel | sakatlanma numarası yapmak | fake an injury f. | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | hastalık, sakatlanma veya kullanmama sebepleriyle boyutu küçülmüş (vücut bölümü) | diminished s. | ||
| Medikal | hastalık, sakatlanma veya kullanmama sebepleriyle kuvveti azalmış (vücut bölümü) | diminished s. | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | sakatlanma korkusu | traumatophobia i. | ||
| Spor | ||||
| Spor | (futbol) yalandan sakatlanma | dive i. | ||