secluded - Türkçe İngilizce Sözlük

secluded

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

secluded — Definition

Anlamı ve Tanımı:
izole, gözden uzak
Okunuş (IPA):
(AmE /sɪˈkluːdɪd/ – BrE /sɪˈkluːdɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: secluded
Ulaşılması zor veya dış etkilerden yalıtılmış durumu betimleyen sıfattır. Latince secludere kökünden evrilmiştir. Coğrafi ve sosyal anlatımlarda mahremiyet vurgusuyla kullanılır.
Eş Anlamlılar:
isolated, remote
Zıt Anlamlılar:
accessible

"secluded" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
secluded s. kuytu
Sami was buried in a very secluded place.
Sami çok kuytu bir yere gömüldü.

More Sentences
secluded s. gözlerden uzak
This secluded British Columbia resort is located on the upper end of the Sunshine Coast.
Bu gözlerden uzak Britanya Kolumbiyası tesisi, Sunshine Coast'un üst ucunda yer almaktadır.

More Sentences
secluded s. tenha
We found a secluded spot deep in the national park.
Milli parkın derinliklerinde tenha bir yer bulduk.

More Sentences
secluded s. münzevi
Tom lives a secluded life.
Tom münzevi bir hayat sürüyor.

More Sentences
secluded s. tecrit edilmiş
secluded s. mahfuz
secluded s. gizli
secluded s. kaçınık
secluded s. mahrem
secluded s. izbe
secluded s. saklı
secluded s. inzivaya çekilmiş
secluded s. gözden uzak
secluded s. sapa
secluded s. kimseyle görüşmeyen
secluded s. kapalı
secluded s. ıssız
secluded s. içerlek
secluded s. ırak
secluded N. izole

"secluded" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
secluded life i. i̇zole hayat
secluded bay i. bakir koy
secluded bay i. tenha koy
be secluded f. tecritli olmak