senkronize - Türkçe İngilizce Sözlük

senkronize

"senkronize" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
senkronize synchronous s.
Like SPI, I2C is also a synchronous protocol.
SPI gibi I2C de senkronize bir protokoldür.

More Sentences
senkronize synchronized s.
The other two Falcon 9s had made a really great synchronized landing.
Diğer iki Falcon 9 gerçekten harika bir senkronize iniş yapmıştı.

More Sentences
senkronize synchronised s.
That is why we had the idea of seeking this one-year extension so that they could be synchronised.
Bu nedenle senkronize olabilmeleri için bu bir yıllık uzatmayı talep etme fikrimiz vardı.

More Sentences
Teknik
senkronize synchronous s.
Like SPI, I2C is also a synchronous protocol.
SPI gibi I2C de senkronize bir protokoldür.

More Sentences
Otomotiv
senkronize synchronous s.
Like SPI, I2C is also a synchronous protocol.
SPI gibi I2C de senkronize bir protokoldür.

More Sentences
Medikal
senkronize synchronous s.
Like SPI, I2C is also a synchronous protocol.
SPI gibi I2C de senkronize bir protokoldür.

More Sentences
Genel
senkronize synchronal s.
senkronize synchronistic s.
senkronize in step s.
Engineering
senkronize synchro s.

"senkronize" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
senkronize edici synchronizer i.
senkronize etme sync i.
senkronize operasyon synchronous operation i.
senkronize çevirici synchronous converter i.
senkronize olamama durumu asynchrony i.
senkronize edici synchroniser i.
senkronize işlem evresi phase i.
senkronize gelişme yaratan uyarlama synchronising i.
senkronize gelişme yaratan uyarlama synchronizing i.
senkronize gösterim synchronism i.
senkronize edilmemiş olmak be out of sync f.
senkronize etmek sync f.
senkronize edilmiş olmak be in sync f.
senkronize olmak synchronize f.
senkronize olmak be synchronous f.
sonradan senkronize etmek postsynchronize f.
senkronize etmek synchronize f.
ile senkronize etmek synchronize with f.
senkronize olmak synchronise f.
senkronize etmek synchronise f.
verileri senkronize etmek synchronize f.
senkronize etmek synch f.
senkronize edilmemiş out of sync s.
senkronize edilmiş in sync s.
senkronize olmayan out of synch s.
senkronize olmayan unsynchronous s.
Öbek Fiiller
senkronize etmek sync up f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmak synchronize with (someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize işlemek/ilerlemek/çalışmak synchronize with (someone or something) f.
İfadeler
(bir şeyle) senkronize çalışan in phase of phase (with something) [uk] expr.
(biriyle/bir şeyle) senkronize şekilde in sync (with someone or something) expr.
(biriyle/bir şeyle) senkronize şekilde in phase (with someone or something) expr.
(biriyle/bir şeyle) senkronize in time (with someone or something) expr.
Deyim
senkronize olamamak march out of time f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize yürümek march in time (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olamamak march out of step (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olamamak march out of time (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmak be in step (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmak be in sync (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmak be in time (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmamak be out of sync (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmak get in sync (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize hareket etmek keep in step (with someone or something) f.
(biriyle/bir şeyle) senkronize yürümek march in step (with someone or something) f.
senkronize yürümek march in step f.
senkronize olmayan out of step expr.
(biriyle/bir şeyle) senkronize olmayan out of sync (with someone or something) expr.
Medya
senkronize edilmiş bir görüntü üzerinde ses efektleri, rastgele diyaloglar içeren bir film müziği wild track i.
Teknik
senkronize kayışlı hareket sistemleri synchronous belt drives i.
senkronize motor synchronous motor i.
senkronize motor synchronous motor i.
senkronize sistem simultaneous system i.
senkronize olma synchronism i.
senkronize asenkron motor synchronous induction motor i.
senkronize sayısal hiyerarşi synchronous digital hierarchy i.
senkronize eden veya senkro-kontrol cihazı synchronizing or synchronism check device i.
senkronize kayışlı hareket sistemi synchronous belt drive system i.
(senkronize edilecek iki cihaz arasında) sinyal alışverişi handshake i.
senkronize etmek time f.
senkronize etmek synchronize f.
senkronize etmek synchronise f.
senkronize edilmiş synchronized s.
senkronize edilmiş synchronised s.
vitesi senkronize eden synchromesh s.
Bilgisayar
(ikili senkronize iletişimde) alıcı cihazı veri bitleriyle senkronize eden isteğe bağlı karakterler padding i.
(bilgisayarda) bütün dahili bileşenleri senkronize eden sabit yüksek frekans sinyali veren elektronik bir aygıt system clock i.
senkronize ediliyor synchronizing expr.
senkronize ediliyor synchronising expr.
Bilişim
senkronize çevirici rotary i.
Telekom
iletim zamanlamasını senkronize etmek için kullanılan bir sinyal preamble i.
Elektrik
iki misli sürati olan senkronize motor bisynchronous motor i.
senkronize endüksiyon motor synchronous induction motor i.
zamanlayıcıya senkronize edilmemiş (periyodik sinyal) free-running s.
Mekanik
senkronize etme synchronization i.
senkronize etme synchronisation i.
Televizyon
bir kaynağın video çıkışının diğer kaynakları senkronize etmede kullanıldığı bir teknik genlock i.
ses kayıt cihazlarını film kamerasıyla senkronize etme mekanizması interlock i.
kaynağın video çıkışıyla diğer kaynakları senkronize etmek genlock f.
Otomotiv
senkronize şanzıman helical gear transmission i.
senkronize piston synchronizing piston i.
senkronize motor synchronous motor i.
senkronize zaman bölünmeli çoklama synchronous tdm i.
senkronize protokol synchronous protocol i.
sabit mıknatıs uyarmalı senkronize elektrik motoru permanent magnet excited synchronous electric motor i.
senkronize etmek synchronize f.
Medikal
senkronize aralıklı zorunlu ventilasyon simv (synchronized intermittant mandatory ventilation) i.
senkronize warthin tümörü synchronized warthin’s tumor i.
nazofarenks yerleşimli senkronize warthin tümörü syncronized warthin’s tumor in bilateral parotid gland i.
Kimya
senkronize olmayan unsynchronized s.
senkronize olmayan unsynchronised s.
Gökbilim
senkronize rotasyon synchronous rotation i.
senkronize rotasyon captured rotation i.
Çevre
güneş-aydınlatmasıyla senkronize uydular sun-synchronous satellites i.
Meteoroloji
senkronize meteorolojik uydu sms (synchronous meteorological satellite) i.
Askeri
takometrik veya senkronize nişangahlar tachometric or synchronous sights i.
senkronize silah synchronize gun i.
Spor
sporcunun tam burgu ile çeyrek dönüş yaptığı senkronize bir yüzme becerisi marlin i.
(yunus vuruşu yapılan) senkronize yüzme akrobasisi dolphin i.
senkronize yüzme synchro i.
senkronize buz pateni synchronized skating i.
senkronize yüzme synchro swimming i.
Sinema
çekilmiş bir filme konuşmaları tek sahneyi döngüye alarak senkronize şekilde ekleme işlemi looping i.
filme yeni senkronize replikler eklemek loop f.
Fotoğrafçılık
(flaşı) senkronize ederek üreten synchroflash s.
Engineering
senkronize edilmiş synchro s.
senkronize anlamına gelen bir ön ek synchro- ök.