shining - Türkçe İngilizce Sözlük

shining

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"shining" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shining s. parlayan
We saw the first star shining in the sky.
Gökyüzünde parlayan ilk yıldızı gördük.

More Sentences
Genel
shining s. parlak
The agricultural area is a shining example.
Tarım alanı bu konuda parlak bir örnektir.

More Sentences
shining s. ışıldayan
He was listening to me with his eyes shining.
Işıldayan gözleriyle beni dinliyordu.

More Sentences
shining i. ışıltı
shining i. parlama
shining i. ışıldama
shining s. nurlu
shining s. ışıltılı
shining s. olağanüstü
shining s. nurani
shining s. parıltılı
shining s. mücella
shining s. ışık saçan
shining s. ışıl ışıl
shining s. gün ışığı dolu
shining s. gün ışığıyla aydınlanan
shining s. beklenmedik şekilde temiz ve parlak
Teknik
shining i. ışık yansıtma
İnşaat
shining i. çatı kaplama

"shining" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
shoe shining i. lostra
shining shoes i. lostra
shining era i. parlak dönem
shining stage i. parlayan sahne
become a shining star f. (kısa sürede) yıldızı parlamak
clear-shining s. parıl parıl parlayan
shining brightly zf. ışıl ışıl
Konuşma Dili
knight in shining armour i. kurtarıcı
knight in shining armor i. beyaz zırhlı şövalye
knight in shining armor i. kurtarıcı
Deyim
a knight in shining armour i. kahraman
a knight in shining armour i. beyaz zırhlı şövalye
a knight in shining armour i. kurtarıcı
a knight in shining armor i. beyaz zırhlı şövalye
a knight in shining armor i. kurtarıcı
improve the shining hour [old-fashioned] f. verimi en üst düzeye çıkarmak
improve the shining hour f. zamanı iyi kullanmak
improve the shining hour [old-fashioned] f. zamanını en iyi şekilde değerlendirmek
improve the shining hour [old-fashioned] f. verimliliği/performansı olabildiğince artırmak
improve the shining hour f. zamanı iyi değerlendirmek
be a shining example (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) çok iyi bir örneği olmak
be a shining example (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ideal bir örneği olmak
be a shining example (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) mükemmel bir örneği olmak
be a shining example (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) kusursuz bir örneği olmak
be a shining example (of somebody/something) f. (birinin/bir şeyin) çok iyi bir örneği olmak
be a shining light f. mükemmel bir örnek olmak
be a shining example f. mükemmel bir örnek olmak
be a shining example f. çok iyi bir örnek olmak
be a shining example (of somebody/something) f. (birinin/bir şeyin) ideal bir örneği olmak
be a shining example (of somebody/something) f. (birinin/bir şeyin) kusursuz bir örneği olmak
be a shining light f. ideal bir örnek olmak
be a shining light f. çok iyi bir örnek olmak
be a shining light f. kusursuz bir örnek olmak
be a shining example (of somebody/something) f. (birinin/bir şeyin) mükemmel bir örneği olmak
be a shining example f. ideal bir örnek olmak
be a shining example f. kusursuz bir örnek olmak
make hay while the sun is shining f. fırsattan istifade etmek
make hay while the sun is shining f. çeşme akarken küpü doldurmak
make hay while the sun is shining f. şansını kullanmak
make hay while the sun is shining f. fırsatı değerlendirmek
make hay while the sun is shining f. şansını değerlendirmek
make hay while the sun is shining f. yağmur yağarken küpünü doldurmak
make hay while the sun is shining f. fırsatlardan sonuna kadar yararlanmak
make hay while the sun is shining f. su akarken testiyi doldurmak
make hay while the sun is shining f. fırsat varken yapmak
make hay while the sun is shining f. fırsatı kaçırmamak
from sea to shining sea expr. bir ucundan öteki ucuna
from sea to shining sea expr. bir ucundan bir ucuna
Konuşma
your eyes are shining expr. gözlerinin içi parlıyor
Siyasal
shining path i. peru'daki komünist parti'den ayrılıp 1960'ların sonunda kurulan bir terör örgütü
shining path i. aydınlık yol
Botanik
shining sumac i. kırmızı meyveli sumak
shining clubmoss i. bir kurtayağı türü
shining willow i. parlak mızrak şeklinde yaprakları olan bir kuzey amerika çalısı
shining willow i. parlak söğüt
shining karamu i. yeni zelanda'da yetişen bir çalı
Kuşbilim
shining cuckoo i. metalik yeşil ve altın rengi tüyleri bulunan, pasifik okyanusu'na özgü göçmen bir kuş
Star Wars
shining manpower i. parlayan insan gücü