sic - Türkçe İngilizce Sözlük

sic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aynen böyle, yazıldığı gibi
Okunuş (IPA):
(AmE /sɪk/ – BrE /sɪk/)
Terim Türü:
Zarf: sic
Metinlerde aktarılan ifadenin bilinçli olarak değiştirilmeden verildiğini belirtir. Latince sic (“böyle”) sözcüğünden doğrudan alınmıştır. Akademik ve editoryal yazımda alıntının doğruluğunu vurgulamak için kullanılır

"sic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sic f. (köpek) saldırtmak
The owner sicced his dog on the intruder.
Ev sahibi davetsiz misafirin üzerine köpeğini saldı.

More Sentences
sic f. peşine takmak
He decided to sic the authorities on his cheating business partner.
Kendisini aldatan iş ortağının peşine yetkilileri takmaya karar verdi.

More Sentences
sic f. kovalamak
sic f. saldırmak
sic f. yakalamak
sic f. kovalatmak
sic f. saldırtmak
sic f. tahrik etmek
sic f. gaza getirmek
sic f. fitillemek
sic f. başına musallat etmek
sic zf. böyle metinde aynen
sic zf. metinde aynen
sic zf. böyle
sic zf. (hatalı yazılan kısım) metindeki şekliyle

"sic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sic on f. birini birine saldırtmak
sic on f. köpeği birine saldırtmak
sic on f. köpeğe verilen saldır emri
sic the dogs on f. köpekleri üzerine salmak
Öbek Fiiller
sic somebody on somebody f. üzerine salmak
sic (someone or something) on (someone) f. (birini/bir şeyi birinin) üzerine salmak/saldırtmak
İfadeler
sic semper tyrannis (thus always to tyrants) expr. zorbalara ölüm
Konuşma Dili
sic'em! ünl. köpeklere verilen saldırma emri
sic'em! expr. saldır!
don't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok
don't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
don't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez
sic'em! exclam. atıl!
Ticaret/Ekonomi
sic code i. standart endüstriyel sınıflandırma kodu
sic code i. standart endüstri kodu
Hukuk
clausula rebus sic stantibus i. sözleşmenin değişen şartlara uydurulması şartı
clausula rebus sic stantibus i. beklenmeyen hal şartı
Teknik
sic (specific inductive capacity) kısalt. özgül endüktif kapasitans
sic (specific inductive capacity) kısalt. özgül endüktif sığa
Kimya
nitride-bonded sic i. nitrür bağlı sic
Latince
sic transit gloria mundi i. böylece geçiverir dünyanın görkemi
rebus sic stantibus i. değişen koşullara uyum gösterme
sic semper tyrannis (thus always to tyrants) i. tiranlara daima böyle olur
sic utere tuo ut alienum non laedas f. başkalarına zarar vermeden kendi malını kullanmak
sic passim zf. böylece
sic passim zf. böyle
sic passim zf. burada ve orada
sic passim zf. boyunca
sic ad nauseam expr. bıkkınlık verinceye kadar böyle
rebus sic stantibus expr. koşullar değiştiği takdirde
sic mundus creatus est (thus the world was created) expr. böyle yaratıldı dünya
Argo
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şeyden anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bildiği yok
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boku beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez