sieges - Türkçe İngilizce Sözlük

sieges

sieges — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kuşatma
Okunuş (IPA):
(AmE /siːdʒ/ – BrE /siːdʒ/)
Terim Türü:
İsim: siege (sieges)
Bir yerin askerî veya mecazi olarak çevrelenmesini betimler. Fransızca siège üzerinden Latince sedere (“oturmak”) köküne dayanır. Askerî tarih ve yoğun baskı anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
blockade
Zıt Anlamlılar:
liberation

"sieges" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
siege i. kuşatma
Most people died from starvation due to the siege.
Kuşatma nedeniyle çoğu insan açlıktan öldü.

More Sentences
Siyasal
siege i. kuşatma
Most people died from starvation due to the siege.
Kuşatma nedeniyle çoğu insan açlıktan öldü.

More Sentences
Genel
siege i. hastalık devresi
siege i. muhasara
siege i. çevresini sarma
siege i. ele geçirmeye uğraşma
siege i. mertebe
siege i. bir şehrin ordu tarafından ablukaya alınması
siege i. askeri abluka
siege i. bol miktar
siege i. aşırı miktar
siege i. adet
siege i. büyük miktar
siege f. kuşatma altında tutmak
siege f. (bir şeye) boğmak
siege f. etrafını sarmak
siege f. kuşatmak
siege f. etrafını çevrelemek
Teknik
siege i. pota fırını tabanı
Ağaç İşleri
siege i. oduncu tezgahı
siege i. marangoz tezgahı
Kuşbilim
siege i. kuş sürüsü
siege i. balıkçıl kuşunun avlanma noktası

"sieges" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
state of siege i. sıkıyönetim
vienna siege i. viyana kuşatması
siege weapon i. kuşatma silahı
emotional siege i. duygusal kuşatma
siege engine i. mancınık
siege engine i. kuşatma silahı
siege [obsolete] i. şövalyelik makamı
siege [obsolete] i. şövalye için ayrılmış koltuk
siege [obsolete] i. kaka
siege [obsolete] i. makam
siege [obsolete] i. güç ve yetki merkezi
siege [obsolete] i. dışkı
siege [obsolete] i. tuvalet
siege [obsolete] i. dışkılama
lay siege to f. bir yeri kuşatma altına almak
lay siege to f. kuşatmak
lay siege to f. ikna etmeye çalışmak
break a siege f. çemberi yarmak
lay siege to f. kuşatma altına almak
break the siege f. kuşatmayı kırmak
lift the siege f. kuşatmayı kaldırmak
raise a siege f. kuşatmayı kaldırmak
under siege s. kuşatma altında
Deyim
a siege mentality i. savunma psikolojisi
a siege mentality i. kuşatılmışlık duygusu
lay siege to something f. bir şeyi/binayı kuşatmak
lay siege to something f. bir yeri kuşatma altına almak
lay siege to something f. bir şeyi/yeri ablukaya almak
lay siege to something f. bir yerin/binanın etrafını sarmak
Ticaret/Ekonomi
siege economy i. ithalatın kontrol altında tutulup sermaye ihracının düşürüldüğü bir ekonomi modeli
Siyasal
state of siege i. sıkıyönetim
declare a state of siege f. sıkıyönetim ilan etmek
Anatomi
siege [obsolete] i. anüs
siege [obsolete] i. rektum
Psikoloji
siege mentality i. kuşatılmışlık zihniyeti
Tarih
second vienna siege i. ikinci viyana kuşatması
siege of vienna i. viyana kuşatması
siege of vicksburg i. amerikan iç savaşında gerçekleşen bir muharebe
siege of orleans i. orleans kuşatması
siege of yorktown i. yorktown kuşatması
siege of vicksburg i. vicksburg kuşatması
siege of syracuse i. (sırayla romalılar ve atinalılarca yapılmış) siraküza kuşatması
Askeri
siege warfare i. muhasara muharebesi
state of siege i. sıkıyönetim
siege ring i. kuşatma çemberi
siege warfare i. kuşatma muharebesi
siege train i. kuşatma mühimmatı
siege gun i. kuşatmalarda kullanılan ağır bir silah türü
siege train i. muhasara mühimmatı
siege train i. kuşatma teçhizatı
siege gun i. kuşatma silahı
lay siege f. kuşatmak
Mitoloji
siege perilous i. (arthur'un yuvarlak masasında) yalnızca kutsal kaseyi bulacak şövalyenin oturabildiği sandalye
Star Wars
dedicated siege platform i. adanmış kuşatma platformu
mandator iv-class siege dreadnought i. müvekkil iv-sınıfı kuşatma dretnotu
siege of saleucami i. saleucami kuşatması
siege of lasan i. lasan kuşatması
superlaser siege cannon i. süperlazer kuşatma topu