Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
foot feathers
serious attempt
rentar
subscriber serving exchange
intermediate-level waste
deflecting electrodes
air corridor
delice
cabeza martillada
cold properties
material inerte
amazon pact
decoroso
cooling capacity
Health provider
case cover
Darmbein
firing stroke
sound level meter
pelea combate
Rasierseife
rabbit snare
flip flops
Machtmittel
respuesta libre
sizi
Geçmiş
Cümleler
"sizi"
teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
sizi
you
zm.
I can assure
you
that we are already working on this.
Sizi
temin ederim ki bu konu üzerinde zaten çalışıyoruz.
More Sentences
"sizi"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
sabah uyandığınızda sizi yataktan çıkaran yaşama sevinci
ikigai (a reason for being)
i.
2
Genel
(fransızca) eğer sizi memnun ediyorsa
s'il vous plaît
expr.
İfadeler
3
İfadeler
(bu yazı) sizi bilgilendirmek için
this is to inform you
expr.
4
İfadeler
ölüm sizi ayırana dek
till death do you part
expr.
5
İfadeler
büyük birader sizi izliyor
big brother is watching you
expr.
6
İfadeler
sizi gördüğüme sevindim
all the better for seeing you
expr.
Konuşma Dili
7
Konuşma Dili
orada sizi bekleyen bir kadın var
a woman is waiting for you there
i.
8
Konuşma Dili
birkaçımız sizi yemeğe çıkarmak istiyoruz
a few of us would like to take you to dinner
expr.
9
Konuşma Dili
sizi buraya hangi rüzgar attı?
what good wind brings you here?
expr.
10
Konuşma Dili
(sonra) sizi arayabilir mi?
could I have someone call you?
expr.
11
Konuşma Dili
(sonra) sizi arasa olur mu?
can I have (one) call you?
expr.
12
Konuşma Dili
(sonra) sizi arayabilir mi?
can I have (one) call you?
expr.
13
Konuşma Dili
(sonra) sizi arasa olur mu?
could I have someone call you?
expr.
14
Konuşma Dili
sizi buldum sanırım (19. yüzyıl'da afrika'da kaybolan iskoç kaşif david livingstone'u bulan h.m. stanley'in kayıp kaşifi ilk gördüğünde ağzından çıkan sözlere ithafen)
doctor livingstone, I presume?
expr.
15
Konuşma Dili
(arabayla) sizi gideceğiniz yere bırakabilir miyim?
(can I) give you a lift?
expr.
16
Konuşma Dili
(arabayla) sizi gideceğiniz yere kadar götüreyim mi?
(can I) give you a lift?
expr.
17
Konuşma Dili
sizi arasın mı?
could I have call you?
expr.
18
Konuşma Dili
(sonra) sizi arayabilir mi?
could I have call you?
expr.
19
Konuşma Dili
sizi hatta bekletebilir miyim?
could you hold(, please)?
expr.
20
Konuşma Dili
sizi aratayım mı?
could I have call you?
expr.
21
Konuşma Dili
(sonra) sizi arasa olur mu?
could I have call you?
expr.
22
Konuşma Dili
siz bizi aramayın biz sizi ararız
don't ring us, we'll ring you
expr.
23
Konuşma Dili
sizi uzun zamandır görmüyorum
haven't seen you in a month of sundays
expr.
24
Konuşma Dili
sizi uzun zamandır görmüyorum
haven't seen you in a long time
expr.
25
Konuşma Dili
sizi sekreterine aktarıyorum
I'm putting you through to his secretary
expr.
Deyim
26
Deyim
sizi tenzih ederek
present company except
expr.
27
Deyim
işimiz bu! (görevimiz sizi mutlu etmek)
we aim to please
expr.
28
Deyim
(arabayla) sizi gideceğiniz yere kadar götüreyim mi?
give you a lift
expr.
29
Deyim
(arabayla) sizi gideceğiniz yere bırakabilir miyim?
give you a lift
expr.
Resmi
30
Resmi
sizi gördüğüme çok memnun olacağım
I shall be very charmed to see you
expr.
Konuşma
31
Konuşma
birinin/birilerinin sizi dinlemesini sağlamak
get someone to listen to you
f.
32
Konuşma
sizi karı koca ilan ediyorum
I pronounce you husband and wife
expr.
33
Konuşma
sizi çok özledik
we miss you so much
expr.
34
Konuşma
sizi karı koca ilan ediyorum
I now pronounce you husband and wife
expr.
35
Konuşma
sizi tanımak istiyorum
I want to know you
expr.
36
Konuşma
öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
I will let you know as soon as I find out
expr.
37
Konuşma
öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
I will let you know as soon as I find it out
expr.
38
Konuşma
öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
I will let you know as soon as I figure out
expr.
39
Konuşma
öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
once I find out about it I'll keep you informed
expr.
40
Konuşma
umarım sizi rahatsız etmiyorum
I hope I'm not disturbing you
expr.
41
Konuşma
sizi tanımak güzel
it's good to meet you
expr.
42
Konuşma
umarım sizi rahatsız etmiyorumdur
I hope I'm not disturbing you
expr.
43
Konuşma
umarım sizi rahatsız etmiyorumdur
I hope I'm not bothering you
expr.
44
Konuşma
sizi misafir edebilirim
I can accommodate you
expr.
45
Konuşma
sizi gördüğüme sevindim
nice to see you
expr.
46
Konuşma
sizi tanımak güzeldi
it was good to know you
expr.
47
Konuşma
sizi görebilir miyim?
can I see you?
expr.
48
Konuşma
sizi özledim
I miss you
expr.
49
Konuşma
sizi burada görmekten memnun olduk
we are glad to see you here
expr.
50
Konuşma
sizi çok seviyorum
I love you so much
expr.
51
Konuşma
sizi anlayamıyorum
I can't understand you
expr.
52
Konuşma
sizi misafir edebilirim
I can put you up
expr.
53
Konuşma
sizi bekliyoruz
we are waiting for you
expr.
54
Konuşma
sizi bekletmek istemem
I don't want to make you wait
expr.
55
Konuşma
sizi bekletmek istemezdim
I don't want to make you wait
expr.
56
Konuşma
ben eklemedim sizi
I did not add you
expr.
57
Konuşma
sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim
I am sorry to bother you
expr.
58
Konuşma
sizi görmek çok hoş
it is very nice to see you
expr.
59
Konuşma
sizi görmek çok güzel
it is very nice to see you
expr.
60
Konuşma
sizi görmek güzel
it's good to see you
expr.
61
Konuşma
sizi daha önce bir yerde gördüm mü?
haven't I seen you somewhere before?
expr.
62
Konuşma
sizi yakından tanımak istiyorum
I'd like to get to know you better
expr.
63
Konuşma
sizi yakından tanımak istiyorum
I want to get to know you
expr.
64
Konuşma
sizi ne kadar çok sevdiğimizi biliyor musun?
do you know how much we love you?
expr.
65
Konuşma
sizi ne kadar çok sevdiğimi biliyor musun?
do you know how much I love you?
expr.
66
Konuşma
sizi buraya hangi rüzgar attı?
what brings you here?
expr.
67
Konuşma
sizi özledik
we miss you
expr.
68
Konuşma
tanrı sizi korusun
may god protect you
expr.
69
Konuşma
sizi büyük başarınızdan dolayı kutlamak istiyorum
I want to congratulate you on your great success
expr.
70
Konuşma
sizi gideceğiniz yere bırakayım m?
how about a lift?
expr.
71
Konuşma
sizi daha fazla tanımak isterim
I would like to know you more
expr.
72
Konuşma
ben sizi tanıyorum
I know who you are
expr.
73
Konuşma
siz bizi aramayın biz sizi ararız
don't call us we'll call you
expr.
74
Konuşma
sizi ofisine bağlıyorum
I'll put you through to his office
expr.
75
Konuşma
haber hakkında gelişmeler elimize ulaştıkça sizi bilgilendireceğiz
we will stay with this story as it develops
expr.
76
Konuşma
son zamanlarda hangi haber sizi üzdü?
what news recently upset you?
expr.
77
Konuşma
sizi bulacağım
I'm going to find you
expr.
78
Konuşma
kimse sizi sorgulamıyor
no one's questioning you
expr.
79
Konuşma
sizi korkuttum mu?
did I scare you?
expr.
80
Konuşma
sizi zahmetten kurtarayım
I'll save you the trouble
expr.
81
Konuşma
sizi uyarmalıyım
I should warn you
expr.
82
Konuşma
sizi karı koca ilan ediyorum
I now pronounce you man and wife
expr.
83
Konuşma
sizi beklettiğim için özür dilerim
I'm sorry to keep you waiting
expr.
84
Konuşma
sizi kırmak istemedim
no offence meant
expr.
85
Konuşma
niyetim sizi kırmak değildi
no offense meant
expr.
86
Konuşma
sizi kırmak istemedim
no offense meant
expr.
87
Konuşma
niyetim sizi kırmak değildi
no offence meant
expr.
88
Konuşma
sizi başka biri sandım
I thought you were someone else
expr.
89
Konuşma
sizi kocam sandım
I thought you were my husband
expr.
90
Konuşma
niyetim sizi üzmek değildi
it wasn't my intention to upset you
expr.
91
Konuşma
sizi bekletmek istemezdim
I didn't mean to make you wait
expr.
92
Konuşma
sizi birisiyle tanıştırmak istiyorum
I would like you to meet someone
expr.
93
Konuşma
sizi birisiyle tanıştırmak istiyorum
I would like to introduce you to someone
expr.
94
Konuşma
sizi biriyle tanıştırmak istiyorum
I would like you to meet someone
expr.
95
Konuşma
sizi biriyle tanıştırmak istiyorum
I would like to introduce you to someone
expr.
96
Konuşma
sizi korkuttum mu?
did I frighten you?
expr.
97
Konuşma
sizi daha önce bir yerde gördüm mü?
haven't I seen you somewhere before?
expr.
98
Konuşma
sizi tanıyor muyum?
do I know you?
expr.
99
Konuşma
sizi çok zor duyuyorum
I can hardly hear you
expr.
100
Konuşma
sizi asla unutmayacağım
I will never forget you
expr.
101
Konuşma
sizi hiç unutmayacağım
I will never forget you
expr.
102
Konuşma
sizi ofisimde görebilir miyim?
can I see you in my office?
expr.
103
Konuşma
sizi ofisimde görebilir miyim?
could I see you in my office?
expr.
104
Konuşma
sizi çok iyi anlıyorum
I understand you very well
expr.
105
Konuşma
sizi üzdüm
I've upset you
expr.
106
Konuşma
sizi türkiye’ye hangi rüzgar attı?
what brings you to turkey?
expr.
107
Konuşma
sizi sonra arasam olur mu?
could I call you back?
expr.
108
Konuşma
sizi nasıl tanıyacağım?
how will I recognize you?
expr.
109
Konuşma
sizi nasıl tanıyacağım?
how will I know you?
expr.
110
Konuşma
sizi sonra tekrar arayacağım
I will call you again soon
expr.
111
Konuşma
sizi uzun zamandır görmüyorum
I haven't seen you in a long time
expr.
112
Konuşma
sizi gördüğüme mutlu oldum
it's good to see you
expr.
113
Konuşma
sizi gördüğüme çok mutlu oldum
it's good to see you
expr.
114
Konuşma
sizi gördüğüme sevindim
it's good to see you
expr.
115
Konuşma
sizi gördüğüme çok sevindim
it's good to see you
expr.
116
Konuşma
sizi seviyorum
I love you
expr.
117
Konuşma
sizi bilmem ama
I don't know about you but
expr.
118
Konuşma
sizi görmek çok güzel
it's great to see you
expr.
119
Konuşma
affedersiniz sizi duyamıyorum
sorry I can't hear you
expr.
120
Konuşma
sizi dinlemeyeceklerdir
they won't listen to you
expr.
121
Konuşma
sizi dinlemeyecekler
they won't listen to you
expr.
122
Konuşma
sizi uyandırdığım için özür dilerim
sorry to wake you
expr.
123
Konuşma
sizi bırakayım mı diye sordu
he asked me if we needed a ride
expr.
124
Konuşma
sizi şimdiden özledim
I miss you already
expr.
125
Konuşma
şimdiden sizi özledim
I miss you already
expr.
126
Konuşma
sizi herşeyden çok seviyorum
I love you more than anything
expr.
127
Konuşma
sizi ilgilendirmez
that's none of your concern
expr.
128
Konuşma
nereli olduğum sizi ne ilgilendiriyor?
what do you care where I'm from?
expr.
129
Konuşma
nereli olduğumuz sizi ne ilgilendiriyor?
what do you care where we're from?
expr.
130
Konuşma
sizi bulmaya geldim
I come to find you
expr.
131
Konuşma
sizi çıkaramadım
I can't quite place you
expr.
132
Konuşma
sizi tam olarak çıkaramadım
I can't quite place you
expr.
133
Konuşma
sizi güvenli bir yere götüreceğim
I'll take you someplace safe
expr.
134
Konuşma
sizi arayacağız
we will call you
expr.
135
Konuşma
arayacağız sizi
we will call you
expr.
136
Konuşma
sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım
I will not disappoint you
expr.
137
Konuşma
birileri sizi kolluyor
somebody's looking out for you
expr.
138
Konuşma
sizi gördüğüme sevineceğim hiç aklıma gelmezdi
I never thought I'd be happy to see you
expr.
139
Konuşma
sizi zor duruma soktum
I put you in a tricky situation
expr.
140
Konuşma
sizi ziyarete falan gelirim
I could come visit you or something
expr.
141
Konuşma
burada sizi görmek isteyen birisi var
there's someone here to see you
expr.
142
Konuşma
sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz
we will keep you informed
expr.
143
Konuşma
sizi ilgili birime aktarıyorum
let me put you through to the relevant department
expr.
144
Konuşma
sizi ilgili bölüme aktarıyorum
let me put you through to the relevant department
expr.
145
Konuşma
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did she phone you this morning?
expr.
146
Konuşma
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did she call you this morning?
expr.
147
Konuşma
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did he phone you this morning?
expr.
148
Konuşma
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did he call you this morning?
expr.
149
Konuşma
sizi asla unutmayacağım
I will never forget you
expr.
150
Konuşma
keşke sizi anlasam
I wish I could understand you
expr.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of sizi
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy