snack - Türkçe İngilizce Sözlük

snack

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

snack — Definition

Anlamı ve Tanımı:
atıştırmalık
Okunuş (IPA):
(AmE /snæk/ – BrE /snæk/)
Terim Türü:
İsim: snack (snacks); Fiil: snack (snacks – snacked – snacking)
Ana öğün dışında yenilen küçük yiyeceği tanımlayan kelimedir. Hollandaca snacken kökünden evrilmiştir. Günlük beslenme alışkanlıklarında yaygın kullanılır

"snack" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
snack i. aperitif
What's your favorite salty snack?
Favori tuzlu aperatifiniz nedir?

More Sentences
snack i. atıştırmalık
Eating snacks too often can cause obesity.
Atıştırmalıkların çok sık tüketilmesi obeziteye neden olabilir.

More Sentences
Mutfak
snack i. atıştırma
You’re not hungry but you want a snack.
Aç değilsiniz ama bir şeyler atıştırmak istiyorsunuz.

More Sentences
snack f. atıştırmak
Eat more in main meals and snack less to stop gaining weight.
Kilo almayı durdurmak için ana öğünlerde daha fazla yiyin ve daha az atıştırın.

More Sentences
Genel
snack i. kısım
snack i. pay
snack i. lokma
snack i. meze
snack i. tatlı (yemek aralarında yenilen)
snack i. hisse
snack i. çerez
snack i. ara öğün
snack f. hafif yemek
snack f. hafif şeyler yemek
snack f. çerezlenmek
snack s. uyanık
snack s. tetikte olan
snack s. akıllı
snack s. zeki
snack s. gözü açık
snack s. dikkatli
snack s. huysuz
snack s. alaycı
snack s. hırçın
snack s. aksi
snack zf. hızlıca
snack zf. çarçabuk
snack zf. akıllıca
snack zf. ustalıkla
snack zf. zekice
snack zf. sevk ederek
snack zf. göndererek
Mutfak
snack i. meze
snack i. az miktar
snack i. ufak miktar
snack i. tadımlık
snack i. yudumluk
Beysbol
snack i. (fives oyununda kullanılan) hentbol topu
Argo
snack i. çıtır kimse
snack i. seksi kimse
snack i. çekici kimse

"snack" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
snack bar i. ayakta meze gibi yiyeceklerin atıştırıldığı lokanta
snack bar i. müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta
snack bar i. genellikle bir tezgah çevresinde oturulan, hafif yiyecek ve çeşitli içeceklerin satıldığı küçük restoran
midafternoon snack i. ikindi kahvaltısı
snack food i. hafif yemek
snack bar i. büfe
snack bar i. hafif yemek büfesi
snack pack i. çerez paketi
snack shack i. büfe
snack time i. atıştırma zamanı
snack cakes i. atıştırmalık kekler
snack hawker i. stadyumlardaki seyyar atıcı
healthy snack i. sağlıklı atıştırmalık
snack counter i. ucuz bar
snack on f. yemek (çerez/meyve vb'ni)
have a snack f. atıştırmak
snack [dialect] f. paylaştırmak
snack [dialect] f. ısırık almak
snack [scotland] f. aniden kavramak
snack [scotland] f. kapmak
snack [dialect] f. bir şeyin ucundan ısırmak
snack [dialect] f. üleştirmek
snack [dialect] f. pay etmek
snack [dialect] f. lokma almak
snack [dialect] f. bölüştürmek
Öbek Fiiller
snack off (of) something f. atıştırarak tüketmek
snack on (something) f. (bir şey) tırtıklamak
snack off f. atıştırarak tüketmek
snack down f. atıştırarak tüketmek
snack on (something) f. (bir şey) atıştırmak
Konuşma Dili
let's go grab a snack expr. gidip bir şeyler atıştıralım
Mobilya
snack table i. ikram sofrası
snack table i. atıştırmalık masası
snack table i. sunum masası
Gıda
snack food i. atıştırmalık gıda
snack food i. çerez
Argo
looking like a snack i. çekici görünme
looking like a snack i. göz alıcı görünme
looking like a snack i. hoş görünme
looking like a snack i. cazibeli görünme
snack [australia] i. cepte olan şey
snack [australia] i. kolayca yapılan iş
snack [australia] i. çantada keklik şey
a snack s. taş gibi
a snack s. ilik gibi
a snack s. bir içim su
a snack s. bomba/fıstık gibi