soydan - Türkçe İngilizce Sözlük

soydan

"soydan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
soydan ethel s.
soydan genealogic s.
soydan of ed.

"soydan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
halk (belirli bir ülkede yaşayan/belirli bir soydan gelen) people i.
aynı soydan gelme cognation i.
aynı soydan çiftleştirme inbreeding i.
belirli bir soydan gelen halk people i.
aynı soydan gelme filiation i.
alt soydan kadın akraba niece [obsolete] i.
belirli bir soydan gelen şey descension i.
aynı soydan çiftleştirmek inbreed f.
aynı soydan kindred s.
soydan olan lineal s.
aynı soydan gelen cognate s.
aynı soydan gelen collateral s.
aynı soydan gelen sib s.
aynı soydan gelen connate s.
aynı soydan olmayan unkindred [obsolete] s.
aynı soydan gelen ana-babadan doğan in-and-in s.
asil soydan nobly zf.
soydan gelerek lineally zf.
aynı soydan gelen ana-babadan in and in zf.
soydan olan lin. (lineal) kısalt.
Konuşma Dili
soydan gelmek be descended from f.
Deyim
aynı soydan olmak/gelmek be flesh and blood f.
Hukuk
(bir kimseden) miras almak için aynı soydan gelen en değerli kişi worthiest of blood i.
(bir kimsenin) halefi olmak için aynı soydan gelen en değerli kişi worthiest of blood i.
aynı soydan gelen kimse cognatus i.
soydan geçmiş legitimated s.
soydan geçen hereditary s.
Siyasal
(islam ülkelerinde) asil soydan gelen veya siyasi açıdan önemli kimseler ile ilişkili shereefian s.
Medikal
soydan bulaşma heredocontagion i.
verici ve alıcının aynı soydan geldiği organ nakli syngenesiotransplantation i.
bağışçı ve doku alıcısının aynı soydan geldiği transplantasyon syngenesiotransplantation i.
bağışçı ve alıcının aynı soydan geldiği organ nakli syngenesiotransplantation i.
Biyoloji
aynı soydan hayvan veya bitkilerin çiftleştirilmesi inbreeding i.
tek soydan gelen markör uniparental marker i.
aynı soydan çiftleşme ürünü inbred i.
aynı soydan çiftleştirmeyle oluşturmak incross f.
aynı soydan çiftleştirmek incross f.
farklı soydan gelen heterogenetic s.
tek bir soydan gelen (hayvan veya bitki) monophyletic s.
iki farklı soydan gelen taksonları içeren (canlı grubu) diphyletic s.
(hayvan) aynı soydan çiftleştirme yoluyla doğmuş incrossbred s.
Zooloji
aynı soydan gelen canlı clade i.
Tarım
(sürü) tek bir soydan yetiştirilmiş closed s.
Hayvancılık
aynı soydan çiftleşmek inbreed f.
dış/farklı soydan üremiş outbred s.
Sosyal Bilimler
bairu ile aynı soydan geldiği düşünülen nyoro halkının köylü sınıfı hera i.
soydan gelen veya gelişigüzel şekilde oluşan sınıf ayrımlarının olmayışı democracy i.
soydan gelen veya gelişigüzel şekilde oluşan sınıf ayrımlarını veya ayrıcalıkları tanımama democracy i.
aynı soydan olmayan unlineal s.
Dilbilim
soydan uzaktan akraba olan diller grubu phylum i.
Tarih
(rönesans italyası'nda) soydan geçen prens unvanına sahip kimse despot i.
Eski Kullanım
soydan gelen yasal miras ile elde edilen statüye ait kindly s.
soydan gelen yasal miras ile elde edilen statü ile ilişkili kindly s.