stranded - Türkçe İngilizce Sözlük

stranded

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stranded — Definition

Anlamı ve Tanımı:
mahsur kalmış, ortada kalmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstrændɪd/ – BrE /ˈstrændɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: stranded
Bir yerden ayrılamama veya destekten yoksun kalma durumunu betimleyen sıfattır. Strand fiilinin geçmiş biçimi, geçici bir eylemi kalıcı bir hâl olarak nitelemeye yönelmiştir.
Eş Anlamlılar:
marooned, isolated
Zıt Anlamlılar:
rescued, connected

"stranded" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stranded s. yolda kalmış
We pulled the stranded car with a tractor.
Yolda kalmış arabayı traktörle çektik.

More Sentences
stranded s. telli
If we need to interconnect the single and stranded wire, then everything is a little more complicated.
Tek ve çok telli kabloyu birbirine bağlamamız gerekirse, her şey biraz daha karmaşıktır.

More Sentences
Otomotiv
stranded s. yolda kalmış
We pulled the stranded car with a tractor.
Yolda kalmış arabayı traktörle çektik.

More Sentences
Genel
stranded s. sahile vurmuş
stranded s. zincirli
stranded s. kollu
stranded s. (masraf veya maliyet) çok fazla
stranded s. ödenemez
stranded s. ödenmesi zor
stranded s. yüklü miktarda olan
stranded s. mahsur kalmış
stranded s. ortada kalmış
Konuşma Dili
stranded s. çıkmaza düşmüş
Sigortacılık
stranded s. karaya oturmuş
Teknik
stranded s. (tel parçası) birden fazla ince telin bükülmesi ile oluşan
Denizcilik
stranded s. karaya oturan
stranded s. karaya oturmuş

"stranded" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stranded cable i. damarlı kablo
stranded wire i. bükülü tel
be stranded f. sahile vurmak
be stranded f. mahsur kalmak
be stranded f. karaya oturmak
be stranded f. karaya oturmuş olmak (gemi)
be stranded f. yaya kalmak
be stranded f. yolda kalmak
be stranded after a shipwreck f. deniz kazasından kurtulup karaya çıkmak
be stranded after a shipwreck f. kazazede olmak
get/be stranded in traffic f. trafiğe takılmak
be stranded in traffic f. trafiğe takılmak
become stranded on a deserted island f. ıssız adaya düşmek
become stranded on a desert island f. ıssız adaya düşmek
be stranded in the desert f. çölde mahsur kalmak
get stranded f. mahsur kalmak
be stranded in the ocean f. okyanusta mahsur kalmak
be stranded in the sea f. denizde mahsur kalmak
finely stranded s. karaya iyi bir şekilde oturtulmuş
left stranded s. yüzüstü/çaresiz bırakılmış/kalmış
multi-stranded s. çok telli
multi-stranded s. çok bükümlü
multi-stranded s. çok yönlü
multi-stranded s. çatallanan
Konuşma
if you were stranded on a deserted island name three things you would bring? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
if you were stranded on a deserted island what three things would you bring? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
if you were stranded on a deserted island what three things would you take? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
Siyasal
stranded refugee i. sıkışıp kalmış mülteci
war stranded refugee i. savaş nedeniyle sıkışıp kalmış mülteciler
Sigortacılık
stranded, sunk or burnt s. karaya oturmuş, batmış veya yanmış
Teknik
stranded caisson i. karaya oturmuş keson
stranded conductor i. örgülü iletken
stranded copper i. örgülü bakır
stranded copper conductor i. örgülü bakır iletken
stranded cable i. damarlı kablo
stranded wire i. bükülü tel
three-stranded rope i. üç iplikli halat
three-stranded rope i. üç iplikli urgan
aluminium stranded conductor i. örgülü alüminyum iletken
round wire concentric stranded conductor i. yuvarlak telli eş merkez tabakalı örgülü iletken
stranded wire ropes i. örgülü tel halatlar
stranded wire rope i. örgülü halat
stranded conductors i. örgülü iletkenler
round wire concentric lay stranded conductor i. yuvarlak telli eşmerkez tabakalı örgülü iletken
bare stranded copper conductor i. çıplak örgülü bakır iletken
Bilişim
stranded conductor i. halat iletken
Telekom
stranded cost i. yükümlenilen maliyet
Otomotiv
stranded wire i. kablo demeti
Maden
stranded rope for mine shaft i. maden kuyusu için demetli halat
Medikal
single-stranded s. monokataner
Biyoloji
single stranded binding protein i. tek zincirli dna bağlayıcı protein
double stranded s. çift sarmal
single-stranded s. tek zincirli
dscdna (double-stranded cdna) kısalt. çift sarmal cdna
Biyokimya
double stranded s. çift dizgili
Deniz Biyolojisi
single stranded s. tek dizili
Gökbilim
be stranded in the space f. uzayda mahsur kalmak
Çevre
stranded natural gas i. (ücra bir yerde olduğu için) çıkarılması zor doğalgaz